İLİ KASTAMONU

İLÇESİ MERKEZ

YERİ CEBRAİL MAHALLESİ

İlimiz merkezinde, Cebrail Mahallesinde, Kuyulu sokakta ve Ahmet Dede Camisinin güney tarafında yer alan Halidiye Kütüphanesi, geçmiş dönemlerden günümüze ulaşmış olan önemli kütüphanelerden birsidir.

Burada, Şeyh Aahmet Siyahi Hazretlerinin ve Şeyh Ahmet Hicabi Hazretlerinin kabirleri ve yanındaki kabirlerde yatan zatlar ile çok sayıda zatın da kabirleri vardır.

Güneş tutulmasını biliyoruz. Ay tutulmasını biliyoruz. Ancak, Akıl tutulmasının ne olduğunu bir türlü çözemedik.

Bu mekanda, kamelya yapalım diye bir çalışmanın olduğu da biliniyor. Bu çalışmanın yapıldığını da biliyoruz ve burayı ziyaret ettiğimizde de bu kamelyada oturup dinleniyoruz. Bunun iyi bir hizmet olduğu ilk bakışta çok doğru bir şey olduğu görülüyor.

Anca, aklın tutulduğu yer işte tam bu kamelyanın yapımı için düzelendiği yer diye düşünmemek elde değil.

Çünkü, kamelyanın hemen güney doğusundaki taş duvarın dibinde, duvara gelişigüzel sıralanmış olan çok sayıda mezar taşları var.

Bu mezar taşlarını incelediğimizde, buradaki bazı mezarların baş taşlarının kırıldığı, bazıların yazıları okunamayacak derecede tahrip edildiği, bazılarının ise kısmen sağlam oldukları görülüyor. Sarıklı mezar baş taşları da var, sarıksız olan mezar baş taşları da var.

Okuyabildiğimiz kadarı ile bunların tamamı, Şeyh Ahmet Siyahi Hazretlerinin vefatından sonra hakkın rahmetine kavuşmuşlar.

Halidiyye Tarikatının, Kastamonu’daki öncülerinden olan Şeyh Ahmet Siyahi Hazretlerine bağlı olduğu bilinen ve bu mezar taşlarının altındaki kabirlerde yatan bunca zatın mezarları kamelya yapımı için düzlenmiş ve mezar taşları da buradaki duvarın dibine, gelişigüzel sıralanmış durumda.

Aslında, burada bir kamelyaya da ihtiyaç yok, Kütüphane binasının içi de boş, kapısı da kapalı durumda, Ancak, kim beden buraya bir kamelya koymayı akıl etti ise, bu kişinin ölülere de saygısı ve hürmeti yok. Buna, akıl tutulması denmez de, ne denir bilemiyorum.

Kastamonu ve civarlarında on yedi binden fazla türbenin olduğunu her fırsatta söyleyenlerin sayısı günden güne artıp duryor.

Bunun yanında da, türbeleri yıkmak için, ya türbenin olduğu yerden yol geçiriyorlar, ya da türbeleri yıkıp yerine başka yapılar yapıyorlar. Bu dün de böyle imiş, günümüzde de böylece devam ediyor.

Kastamonu’nu geleceği turizmde diyenlerin, acaba, Kastamonu türbelerinin kaç tanesini gezip gördükleri konusu ise ayrı bir husus. Ancak, bu konuda en bilgili olanlara sorduğumuzda on yedi binden fazla türbesi bulunan ve İnanç turizminde de ülkemizin önde gelen yerleşim yerlerinin başında gelen Kastamonu’da bir çırpıda elli adet türbenin yerini sayabilen var mı diye sorsanız belki de birkaç tanesinin adını sayabilirler, yerlerini sorduğumuzda ise, çok azını bilebilirler.

Kastamonu’nun geleceği Turizmde, Aslında İnanç turizmi de bunların başında geliyor. Ne de olsa On yedi binden fazla türbe var deyip birkaç tanesini yıkıp yerine başka şeyler yapalım demek acaba nedir. Hele de kamelya yapmak için çok sayıda mezarı tahrip edip mezar taşlarını da bir duvarın dibine gelişi güzel dizmek nedir.

Bu bir Akıl tutulmasıdır. Aslında ne ölüye ne de diriye saygı ve hürmet kaldı. Sap ta saman da birbirine karıştı.

Aslında, ne kitap okuyan kaldı, ne de kütüphaneye giden kaldı. Kütüphanenin yanı başındaki çok sayıda mezarı yok edip, yerine kamelya yapıp oturmaya işimiz kaldı.

Acaba, Şeyh Ahmet Siyahi hazretleri bu durma ne der, bunu bilemiyorum. Herhalde, bu bir akıl tutulması der diye de düşünüyorum.

Bana düşen görev, bu türbede yatanların mekanları cennet ruhları cennet olsun demektir.