“Ne kederi ne de dersi dünya durdukça unutulmayacak 17 Ağustos”, hem de bir “17 Ağustos” değil ha, “331” yıl ara ile iki “17 Ağustos”…
Ah “Kuzey Anadolu Fay Hattı” ah.
Aynı ayın aynı gününde “yerle bir” olmanın elbette “fizik” ve “metafizik” sebepleri olmalı, kim bilir belki de üçüncü “kulak çekme” yolda, ha bugün ha yarın…
Ya bir gece ya öğle.
Eskilere kulak vere…
“Ders sen öğreninceye kadar devam eder.”
Kim öğrene?...
Gözünü dünya hırsı bürümüş insan mı?
Kim öğrete?...
Seçimden seçime meyleden ve yetkisini sorumluluk değil de araç olarak gören idareyi maslahat mı?
Kim denetleye?...
“Su yutkunu” sivil inisiyatif mi?
“Ağzı leblebi tozu dolu”…
Cemi cümlemiz.

(“17 Ağustos 1668”…
“Kuzey Anadolu Depremi”.
Merkez üssü “Ladik Gölü”…
Samsun/Ladik.
Dünyanın sayılı depremlerinden…
“8 Richter”.
Kırılma uzunluğu “380-600” km arası…
Bir ucu “Bolu” diğer ucu “Erzincan”.
Öncü depremleri oldu…
Sayısız artçıları aylar boyu.
Sekiz bine yakın ölüm…
Katbekat yaralı.
Yıkılan şehirler…
Sönen ocaklar.
O vaktin 17 Ağustos’u idi…
Verdiği dersin sınavını 331 yılı sonraya bıraktı.)

(17 Ağustos 1999”…
“Gölcük Depremi”.
Dünyanın sayılı depremlerinden…
“7.6”.
Marmara bölgesini yıktı geçti…
Ege, İç Anadolu ve Karadeniz’de hissedildi.
“18 bin 373” ölü…
“48 bin 901” yaralı.
16 milyon insan depremden “doğrudan/dolaylı” etkilendi…
“Toplumsal travma”.
Mal kaybı lafa gelmez…
Yıkılan şehirler.
“Geliyorum” diyen gelmişti aslında…
“1943”, “1957” ve “1967” yıllarında da şiddetli depremler olmuştu bölgede, kim “dur” diye dünya hırsıyla şehirleşmeye, imari çarpıklaşmaya?
Sorumlular ne oldu?...
Bir iki “günah keçisi” haricinde, açılan davalar ya “affa” uğradı ya zaman aşımına, olan ölene oldu.)

(“Kastamonu ve Deprem”…
“İRAP Kastamonu 2021-2026”.
Dikkat ede…
“Dünyanın ve Türkiye'nin en aktif faylarından biri olan Kuzey Anadolu Fay zonu şehir merkezinin 35 km güneyinden geçmekte ve Kastamonu için önemli bir tehdit kaynağı oluşturmaktadır… Kastamonu 1999 yılından önce yapılan yapıların çokluğu ve bu yapıların büyük bir kısmının depreme dayanıklı olmadığı; yerleşim yerlerinin çoğunun alüvyon zemin üzerinde yer almasından ötürü sıvılaşma riski ve zemin büyütme katsayısının yüksek olmasından ötürü Kastamonu ili için ivedilikle kentsel dönüşüm çalışmalarının tamamlanması ve yapıların depreme dayanıklı hale getirilmesi gerekmektedir.”
“Gereken” ne ölçüde gerçekleşti?...
“İRAP Kastamonu 2026-2031” dosyasında göreceğiz.
Bir de “zorunlu deprem sigortası” var afet sonrasına ilaç…
“Kastamonu İlinde konutların yüzde 48,50'sinin deprem sigortası bulunuyor. Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK), bölge ve il bazında yürürlükteki deprem sigortası poliçe oranlarını verileri dikkate alındığında 73 bin 710 konutun yer aldığı Kastamonu'da bu konutların 35 bin 725'inin deprem sigortası bulunuyor. Kastamonu'da sigortalılık oranı yüzde 48,50'ye yükselmiş durumdadır. 18 ilin yer aldığı Karadeniz bölgesindeki iller ele alındığında ise Kastamonu 2020 yılında en yüksek poliçeye sahip beşinci il konumundadır. Bolu'da konutların yüzde 94,10'u, Düzce'de yüzde 76,50'si, Bartın'da yüzde 60,90'ı, Karabük'te ise yüzde 50,60'ının deprem sigortası bulunmakta, bu 4 kentin ardından Kastamonu yüzde 48,50 ile 5.sırada bulunmaktadır.”)
(İRAP Kastamonu 2021-2026” dosyasından devam edelim…
“Türkiye Deprem Tehlike Haritasında Kastamonu ili PGA 475(yıl) maksimum ivme değeri 0.2-0.7g arasında değişmektedir. Bu ise bölgenin deprem tehlikesinin göreceli olarak özellikle il sınırının güneyinde (KAFZ boyunca) çok yüksek olduğunu göstermektedir. İl sınırlarının güneyi Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun etkisi içerisindedir. MTA tarafından 2011 yılında hazırlanan Türkiye Diri Fay Haritasında da görüleceği gibi il sınırlarının içerisinden geçen Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun Kargı ve Ilgaz fay parçaları, batıda Karabük ve Devrek Fayları, güneybatıda Dodurga Fayı, güneyde Merzifon-Esençay Fay Zonu, İskilip ve Laçin fay parçaları bölgedeki önemli tektonik yapılardır. Genelde ana yapıların doğrultuları KD-GB gidişlidir.”

Kastamonu ili geniş bir coğrafya ve 20 şehri ve kırsal yerleşimleri ile birbirinde farklı “tehditleri” içeriyor bütününde…
Kastamonu şehrinde “sulu” alanların bina ile kapatılması misal.
Elbette “deniz” içine de bina yapılır yapılmasına da…
Doğanın asabiyeti hesap edilebilir mi?
“Kastamonu’nun Kuzey Anadolu Fay Zonu’na yakın bölgelerinde 1999 öncesi yapılan binalarda insanların barınması…” notu yer alıyor İRAP raporunda…
Kastamonu şehrinin “riskli bina envanteri” var mı ve “demirbaşı” azaltmak için ne planlandı, ne kadarı hayata geçirildi, yüzdesi kaç?
“Kentsel dönüşüm” mü?...
“Rantsal dönüşüm” değil de ne şehri Kastamonu’da?)
