İLİ KASTAMONU
İLÇESİ DEVREKANİ
YERİ ALÇILAR KÖYÜ
Açılar Köyü mağaraları, Devrekani İlçe Merkezine, 18 km mesafedeki, Alçılar Köyü yakınındadır. Bu mağaraların en büyükleri, İn Kaya Mağarası ve Sisli Mağaradır.
Ayrıca, bu civarda, irili ufaklı mağaralar da vardır. Alçılar Köyü mağaraların, kireç taşının suyu oyması ile oluşmuş gizemli mağaralardır. İçindeki dikitler ve sarkıtlar muhteşem bir görüntü vermektedir. Amatörce, 200 metre kadar kısmı gezilebilen bu mağaralardan bazıları, halen işin uzmanlarınca incelenmemiş ve daha derinliklerine de girilememiştir.
İn Kaya mağarasının içindeki Arslan figürü, görülmeye değerdir. Sisli mağaranın içi ise, dikit ve sarkıtları ile daha da güzeldir. Alçılar Köyü mağaralarının ön kısımlarında insan eli ile yapılmış yerler vardır. Bu kısımlara girilebilmekte, ancak ileri kısımları henüz bilinmemektedir. Mağaraların giriş kısmındaki izler ve figürler de dikkati çekmektedir. Bu mağaralar, turizme açılmadan önce, mutlaka korunmalıdır. Kaçak kazılar ile bazı dikit ve sarkıtların kırıldığı görülmektedir.
Alçılar Köyü, Kızılca Kaya, Arslan Bey, Çukur Pınar, Ahlatçık ve Üç Köy Tepesi civarları hem doğal güzellikleri, hem mağaraları ve hem de tarihi açıdan işin uzmanlarınca, detaylı bir inceleye ve araştırmaya alınmalıdır.
Arslan Bey Köyünün kurucusu olan Arslan Bey, Malkoçoğulları sülalesindendir. Arslan Bey, Mehmet Beyin oğludur. Arslan Bey’in kardeşleri, Kurt Bey ve Kaplan Bey’in mezarları, Cide Domu Köyündedir. Domu Köyünün adı, yakın zamanda değiştirilmiştir.
Şifalı Arslan Bey diye de bilinen bu zat, Aslan Bey Köyü yakınındaki Maden Köy denilen yerdeki madenleri bir süre işletmiş ve daha sonra bu maden kapatılmıştır. Arslan Bey, Osmanlı İmparatorluğu döneminde yaşamış ve Kanuni Sultan Süleyman Han zamanında, Hicri 974, Miladi 1566 yılında Sokullu Mehmet Paşa’nın gayretleri ile idam edilmiştir.
Bu idama, Yahya Çelebinin karşı çıktığı da bilinmektedir. Yahya Çelebi, Arslan Bey’in, cömert, yardım ve iyilik seven bir kişi olduğunu anlatmıştır. Kardeşleri, Cide ve İnebolu civarlarından, kalafat gemileri ile İstanbul’a odun sevkiyatı ile uğraşırken, Arslan Bey, Saraya yakın durmayı tercih etmiştir. Bu sayede Saraya damat da olmuş ve II. Bayezid’in kızı ile evlenmiştir.
Bu, Arslan Beye’ balkanlarda görev yapmasının yolunu açmış ve önemli vazifelerde de bulunmuştur. Mezarın, Balkanlarda, Belgrad yakınlarında olduğu, Osmanlı Arşivlerinde kayıtlıdır.
Gelelim Alçılar Köyü Mağaralarına, Bu mağaralar, Alçılar Köyünden, bir saatlik bir yürüyüşle ulaşılabilmektedir. Güzergâh, hem zor ve hem de sıkıcıdır. Hiçbir işaretleme de yoktur. Mağaraya ulaşmak için, alan kılavuzu olmadan yola çıkılmamalıdır. Kendi başınıza gitmek, çok zor ve tehlikelidir.
Alçılar Köyünden, mağaraların yolunu bilen bir mihmandar da alınabilir. Mağaralara ulaştığınızda ise, mağara girişlerinden içeriye girmek hem tehlikeli, hem de bilinmezlerle doludur.
Mağaraların diğer özellikleri hakkında, daha fazla bilgi elde edilememiştir. Mihmandarımızın da mağaraların oluşumu ve içerisi hakkında da fazla bilgisi yoktu. Belki de bize, fazla bilgi vermek istemedi.
Foto safari, doğa turizmi ve mağara turizmi için, önemli bir tabiat varlığı olan mağaralar, turizme kazandırılmayı beklemektedir.
Ayrıca, Mağaraların iç kısımları ve girişteki insan eli ile yapılan kısımları hakkında da bir tarihlendirme yapılmamıştır. Ancak, antik dönemlerde, bu mağara girişlerinde insanların yaşadığını tahmin etmek hiç de zor değildir.
Devrekani İlçesi Civarlarında başka mağaralar da var. Bunlardan en çok bilinenleri, Sarpun Alınca Mağarası, Yaralı Göz Dağı Mağaraları, İnönü mağaraları, Tekke Kayası mağaraları ve İnciğez Köyündeki, Ev Kaya mezarları ilk akla gelenleridir.
Ayrıca, Devrekani çevresinde, Höyükler, Tümülüsler, Kurganlar, Antik Yerleşim yerleri, Hisarlar da var. Bunlar bir bütünlük içinde incelenmeli ve turizme de kazandırılmalıdır. Bunun için eksik olan şey, tanıtım, tesis ve turizm bilincine sahip insan gücüdür.