İLİ KASTAMONU
İLÇESİ ARAÇ
YERİ AKÇAKESE KÖYÜ
Akça Kese Köyü, Araç İlçe merkezine, 47 km. Mesafededir. Günümüzde ise bu köy, Karabük İli, Eflani İlçesine bağlı olup, Eflani İlçe Merkezine 27 Km. mesafededir. Bu köyün, bir dönemde, Daday’a da bağlı olduğu, eski kayıtlarda görülmektedir.
Akça Kese Köyü, Ahmetbeşeoğlu Köyü, Bostancı Köyü, Bostancı Merkez Köyü ve Dede Köylerinden oluşan bir yerleşim yeridir.
Köy, geniş bir ormanlı alan içerisindedir. Köyün kuzeyinde, Çöme, batısında, Ulu Yayla Köyü ile Andız Köyü ve Gök Bel Dağı vardır. Güneyinde ise, Hacı Şaban Köyü ve Ova Şeyhler Köyleri vardır. Yakınlarında ise, Kutlu Eren köyü de vardır.
İsimlerinden de anlaşılacağı üzere, bu civarlarda, Dedeler, Şeyhler ve Erenler isimlerini taşıyan yerleşim yerleri mevcuttur. Köyün geçim kaynağı ise, hayvancılık ve ormancılıktır.
Köyde, eski zamanlardan kalma, bir de, Cuma camisi vardır. Cami çevresinde ise, eski zamanlardan kalma mezarlar da vardır. Cami ise, ahşaptır ve ağaçların, o zamanın tekniği ile, balta ile yontulduğu görülmektedir.
Antik dönemlerden kalma bir yerleşim yeri olan, Akça Kese köyünde, Bizans dönemlerinde kaldığı bilinen ve Akça Kilise diye bilinen, bir de Kilise varmış. Ancak bu kiliseden herhangi bir kalıntı, günümüze ulaşmamıştır.
Köy yakınlarında, Tepe Ziyrat denilen yere, eski zamanlardan kalma bir ziyaret yeri, yani bir Türbe de vardır. Bu Türbede yatan Zat ile ilgili olarak da, herhangi bir yazılı belge de, bulunamamıştır.
Yine, Şeyhler denilen yerde eski Cami yakınında, bir de Türbe vardır. Bu türbede yatan zat ile de, herhangi bir kayıtlı bilgiye ulaşılamamıştır. Ancak, Bolu Sancağına bağlı olduğu bilinen Miladi 1730 yılına ait bir kayıt, Akça Kilise’nin, Ulus Kazası sınırları içinde görüldüğü şeklindedir.
Ancak, aynı kayıtta, burada, yağmur duaları için toplanılan ve kurbanların kesilip, etlerinin de, du için gelenlere dağıtıldığı yerde, bir de, Ulu bir Zata ait Türbe vardır, ifadesi de, dikkati çekmektedir.
Köyde, Milattan önceki dönemlerden kalma, üç adet de, Tümülüs vardır. Ayrıca, incelenmesi gereken bir diğer konu ise, burada, üçgen şeklinde, eski mezarların da bulunmasıdır. Bu tip mezarlara, çok az yerde, rastlanmaktadır. Bu mezarlardan bir tanesinin ise, burada meftun bulunan Emir Sultan Hazretlerinin biraderi, Esseyid Danişmend Hazretleri diye bilinen bir zata ait olduğudur. Bu konu da, bilim insanlarınca, araştırılmalıdır.
Bir de, halk arasında, şöyle bir rivayet, dilden dile dolaşmaktadır. Buradaki eski Cuma Camisi, yerinden sökülüp, köyün içinde bir yere taşınmak istenmiş, ancak, gündüz sökülen caminin ağaçları, gece olduğunda, beyaz saçlı, beyaz sakallı bir ihtiyar tarafından gece olduğunda, geyiklerin de yardımı ile, eski yerlerine taşınmış ve ağaçlar, sökülen yerlerine, tekrar konulmuştur.
Bu, birkaç kez tekrarlanmış, ancak, daha sonra, bu tarihi caminin sökülüp, yerinin değiştirilmesinden da, vaz geçilmiştir. Bu konuyu anlatan kişi, ise, herkesin, rüya görmüşsün demelerine karşılık, rüya değil, çünkü ben uyanıktım cevabını vermiştir.
Bu ak saçlı, ak sakallı, beyaz sarıklı ihtiyarın, kim olduğu ve hangi Türbede yattığı konusunda ise, bu rivayetten başka bir yerde de, bir bilgiye, rastlamamıştır.
Bu antik dönemlerden kalma, bu eski yerleşim yerinin, bilimsel olarak incelenmesi ve araştırılması da gerekmektedir. Tümülüslerin de, ayrıca incelenmesi gerekmektedir.
Bu köydeki türbelerde yatan zatların, ruhları şad, mekanları cennet olsun.