Kastamonu’nun haznesinde tuttuğu ama gerekli ihtimamı göster(e)mediği için dem dem yitirdiği “kültür mirası” ve “kimliği”, bir vakit gelecek baraj kapaklarının tümden açılması misali, hepten tahliye olup bitecek…
Ne dile kelam kalacak ne gönle mızrap.
“Tıpkıbasım” il olacak…
“Kötü bir kopya”.
İdrak edilmeyenin külliyen kaybı ne cana dokunur ne hatıra…
Hayat devam eder.
Giden gittiği ile kalır…
Kalan umarsızlığıyla.
Geleceğe kök sürmek bilgin çiftçi emeği ister…
Ne çift ne çubuk.
Vatanperverlik ister sahiplik…
Ne nutuk ne hamaset.
Kültür ve kimlik kaybedildiğinde…
Hükümsüzdür varlık.

(Vahap Munyar’ın Ekonomim gazetesinde Şanlıurfa’yı anlattığı “‘Tarihin sıfır noktası’ bizde müziğimiz UNESCO tescilli mutfağımız ‘IGCAT’ yolunda” başlıklı yazısını okuduğumda Şanlıurfa namına sevindim ama Kastamonu namına da bir kez daha “ah ile vah” ettim kederle…
Bir “ah ile vah” neye yete?
Kastamonu için bin “ah ile vah” dahi az gele…
Deryada köpük.
Ortada kalmış bir dert sokak kedisi misali…
Çekeni yok.
Ne kamu ne sivil…
Ne aşık ne maşuk.
Divanesini bulamayan sevda “Kastamonu”…
Yananı olmayan kor.
Munyar’ın sözünü ettiğim yazısının web adresi meraklısına okur diye…
https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/tarihin-sifir-noktasi-bizde-muzigimiz-unesco-tescilli-mutfagimiz-igcat-yolunda/889321

Şanlıurfa ne eyleye?...
Kastamonu ne eyle(me)ye?
Kastamonu’nun ne gastronomisi var, ne müziği, ne tarihi ne de kültürü!...
Dünün şehri Kastamonu!)
(Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin en fazla turist alan ili “Şanlıurfa”…
Gaziantep ve Mardin’i geride bıraktı.
Yetmiyor Şanlıurfa’ya…
Bir milyon turisti “katlamak” istiyor.
Kastamonu’nun yıllık turist sayısı “yüz bin” seviyesinde…
“Yetiyor da artıyor”.
6 haneli rakamdan 5 haneye düşse de Kastamonu’nun turist hanesi…
Dertlenmeye.
Turist sadece ekonomik kalkınmaya pay katmaz…
İlin aynı zamanda “tanıtım elçisi” görevi görür gönüllü.
Motivasyondur bir yandan da…
İlin kültür mirasını ve kimliğini sağ salim tutması için yerlilere.
Şanlıurfa ne anlatıyor Kastamonu’ya?…
Kim okuya?)
(Şanlıurfa ders ola Kastamonu’ya…
Diyarbakır da ola.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde birbirine komşu iller arasındaki “turizm” rekabetinde Diyarbakır da var…
2026 yılı hedefi 2 milyon turist.
Kastamonu’nun 2026 yılına dair hedefini bilmediğimiz için…
Diyarbakır’ın hedef rakamı ile mukayese edemiyoruz.

Kastamonu’nun neden turist sayısı iddiası yok?...
Hedefsiz turizm olur mu?)
(“23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” havanın muhalefet etmesinden dolayı Gazi Stadyumu’ndan vazgeçilerek Merkez Spor Salonu’nda yapıldı…
Makul bir yer değişikliği, 23 Nisan’da “üşüyen”, 19 Mayıs’ta “pişen” çocuk havadislerinden yıldı gazete sayfaları.
Bu vesileyle Merkez Spor Salonu’nun da yüzünü görmüş oldu(k) halk…
“Kastamonu’nun en modern ama en az kullanılan spor salonu” desem yanlış bir tanım mı olur?
Sağlık alanından spor alanına transfer olmasının memleket hayrına olup olmadığını tartışmadı(k) dahi Kastamonu kamuoyu…
Oldu bitti.
Merkez Spor Salonu “yaşayan salon” mu?...
Her gün ve her saat halkın bütününce eylemci ve seyirci haznelerinde dolan bir tesis mi?
Günümüz spor felsefesinde spor tesislerinin kapsamı nedir?...
Kastamonu’da sporun felsefesi var mı?
“Maliyet/kullanım” endeksi nedir Merkez Spor Salonu’nun?...
Sağlık alanından vazgeçtiğine değdi mi Kastamonu’nun?
“Hentbol salonu” idi değil mi aslı?...
Evdeki hesap çarşıya uymadı mı?)
