Halk arasında Hoca Türbesi veya Hoca Efendi Türbesi diye bilinen türbe Hoca Köyü ile Molla Köyü arasındadır. Eski kayıtlarda burasının bu iki köyün adı ise Hacıbükü Köyü olarak geçmektedir.
Günümüzde Molla köyü diye bilinen bu köylerden birisi olan bu köy Bata Bey diye meşhur olan ve İsmail Bey Medresesinde Molla olarak eğitimini tamamlayan zatın yaşadığı köydür. Bu zatın mezarı Molla Köyündedir ve halk arasında Molla türbesi diye bilinen türbede yatmaktadır. Bu zatın vefat tarihi ise hicri 867, miladi 1462 yılıdır. Doğum tarihi ile ilgili bir bilgiye ulaşılamamıştır. Molla köyünün isminin bu zattan geldiği zannedilmektedir. Bata Bey’in lakabı halk arasında Molla olarak bilinmektedir. Ölmeden önce arazilerinin tamamını Kastamonu merkezindeki bir Hayır kurumu olan İmaretin giderleri için bağışladığı anlatılmaktadır. Bata Beyin türbesi ise Molla köyünde olup ziyaret edilen bir yerdir. Ancak Bata Bey adı ile değil de Molla adı ile bilinmektedir.
Bata Bey, sağlığında arazilerinin gelirlerinin Kastamonu’daki imaretin yiyeceklerine harcanmasını ve artan bir miktar olursa İmarete tayin edilen idarecilerin ihtiyaçlarına sarf edilmesini istemiştir.
Hoca Köyüne ismini veren ve halk arasında Hoca Efendi diye bilinen zatın türbesi ise Kastamonu il merkezine yedi kilometre mesafedeki Hoca köyündedir. Esas adı ise Hoca Muhammed Abdullah El Hülvani olup iyi bir medrese eğitimi almış olup medrese hocalığı da yapan bu zatın bir fıkıh Hocazı olduğu bilinmektedir.
Vefat tarihi ise Hicri 869, miladi 1464 yılıdır. İsminin uzun oluşundan dolayı halk ona sadece Hoca Efendi demektedir. Bu zatın mezarı halen ziyaretgah olup özellikle yağmur dualarında Hacortadaki Uzun Evliya türbesinde yapılan dualardan sonra buradan üç adet küçük taş alınıp bu zatın yanına geldikten sonra bu taşların çaya bırakılmasından sonra yağmur yağdığına inanılmaktadır. Bununla ilgili olarak da çok farklı rivayetler de anlatılmaktadır.
Günümüzde ise Hoca köyü ve Molla köyü halkı bir taraftan sebze ve meyve üretip Kastamonu pazarlarında satmakta ve dolmuşçuluk ve servisçilik işleri ile de uğraşmaktadırlar. Geçmişte bu köylerin ürünlerinin Kastamonu’daki İsmail Bey Külliyesinde bulunan İmaretin yiyecek giderlerinin bu köylerdeki vakıf arazilerinden karşılandığı da anlatılmaktadır. Has Köydeki has bahçeler ise eskiden bu civarın en meşhur meyve ve Sebze bahçeleri olup buralardaki arazilerin çoğunun da İsmail Bey Vakfına ait olduğu da anlatılmaktadır.
Ayrıca civar köylerden hayır için toplanan arpa ve buğdayların da buradaki değirmenlerde üğütüldüğü ve ambarların hiç buğdaysız kalmadığı da anlatılanlar arasındadır.
Mekanları Cennet ruhları şad olsun.