Ağustos’un ten yakan sıcağı güneşin korundan değil, cehennemi ateşin ortasında kazanılan Başkomutanlık Meydan Savaşı’nın 104 yıl sonrasına tesir eden esintisinden, yana yana kurduk biz bu cumhuriyeti…

Kemal’den mirası berkemal kılacağız.

Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa… (3)

Akıl, bilim, imece, müştereklik ocağında…

Gerektiğinde tüm gemileri yakacağız.

Perveri olacağız aziz yurdun…

Gözünü kirpiğimizden sakınacağız.

Öyle düşeceğiz ki sevdasına…

Denizdeki balık misali suya kanmayacağız.

Hep tetikte duracağız vatan nöbetinde…

Emperyalizme ayak bastırmayacağız.

Milletin geleceğinde gözü olan çeşit çeşit…

Düşmanı dost sanmayacağız.

Bir karınca dahi vatan demek…

Gözümüzü toprağımızdan ayırmayacağız.

Her 30 Ağustos günü…

Gümbür gümbür vuran kalbimizle Dumlupınar’da olacağız.

Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa… (1)

(“1919 senesi Mayısının 19 uncu günü Samsun'a çıktım” cümlesi ile başladı “Kurtuluş”…

“Vaziyet ve manzara-i umumiye: Osmanlı Devleti'nin dahil bulunduğu grup, Harb-i Umumîde mağlûp olmuş, Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, şeraiti ağır bir mütarekenâme imzalanmış. Büyük Harbin uzun seneleri zarfinda, millet, yorgun ve fakir bir halde. Millet ve memleketi Harb-i Umumîye sevk edenler, kendi hayatları endişesine düşerek, memleketten firar etmişler. Saltanat ve hilâfet mevkiini işgal eden Vahdettin, mütereddi, şahsını ve yalnız tahtını temin edebileceğini tahayyül ettiği deni tedbirler araştırmakta. Damat Ferit Paşa'nın riyasetindeki kabine; âciz, haysiyetsiz, cebin, yalnız Padişah'ın iradesine tâbi ve onunla beraber şahıslarını vikaye edebilecek herhangi bir vaziyete razı. Ordu'nun elinden esliha ve cephanesi alınmış ve alınmakta...”

“Amasya Genelgesi, Erzurum ve Sivas kongreleri, Kuvayi Milliye, Büyük Millet Meclisi, Birinci ve İkinci İnönü, Sakarya…”…

Ve içerdeki düşmanlar.

Yoksul, bitkin, sayıca az kalmış Anadolu halkı…

Emperyalizme meydan okudu.

Cüret etti…

Cesurca savaşçı.

Adım adım ilerledi…

“Efendiler, 26, 27 Ağustos günlerinde yani iki gün zarfında düşmanın Karahisar'ın cenubunda 50 ve şarkında 20, 30 kilometre imtidadında bulunan müstahkem cephelerini, düşürdük. Mağlûp olan düşman ordusu, kuva-yi külliyesini, 30 Ağustosa kadar Aslıhanlar civarında ihata ettik. 30 Ağustosta icra ettiğimiz muharebe neticesinde (buna Başkumandan Muharebesi unvanı verilmiştir) düşman kuva-yi asliyesini imha ve esir ettik. Düşman Ordusu Başkumandanlığını ifa eden General Trikopis (Trikupis) de, üsera meyanına dahil oldu. Demek ki, tasavvur ettiğimiz netice-i kat'iye, beş günde alınmış oldu. 31 Ağustos 1922 günü ordularımız kuva-yi asliyesiyle İzmir istikamet-i umumiyesinde hareket ederken, aksam sairesiyle de düşmanın Eskişehir ve şimalinde bulunan kuvvetlerini mağlûp etmek üzere, hareket ediyorlardı.”

Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa… (4)

“Ordu millet”…

“Muhterem Efendiler, Afyon Karahisar - Dumlupınar Meydan Muharebesi ve ondan sonra düşman ordusunu kâmilen imha veya esir eden ve bakiyetüssüyufunu Akdeniz'e, Marmara'ya döken harekâtımızı izah ve tavsif için söz söylemekten kendimi müstağni addederim… Her safhasiyle düşünülmüş, ihzar, idare ve zaferle intaç edilmiş olan bu harekât, Türk ordusunun, Türk zabitan ve kumanda heyetinin, yüksek kudret ve kahramanlığını tarihte bir daha tespit eden muazzam bir eserdir… Bu eser, Türk milletinin hürriyet ve istiklâl fikrinin lâyemut abidesidir. Bu eseri vücuda getiren bir milletin evlâdı, bir ordunun Başkumandanı olduğumdan, ilelebet mes'ut ve bahtiyarım.”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün cümlelerini okudunuz kadim eseri Nutuk’tan…

Üç pasaj dahi yeterli Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu anlamaya ve sökülmemecesine perçinlemeye zihne.)

Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa… (2)

(“Nutuk”…

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kadim eseri.

19 Mayıs 1919’dan başlayarak nerelerden geçildiğinin yol haritası…

Aklın tek yolu.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk Nutuk'u 15–20 Ekim 1927 tarihleri arasında Cumhuriyet Halk Fırkası kurultayında 6 gün süresince okudu…

Toplam 36 saat 31 dakika sürdü okuması.

Gösterdiği ufuk ve kulak küpesi tembihleri Ekim 1927’de kalmadı ama…

2027’lere, 3027’ler, 4027’lere sözü.

Her yurttaş “Nutuk” okumalı…

Baş içine asmalı.

Öğrenim hayatım boyunca okulda elime “Nutuk” verilmedi…

Bahsi geçti sadece.

Bugün de…

Müfredatta Nutuk’un tekmil okunması yok, sordum soruşturdum günümüz nesline, bihaber.

“Nutuk” yoksa…

Yol yok.)

(Bugünün Kuvayi Milliye’si “akıl, bilim, imece, müştereklik” yolunun askerleri…

Dünyaya Ar-Ge ile inovasyon ile icat ile kooperatif ile meydan okuyan gençler.

Her yaştan erkek ve kadın…

Her yöreden vatandaş.

Ulusal bağımsızlık ve milli itibar “ekonomik kalkınma” ve “sosyal gelişme” altyapısında gizli…

Aksi halde kapı düşmana içerden açık.

Vatanı savunmak kod yazmakta…

Milleti yüceltmek icat çıkarmakta.

Paylaşmakta…

Toplumdan aldığını topluma geri vermekte.

Toplumlar arası dostluk gelişmekte…

İyi niyeti pekiştirmekte.

İnsanlık için insaniyeti diri tutmakta…

Aşısı olmakta refah ve ferahın.)