Türkiye bütününde "gelir dağılımı" makası az da olsa kapanmışken 2024 yılı verilerine istinaden, Kastamonu'da ise makas açıldı, gelir ve yaşam koşulları yoksullar lehine daha da zorlaştı...
Varsıllar namına "komşusu aç yatarken tok uyumak" tam da bu olsa gerek.

Biri yerken biri bakan sayısının arttığı anlamına geliyor ki bu hal, nasıl kabul edile, vurdumduymaz oluna?...
Bakan sayısının azalması gerekirken terazinin okkası tümden kaçmış oysa.
İlaveten bir terse gidişi daha var menfi istikamette Kastamonu'nun hazin mi hazin...
Kastamonu'da en yüksek gelir elde eden yüzde 20'lik kesimin elde ettiği payın en düşük gelir elde eden yüzde 20'nin elde ettiği paya oranı "arttı".

En varsıl uzamayı sürdürdü...
En yoksul kısalmayı.
Medeniyetimizin, irfanımızın, tahayyülümüzün Kastamonu namına "fetret" devrinde miyiz acep?...
Bölüşmüyoruz.
Dayanışmıyoruz...
Negatif sosyalleşiyoruz.
Biri çok aldığı için...
Diğerinin kesesi kıt.
Unuttuk mu?...
Bu ne görmezlik, bilmezlik, tınmazlık.
"Küçük Amerika" olmak bu...
Fiilen emele erme aşamasındayız.
("Kastamonu" ifadesini elbette iki komşusu Çankırı ve Sinop ile bütün halinde kullanıyorum...
"Gelir Dağılımı" istatistiğini içeren "Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması 2025" dosyasında 3 ili aynı heybe (TR82) içinde ele aldı çünkü TÜİK.

Kastamonu'nun gelir dağılımı Çankırı ve Sinop'a göre belki daha dengeli ya da daha dengesi şaşmış olabilir, bilmiyoruz, ancak ikinci seçeneğin ağır basacağını düşünüyorum...
Araştırmada çıkan sonuçlar Kastamonu namına belki de çok daha "vahim".
Ki...
Kastamonu'nun bankada yatan mevduat varlığı bu acı gerçeği ama gözlere dahi gösterecek kabiliyette.
Emekli maaşı ve asgari ücretle geçinenler ile dev mudilerin ortak mekanı Kastamonu...
Çoktan az gidiyor azdan çok.)

("Gini katsayısı" ölçüyor gelir dağılımı ambarını...
"Gelir dağılımı eşitsizliği ölçütlerinden olan Gini katsayısı, sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımında eşitliği, bire yaklaştıkça gelir dağılımında bozulmayı ifade etmektedir. Gini katsayısı hesabında hanenin ve fertlerin elde ettiği yıllık gelirlerin toplamından, gelir referans döneminde ödenen vergiler ve diğer hane veya kişilere yapılan düzenli transferler düşüldükten sonra bulunan hanehalkı kullanılabilir geliri kullanılmaktadır."
Kastamonu'nun Gini katsayısı 2024 yılında "0.324" idi...
2025 yılında "0.350" olarak ölçüldü.
Gini katsayısı 26 bölgeli Türkiye bütününün 14'ünde düştü...
"Kastamonu, Sinop, Çankırı" artış gösteren 12 bölge arasında yer aldı.
Gini katsayısının büyükten küçüğe sıralamasında 26 bölge içinde "Kastamonu, Sinop, Çankırı" (TR82) 17'inci sırada...
En azından 20'li sıralarda olması beklenmeli gelir adaleti namına.
Diğer yandan bir de "P80/P20" oranı var...
"Toplumun en yüksek gelir elde eden %20'sinin elde ettiği payın en düşük gelir elde eden %20'sinin elde ettiği paya oranı şeklinde hesaplanan P80/P20 oranı bir önceki yıla göre 0,2 puan azalarak 7,5, gelirden en fazla pay alan %10'unun elde ettiği gelirin en az pay alan %10'unun elde ettiği gelire oranı şeklinde hesaplanan P90/P10 oranı ise 0,4 puan azalarak 12,9 olarak gerçekleşti."

"Kastamonu, Sinop, Çankırı" (TR82) bölgesi ne hazin ki "P80/P20" terazisinde de sınıfta kaldı, Türkiye ortalaması düşerken terazinin kefelerinde, TR82 bölgesinde tersi oldu ve oran "5.5" seviyesinden 5.9'a çıktı...
Bu oran 26 bölgenin 14'ünde düştü, 1'inde sabit kaldı, 11'inde
yükseldi.)
(Altı çizilmesi gereken bir konu da "eğitim/gelir" orantısı...
"Eğitim durumuna göre yıllık ortalama esas iş gelirleri sırasıyla yükseköğretim mezunlarında 566 bin 839 TL, lise ve dengi okul mezunlarında 376 bin 932 TL, lise altı eğitimlilerde 290 bin 323 TL, bir okul bitirmeyenlerde 183 bin 900 TL olarak hesaplandı. Geçen yıla göre yıllık ortalama esas iş gelirinde en yüksek artış %83,0 ile yükseköğretim, en düşük artış ise %56,7 ile lise ve dengi okul mezunlarında oldu."
Eğitimden kopuşun fiilen hızlandığı, gençlerin örgün eğitime bakışlarının bulanıklaştığı, egitimli olmanın itibarsızlaştığı günümüzde...
Eğitimin kıymetini en azından ekonomi mahfilinden gösteren bir istatistik.
Eğitim "yeterli" olmasa da "gerekli"...
Gelir dağılımında üst perdeden ses verebilmek için.
Keza gönül ister ki yüksek eğitimli bireyler aynı zamanda gelir adaleti için de yüksek perdeden ses versinler...
Günümüzde çok mümkün görülmüyor.
Yüksek gelir aynı oranda "yüksek sosyal duyarlılık" getirmiyor...
Gözü Avrupa-Amerika'da olan, terki diyar için gün sayan, fırsat kollayan nice yüksek eğitimlinin deryası Türkiye.)