En son yaşanan Atlas ÇAĞLAYAN cinayeti üzerine yazmadan duramadım. Tabi ki olay sadece Atlas ÇAĞLAYAN dan da ibaret değil. Bir sürü elim olayda katil çocuk rol almış ve binlerce insanı
yasa boğmuş ve ülke olarak moral ve motivasyonumuzu düşürmüştür. Toplum olarak moral bulacağımız küçük bir gelişme olsa da biraz mutlu olalım diye beklerken her geçen gün yeni bir facia yeni bir çirkinlik , yeni bir tezgah ve dümenle karşı karşıya kalıyoruz. Devletimizin ilgili organlarının gerekli tedbirlerini bir an önce alıp gereken çalışmaların bir an önce yapılması gerekmektedir. Elbette devletimizin ilgili kurumları boş durmuyor ama kötülük ve şeytanlık ta boş durmuyor. İnsanlık tarihiyle eşdeğerdir iyilikle kötülüğün sürekli bir yarış halinde olduğu . sizin dün uygulamış olduğunuz bir çözüm yolu bu gün doğabilecek bir soruna çare olmayabiliyor. Devletimizin tüm kurumları iş birliği içinde hangi kurumun hangi bilgiye ihtiyacı olduğunu bilen ve kurumlar arasında bu eş güdümü sağlayacak uzman bir ekip tarafından Türkiye’nin risk haritası çıkartılmalı . Ve vakit kaybetmeden çocuklarımızın ve gençlerimizin kazanılması için ne gerekiyorsa o yapılmalıdır. Sağlıkçılar , Psikologlar , Pedagoglar, Sosyologlar, Güvenlik uzmanları ve hukukçulardan oluşan bir ekip kurulmalı ve ülkenin dört bir yanında ivedi olarak hedef kitle tespit edilmeli. Yoksa bu çocuklar yarın daha büyük seri cinayetlere sebep olacak seri katil olarak aramızdan yetişmeye devam edecekler.
Şöyle düşünelim mi. Elli yıl öncesinin şiddet tanımlamasıyla bu günkü şiddet tanımlaması bir mi? Eti senin kemiği benim eğitim anlayışından buralara nasıl geldik dersiniz. Cimer e yazılan öğretmen şikayetlerini yakın zamanda medyada gördük. Çok trajikomik ve ibretlik şikayetlerin olduğunu hep beraber gördük. Bu şikayetlerin çoğunda öğretmeni değersizleştirme , küçük görme ve çocuğu ilahlaştırma var. Kusura bakmayın ilahlaştırılan her çocuk bir gün mutlaka bir faciayla karşı karşıya gelir. Ve bunu anne baba olarak biz kendi ellerimizle yaparız da farkına varamayız. Eti senin kemiği benim sözü tesadüfen söylenmiş bir söz de değildir. Bu sözün bizde ki algısı şiddeti normalleştirme gibi görülebilir. Ancak ve kesinlikle öğle değil. O zamanda eğitimde şiddet vardı bugünde var. Ama bu genele mal edilemez. O gün disiplin vardı tüm yönleriyle. Bu gün ise disiplin sadece kurullar aracılığıyla uygulanabiliyor. O gün ahlak vardı bu gün de ahlak var ama bencillik sarmalının etrafına tutunmaya çalışan bir ahlak. Menfaat çıkar ilişkilerine dayanan etik değerler . Saygı kime ? Sevgi sadece bizi parasıyla sevene? Öğretmeni hor gören bir sistemden fazlasını bekleyemezsiniz. Bu sınıfın valisi de Cumhurbaşkanı da sizsiniz öğretmenim diyen ATATÜRK ü daha çok çocuklarımızın kalbine işlemedikçe caniler yetiştirmeye devam edeceğiz. “Müslüman elinden ve dilinden emin olunan kimsedir “ hadisi şerifini unutan ama dindar nesil adı altında ahlaksız bir gençlik yetiştiren toplum geri dönüş yapıp genetik kodlarına dönmezse daha büyük felaketler ne yazık ki bizi beklemektedir. Haksızlığın hukuksuzluğun hüküm sürdüğü bir dünyanın doğal sonucudur bu tarz çıktılar.
Rtük ne iş yapar mesela. Tv kanallarını ve yayınlarını hatta yayıncılarını dizayn etmek yerine yayın içeriklerini denetlemeli ve tamamen çocuklarımızın ruhsal gelişimlerinin dikkate alındığı özel programlar hatta dizi filmler yaptırılmalı. Haber programları biraz daha süzgeçten geçirilmeli. Haber programları siyasi propaganda ya dönüşmemeli. Basın özgür olmalı ama sorumsuz olmamalı. Topluma millete karşı her daim bir sorumluluğu olduğunu unutmamalı. Temel kök değerlerimizin yer aldığı ve değerinin değer kazandığı özel programlar yapılmalı. Karşıtlık ve ötekileştirmelerin toplumun en küçük birimlerine kadar indirilmesine müsaade edilmemeli. Kardeşlik, eşitlik , adalet, hakkaniyet , dürüstlük , erdemlilik , hoşgörü , saygı ve sevgi gibi kavramlar daha çok kullanılmalı ve daha çok muhataplarına hissettirilmeli. Okullar , basın kuruluşları, sivil toplum örgütleri , vakıflar , dernekler , hatta siyasi partiler hep beraber biraz da kardeşlik hukukumuzu devreye sokalım ve çocuklarımıza iyi örnek olalım , rol modeli olalım. Yolda , çarşıda , okulda , hastanede , alışverişte ve eğlence merkezinde saygıyı esas alalım.