İLİ KASTAMONU
İLÇESİ AZDAVAY
YERİ DURNAK KÖYÜ
Ali Candar Türbesi, Azdavay İlçe Merkezine 25 km mesafede, eski adı Durnak olan, Turnalı köyündedir. Miladi 1332 yılında, bu köyde bir Cuma camisi yaptıran, Ali Candar ismindeki bir zat, hem Turnalı Ali Camisini yaptırmış, hem de sağlığında idaresi kendisinde olmak ve öldükten sonra oğullarının, mütevelli olarak hangi esaslara göre görev alacağını belirten, bir de vakfiye hazırlatmıştır.
Aslı Arapça olan bu vakfiyeyi de Azdavay Kazasından Mesrefzade Ahmet ile Rumeli Kazaskeri Abdullah’a yazdırmış ayrıca da Tatlızade Murtaza, Turnalı Himmet, Seyit Ali Efendi, Zakiye Efendi, Müderris Ahmet Efendi, Ali Bey, Hacı Mustafa, isimlerindeki kişileri de şahit olarak göstermiştir.
Hicri 733, miladi 1332 yılında kaleme alınan bu vakfiyede, Vakfı yapan Ali Candar, hayatta olduğu müddetçe vakfın kontrolünün kendisinde olmasını, Sonra erkek evladı ve onun erkek evladı diye silsile yolu ile işlerin kimin yürüteceği, Vakfeden Ali Candar’ın yaptırdığı camide, her hafta Cuma günü hatim yapılması gibi şartlar koyduğu görülmektedir.
Burada, tarihi açıdan önemli olan husus, bu dönemin Kastamonu’da Candaroğullarının hakimiyet kurduğu ilk yılların olması ve o tarihte Azdavay’ın Kaza olarak belirtilmesidir.
Bu belge, Azdavay isminin geçtiği ilk resmi evraktır. Azdavay, bu tarihten önce, Daday Kazasına bağlı olan, bir coğrafi bölge olarak bilinmekte idi.
Ali Candar bu vakfiyeyi hazırlatıp yürürlüğünü de, kendisi yürütürken hicri 735, miladi 1334 yılında hakkı rahmetine kavuşmuştur.
Evlatları tarafından Caminin yanına yapılan türbesi ise günümüze kadar ulaşmış olup, Caminin yıkılıp, yerine günümüzdeki, Turnalı Köy camisi yapılmış, ancak Ali Candar’ın türbesinin bakım ve onarımı yapılmamıştır.
Ayrıca buradaki mezarlardan birisi, Mustafa Bey, bir diğeri Ali Bey isimli zatlara ait iken, diğer mezarlar, Ali Candar’ın sülalesinden bazı kişilere aittir.
Ali Candar, kendi mülkünde bulunan, toplam otuz iki adet çiftliği, bu vakfiye ile vakfetmiş, bu çiftliklerden bir tanesinin gelirlerini, yaptırdığı caminin bakım ve onarımına, bir tanesini de Caminin İmamına, Kuran ve Hatim Okuması için vakfetmiş, geriye kalanlarının tamamını da, oğulları ve torunlarının erkek evlatlarına vakfetmiştir.
Ali Candar’ın, Candaroğulları Sülalesinden bir kişi olduğu anlatılırken, kökünün Hangi Candaroğulları beyine dayandığından bahsedilmemiştir. Bu dönemde ise Şemseddin Candar Yamanın oğlu, Süleyman Paşa, Candaroğullarının beyi olarak görev yapmıştır.
Ali Candar Hakkında, daha geniş bilgi edinmek tarihçileri görevidir. Kastamonu ve Ağlı ilçesi ile Ağlı Kalesini ziyaret edenlerin de, uğradığı mekanlardan birisi de bu köydür. Ayrıca burası sahilden gelip iç Anadolu’ya doğru giden ticaret yolu üzerindedir.
Bu ticaret yolu, eski tarihlerde, hem satılıkçı yolu olarak, hem de köle ticaret yolu olarak kullanılmıştır. Ayrıca, Küre ilçesinden çıkan bakır madeninden elde edilen bakırların, Anadolu içlerine doğru, sevk edildiği yol üzerindedir.
Bu türbe, halk arasında, Turnalı Ali Türbesi olarak da bilinmektedir. Ayrıca burasının yakınlarındaki Fındıklı Türbedeki, Fındık ağaçlarının da, bin yaşından fazla olduğu anlatılmaktadır.
Böyle bir noktaya, Cuma camisi yaptıran ve çiftliklerini de vakıf marifeti ile nasıl işletileceğini, sağlığında kurallara bağlayan, Ali Candar’ın mekanı cennet ruhu şad olsun.