Komşu illerimiz başta olmak üzere akranımız turizm yörelerinin bayram tatilinde turizm patlaması yaşadığına dair haberler her bayram öncesi ve sonrasında olduğu gibi yine medya kanallarından taşıyor…
Kastamonu’da durum neydi?
Gurbetçi hemşerilerimizi de katarak hesaba…
Kastamonu’da da turizmin patladığına dair elimizde veri var mı bayram tatili süresince?
“Ölçüm” yapabildik mi?..
Otellerimizin doluluk oranı ne oldu?
Turizm esnafının kapısı ne oranda aşındı?..
Ne umuldu, ne bulundu?
Varsayalım ilimizde turizmin patladığını…
Ziyaretçilerimizi rehber ve envai tanıtım materyali ile karşıladık mı, gezilerinden azami verim almalarına yönelik çaba gösterdik mi, öneri ve şikayetlerini aldık mı?
“Turizm broşürü kalmadı” şeklinde bir memleket hikayesi dolaşıyor şehrimizde…
Elbette inanılacak durumu yok bu iddianın!
Pazarı, müşteri yönlendirir biraz da…
Hangi kesim turizm tüketicisinin ilgisini çekiyor Kastamonu?
Kastamonu turizminin amiral gemisi iddiasını ölçümleme alanında da yerine getirerek “15 bin turist” ağırladığını açıklayan Pınarbaşı harici…
Diğer ilçelerimizde turizm durumumuz neydi bayramda?
“Gelmez Yola Gidiyoruz!”
“Ahlakı ve Gezegeni Tükettik” diyor Salim Kadıbeşegil, “Gelmez Yola Gidiyoruz” isimli kitabının üst başlığında, “Ulus devletlerin miadı doluyor, Wiki Toplum’un ayak sesleri geliyor” diye de ekliyor…
“Yeni bir yaşam sözleşmesi” öneriyor Kadıbeşegil.
Hemşerimiz Salim Kadıbeşegil’in yeni kitabı…
Bu ay içinde okur ile buluştu.
“Stratejik İletişim Yönetimi” alanında akademik ve profesyonel birikimi ve yüksek referansları bulunan Salim Kadıbeşegil, “Kurumsal İtibar Yönetimi” kavramının ülkemizde tanınması ve yer etmesine öncülük etti…
“Halkla İlişkilerin Temel İlkeleri”, “Halkla İlişkiler Reçeteleri”, Halkla İlişkilere Nereden Başlamalı?”, “Kriz Geliyorum Der”, “İtibar Yönetimi”, “Şimdi Stratejik İletişim Zamanı”, “Oyun Bitti”, “Ya Kuşlar Rüzgar Güllerine Çarparsa!”, “İtibar Yönetimi” (Anadolu Üniversitesi AÖF Ders Kitabı), “Patronlar, CEO’lar ve Üst Düzey Yöneticiler İçin Kurumsal Dersler” kitaplarına yeni bir halka ekledi son kitabı ile.
47 yıllık birikim…
“İz bırakan” bir yürüyüş.
6 ana başlıkta önerdiği yeni yaşam sözleşmesini gözler önüne seriyor Kadıbeşegil…
“Bla Bla Bla Bla”, “Fosil Gündem”, “Mad Men Toplumu”, “Ulus Devletler Şaşkın”, “Yaş Yeniden Formatlanıyor”, “Wiki Toplumun Ayak Sesleri”.
“Önsöz” bölümünde, 2005 yılında yazdığı “Göbeklitepe’den Palo Alto’ya yeni bir dünya kurulurken” başlıklı yazısından bir kesit paylaşıyor ki, o bir sayfayı bir daha bir daha okumak gerekiyor…
İki seçenek ortaya koyuyor Kadibeşegil “Ya olması gereken normale döneceğiz ya da iklim krizinin doğal afetler marifetiyle bizi yok etmesine izin vereceğiz” diyerek.
Okuyalım…
Önerelim.
Kitabın yayınevi giderleri sonrasındaki gelirlerini deprem bölgesindeki kız çocuklarının okutulmasına destek olmak için Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne bıraktı Kadıbeşegil…
Bu da ayrı bir motivasyon kitapla buluşmak için.
(Kadıbeşegil’in, kitabına isim verirken esinlendiği Aşık Veysel Şatıroğlu’nun “Gelmez Yola Gidiyorum” isimli son şiiri ve türküsünü okuyalım …
Aşık Veysel, vefatından üç gün önce yazdığı ve seslendirdiği dizelerinde bakın neler anlatıyor neler.
“Selam saygı hepinize
Gelmez yola gidiyorum
Ne karaya ne denize
Gelmez yola gidiyorum
Ne şehire ne bir köye
Ne yıldıza ne de aya
Uçsuz bucaksız bir deryaya
Gelmez yola gidiyorum
Gemi bekler limanda
Tayfaları hazır onda
Gözüm kalmadı cihanda
Gelmez yola gidiyorum
Eşim dostum yavrularım
İşte benim sonbaharım
Veysel karanlık yollarım
Gelmez yola gidiyorum.”
