Tarihin akışına özne olarak not düşen Kastamonululardan “Erkan-ı Harp Kolağası Kastamonulu Hilmi”, kurucularından olduğu Halaskar Zabitan ile Osmanlı Devleti’nin son dönemine etkin damga vuran hadiselerin içinde oldu, örgütünün eylemleri sonucu hükümet düştü ve meclis fesih oldu…

“Liberal darbeci”.

Kastamonulu bir subay…

Meşrutiyetten bekaya, Balkan Savaşı’ndan Babıali baskınına, Osmanlı’nın ateşten günleri.

23 Temmuz 1908…

Meclise sunulan yasa önerilerinin padişahın onayına bağlı kalması zorunluluğunu 2. Meşrutiyet ortadan kaldırdı ve çoklu siyasi parti mevcudiyetini ortaya çıkardı.

1908 Kasım ve Aralık’ında mebus seçimi yapıldı…

İttihat ve Terakki ülke genelinde seçime girerken Ahrar Fırkası sadece İstanbul’da yarıştı, sonuç malumun ilanı, ancak “tek parti” egemenliği gerek bünye içindeki çalkantılar gerekse rakip kesimlerin ısrarı ile güçlü bir “karşı” partinin doğum sancılarını beraberinde getirdi; “Mutedil Hürriyetperveran”, “Ahali”, “Ahrar”, “Osmanlı Demokrat”, “Osmanlı Sosyalist” fırkaları birliğinde “Hürriyet ve İtilaf Fırkası” 1911 Kasım’ında kuruldu.

Ordu siyasetin içindeydi…

Ki bu içindelik ordunun asli bir “görevi” olarak meşrutiyetin ilanıyla kabul edilmiş ve adeta “subay partisi” kimliğindeki “İttihat ve Terakki” dönemin etkin/eizici siyasi çekim merkezi halindeydi.

Görev addedilen bu “vesayet” 21’inci yüzyılın ilk yıllarına kadar Türk demokrasisinin omzunda apolet olarak asılı kaldı malum…

Açık ve kapalı müdahaleler ile demokratik sisteme balans ayarı verildi yıllarca orduca.

İttihat ve Terakki’nin içinde ordunun siyasete dahlinden rahatsız olan sivil üyeler yok muydu elbette vardı ancak iktidarda kalmanın en kestirme belki de en güvenli yolunun ordu olduğu gerçeği ağır basıyordu…

Orduyu siyasetin dışına çıkarmak zordu çünkü İttihat ve Terakki’nin bizatihi kendisi ordu idi.

1912 milletvekili seçimi ordunun siyasetin içinde olmasının getirdiği avantaj ile İttihat ve Terakki zaferi olarak Türk demokrasi arşivine düştü…

İttihat ve Terakki karşısındaki cümle muhalefeti bünyesinde barındıran Hürriyet ve İtilaf Partisi 284 üyeli meclise ancak 6 üye sokabildi, “sopalı seçim” olarak adlandırıldı 1912 seçimi, seçim mi seçimdi.

İttihat ve Terakki “egemenliği” karşısında yeni bir subay örgütünü doğurdu 1912 Mayıs-Haziran’ında…

“Halaskar Zabitan” (Kurtarıcı Subaylar).

Ordudaki terfi ve atamaların İttihat ve Terakki tarafından kendi üyesi subayları gözeterek yapılmasının getirdiği rahatsızlık ve ordudaki alaylı-mektebi ayrışması Halaskar Zabitan’nın temelini oluşturan bir diğer harç oldu…

İttihat ve Terakki üyesi olmayan ve muhalif kimlikli subaylar terfi ettirilmedikleri gibi uzak coğrafyalara sürülüyorlardı.

“Erkan-ı Harp Binbaşısı Gelibolulu Kemal” başkanlığında kurulan Halaskar Zabitan’ın ikinci sıradaki kurucusu “Erkan-ı Harp Kolağası Kastamonulu Hilmi” idi…

“Süvari Kaymakamı Manastırlı Recep, Bahriye Binbaşısı İbrahim Aşki, Yüzbaşı Kudret…” şeklinde az sayıda ve orta rütbeli subayın hücre tipi örgütlendiği dar kadrocu silahlı bir örgüt idi Halaskar Zabitan.

Bu yazının yazılma amacı Kastamonulu bir öznenin tarihte oynadığı rolü işaret etmektir…

Halaskar Zabitan külliyatının “bütünü” tarihçilerin alanı elbette, benimkisi Kastamonu tarihine dair bir cüzü işaret etmek sadece, “ayrıntı”.

Kuruluşunun doğrudan hedefi İttihat ve Terakki olmasına karşın İttihat ve Terakki’nin bir diğer muhalifi olan Hürriyet ve İtilaf Partisi ile sıkı bir bağ ve ayan beyan bir iletişim geliştirmedi Halaskar Zabitan…

Gerçi kurumsal ilişki olmasa da Hürriyet ve İtilaf’ın kimi üyelerinden destek gördüğü aşikar.

Halaskar Zabitan meşrutiyetin gerçek içeriği ile hayata geçmesini, bunun başat yollarından biri olarak ordunun siyaset dışına çıkmasını, hükümet ve meclisin yeniden oluşmasını amaçlıyordu…

Bu hedefe demokrasi dışı yollardan varmaya çalışması, subay bakışından ve araçlarından kurtulamaması, nihayetinde İttihat ve Terakki karşıtlığı ana güzergahının dışına çıkamaması eksi puanları ve hataları oldu.

Liberalizm ile faşizm arasındaki ince çizgi üzerinde dengede kalamadı Halaskar Zabitan…

“Darbeci” oldu.

Hükümet ve meclis üyeleri üzerinde tehdit mektupları ile baskı kurdu, askeri darbe hazırlayıcısı oldu, hükümeti yıkmanın ve meclisi feshetmenin gayreti içinde oldu…

Çeşitli dinamikler neticesinde 16 Temmuz 1912’de Sait Paşa hükümeti istifa etti ve siyasi bunalım başladı, Halaskar Zabitan hükümet krizini derinleştirmek ve meclisi de istifa ettirmek için tehdit mektuplarını birbiri ardına askeri şura da dahil olmak üzere farklı adreslere gönderdi, büyük tepki oluştu haliyle.

Meclis üyeleri tehdit mektuplarına kulak asmayacaklarını ifade ettiler…

Kınadılar hatta.

Tehdit mektupları büyük gündem oldu ülke çapında…

Yurdun farklı bölgelerinden Halaskar Zabitan’ı eleştiren ve karşısında duran telgraflar gönderildi meclise.

Ancak…

Siyasi bunalımın ana etken olması yanı sıra Halaskar Zabitan’ın da büyük dahli ile 4 Ağustos 1912’de meclis fesih oldu.

İttihat Terakki geri çekildi…

Halaskar Zabitan amacına ulaştı ve örtülü egemen oldu.

Hükümetin istifası yanı sıra meclisin feshine giden süreçte de rol oynayan Halaskar Zabitan, kaş yapmak derdiyle yola çıkmışken, demokrasinin gözünü çıkardı vardığı menzilde…

“Kastamonulu Hilmi” bu günahın aslan parçası payının sahiplerinden olsa gerek.

Meclis seçimi Balkan Savaşı nedeniyle ertelendi…

Balkan Savaşı ordudaki “İttihatçı”, “İtilafçı” ve bir de “Halaskarcı” subayların ayrışmasının da etkisiyle kaybedildi.

İttihat ve Terakki geri döndü ve Balkan Savaşı sürerken 23 Ocak 1912’de Babıali Baskını’nı gerçekleştirdi…

Halaskar Zabitan’dan olduğu ileri sürülen Harbiye Nazırı Nazım Paşa öldürüldü, hükümet yeniden ele geçirildi, Türk demokrasisine kara bir çeltik daha atıldı.

İttihat ve Terakki’nin hükümeti devraldıktan sonra ilk hamlelerinden biri Halaskar Zabitan’ı tamamen tasfiye etmek oldu…

1913 yılında esamesi kalmadı Halaskar Zabitan’ın.

Tüm bu hercümerç içinde Kastamonulu Hilmi’nin akıbeti ne oldu?...

Meçhul.

Nasıl bir esrarengiz kimlikse…

Fotoğrafını dahi bulamadım kaç aydır.

Erkan I Harp Kolağası Kastamonulu Hilmi