Geçtiğimiz yılki üniversite sınavı sonuçları ülkemizdeki maarif sisteminin hem “okul türleri” hem de “sosyoekonomik” fasıllarda düpedüz ne (y)aman “plansız” ve “adaletsiz” olduğunu (bir kez daha) gösterdi…

Memleketin “fakir-fukara” çocuklarına fakülte haram mı?

İşçi çocukları, dar gelirli esnaf çocukları, küçük çiftçi çocukları...

Lisansı ne eyleye mi?

Sosyoekonominin belirleyicisi olduğu “adaletsizlik” yanı sıra, bir de üstüne, sosyoekonomiyi düze çıkaracak olan Hak’tan yana emeğe yol verecek istikameti bariyermişçesine kapatan “plansızlık” caba…

“Tüy” demek daha doğru.

“Okul öncesi, ilköğretim ve lise” fasiküllerindeki “adalet” ve “planlama” noksanlığı, yükseköğretimin hem millet (üstyapı) ile hem de ekonomi (altyapı) ile hiç de uyumlu olmamasına sebep oluyor…

Yanlış iliklenen ceketin ilk düğmesinden başlayarak üst düğmesine kadar “pot” duran kıyafet-i maarif vesselam.

Ne “gerek” şartlar hayata geçiyor ne de “yeter” şartlar maarifte…

“Kaos” tam da.

Ezim ezim ezilen meslek liseliler ve imam hatipliler…

Türkiye maarifinin üstü örtülen ve gör(ün)mesi istenilmeyen tam gerçeği bu.

(Lise (Fen, Anadolu, Sosyal) çıkışlı olup da üniversite sınavına giren her 100 öğrencinin 18’i (yüzde 18.28) üniversitelerin lisans bölümlerine yerleşirken…

Meslek lisesi çıkışlılarda bu oran her 100 öğrencide sadece ve sadece “3” (yüzde 3.65).

İmam Hatip çıkışlı adaylarda oran her 100 öğrencide “16” (yüzde 16.02)…

“Öğretmen Okulu” çıkışlılarda “13” (yüzde 13.22).

Lise çıkışlıların “önlisans” (MYO) bölümlerine yerleşimleri sınava giren her 100 öğrencinin 11’ine (yüzde 11.4) karşılık gelirken, meslek liselilerde bu oran her 100 öğrencide “13” (yüzde 13.51), imam hatipli her 100 öğrencide ise “10” (yüzde 10.08)…

MYO’lara girişte “sayıca” katbekat önde olan lise çıkışlıların “orana” vurulduğunda liderliği meslek liselilere adeta kıl payı kaptırmış olması, ülkemizin en çok eksiği olan “ara(nan) eleman” mevzusunun da maarif idaresince planlamadığının göstergesi, meslek liseliler “ara(nan) elaman” yarışında da geride kalacaklarsa eğer bu nasıl iştir vay vay?

“Geç sanayileşen” Türkiye…

“Ara(nan) eleman” yoksunluğu nedeniyle “erken sanayisizleşme” riski ile karşı karşıya (da) kalır mı bu gidişle?

Sınava giren 536 bin 65 meslek liseliden 126 bin 297’si “lisans, önlisans, açık öğretim” bölümleri ile “yükseköğrenim” çemberi içinde kalırken…

463 bin 768’i çemberin dışında kaldı, her 100 öğrenciden 86’sı (yüzde 86.95) yükseköğretime devam edemedi 2025 yılı itibarıyla, bu ne “plansızlık”?

Sınava giren 227 bin 360 imam hatiplinin 75 bin 595’i “lisans, önlisans, açık öğretim” olanağı yakalarken “dışarıda” kalan öğrenci sayısı “151 bin 765”…

Sınava giren her 100 öğrenciden 67’si (Yüzde 67.11) yükseköğretim dışında kaldı.

“Öğretmen Okulu” çıkışlılar…

Sınava giren her 100 öğrenciden 70’i (yüzde 70.92) ne hazin ki “dışarıda” kaldı.)

(Yükseköğretim Kurulu (YÖK) https://www.yok.gov.tr/tr “2025 YKS Okul Türü ve Öğrenim Durumuna Göre Başvuran ve Yükseköğretim Programlarına Yerleşen Aday Sayıları” dosyasını https://istatistik.yok.gov.tr/ sayfasında kamuoyu ile bölüşüyor…

Gençliğin namına dertlenenler için “veri”.

Hem de ayrıntılı…

Yerleşen adayların tasnifi “Okul türlerine göre aday sayıları”, “Okul türlerine göre aday oranları”, “Öğrenim durumlarına aday sayıları”, “Öğrenim durumlarına aday oranlar” başlıkları halinde tastamam ayan beyan.

Halin ne olduğunu “4” ayrı tablo halinde yazının ekinde görmektesiniz…

Diğer bir tabloda da öğrencilerin “yükseköğretim sınıfları” değil de “sınıfsal” halleri ayan beyan.

Geçtiğimiz yıl (2025) bilinen ismiyle üniversite sınavına giren adaylardan “lisans” bölümlerini (4 yıl ve üzeri/fakülte) kazananların okul türleri incelediğinde ilk sırada “lise çıkışlılar” var “Bir milyon 736 bin 493” öğrenci ile…

“Anadolu/Fen/Sosyal” liseliler “açık ara” önde.

Meslek lisesi çıkışlı adaylar “590 bin 65” ile ikinci sırada “lisans” bölümlerinin yolunu tuttu…

“Meslek lisesi memleket meselesi” sloganı lisans bölümlerine girişte ancak “lise” okullarının yüzde 34’ü kadar hayata geçebildi.

İmam Hatip Liseli “36 bin 407” öğrenci lisans bölümlerinde kendisine yer buldu…

Üçüncü sırada kaldılar.

788 “Öğretmen okullu” lisans bölümüne girdi…

19 da “diğer liseler” mezunları.

(Bu arada…

Madem ülkemizde kısmen de olsa “öğretmen okulları” var da ne diye “Kastamonu Göl Anadolu Öğretmen Lisesi” bu özelliğini yitirdi ve “öğretmen okulu” vasfını yitirdi?))

(Üçüncü Sektör Sosyal Ekonomi Dergisi’nde Ömer Faruk Abide ve Prof. Dr. Tayip Duman’ın “Sosyoekonomik Değişkenlerin Öğrencilerin Öğrenim Gördükleri Lise Türlerine Etkisi: Karşılaştırmalı Bir Analiz” başlıklı makalelerinde (10.02.2021)

https://tisej.com/arsiv/2021/56/1/290-303.pdf öğrencilerin sınıfsal hallerinin liseye yansıması açıkça görülüyor…

“Yapılan kay kare analizi sonucunda ailelerin aylık gelirleri ile öğrencilerin öğrenim gördükleri lise türleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir (X2 (15) =233.557; p < 0.05). İlişki katsayısına göre ailelerin aylık gelirlerinin öğrencilerin öğrenim gördükleri lise türü üzerinde orta düzeyde bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir (İlişki katsayısı = 0.439). Lise türlerine göre ailelerin aylık gelir yüzdeleri incelendiğinde Anadolu liselerinde okuyan öğrencilerin ailelerinin aylık gelir oranın en fazla 2001-3000 TL bandında olduğu (%25.3), Fen lisesinde bu oranın en fazla 4001-5000 TL aralığında görüldüğü (%25.3) belirlenmiştir. İmam Hatip Liselerine giden öğrencileri ailelerinin aylık gelir oranının en fazla olduğu gelir düzeyi ise 1001-2000 TL (%26.1) olarak tespit edilmiştir. Mesleki ve Teknik Liselerde öğrenim gören öğrencilerin ailelerinin aylık gelir oranının en fazla olduğu gelir grubu ise imam-hatip liselerindeki gibi 1001-2000 TL (%43.1) arasında olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Buna göre ailelerin gelir düzeyi arttıkça, öğrencilerin akademik olarak daha başarılı lise türlerinde öğrenim gördükleri söylenebilir.”

Paylaştığım pasaj lise talebelerinin “sosyoekonomik” hallerinin “ölçülmüş” hali…

Aylık geliri (2021 yılı itibarıyla) “1001-2000 TL” gelir bandındaki ailelerin çocuklarının lisenin ardından “lisans” düzeyinde yükseköğretime atlayabilmeleri için üzerinden geçmeleri gereken hendeğin çağı epeyce geniş görüldüğü üzere.)

(Kastamonu’daki maarif sistemi “adil” mi ve okul planlaması “dosdoğru” mu?..

Kamuoyu olarak bilmiyoruz.

Kamunun zaten veri bölüşmek gibi derdi yok…

Hamaset, nutuk, lafügüzaf.

Ezcümle…

Düşük gelirli ailelerin çocukların (da) şansı olsun yarışta.)