İLİ KASTAMONU
İLÇESİ MERKEZ
YERİ İSMAİLBEY MAHALLESİ
Alaaddin Ali Acemi Hazretlerinin kabri, Kastamonu İl Merkezinde, İsmail Bey Külliyesinde, İsmail Bey Türbesinin içindedir. Alaaddin Ali Acemi Hazretleri aynı zamanda bir müfessirdir.
İsmail Bey Külliyesinin içindeki İsmail Bey Medresesinin giriş kapısının hemen karşısında, yek pare bir taşa oyulmuş bir buçuk metre bir su havuzu vardır. Müderris Ali Acemi Hazretleri bu havuzun başında astronomi dersleri vermek sureti ile, ayın ve yıldızların hareketlerini, bu su havuzuna düşen yansımaları ile gök yüzünde bulut olmadığı gecelerde öğrencilerine ders vermesi ile tanınmıştır.
Bazı geceler buradaki derslerin, sabahın ilk ışıklarına kadar devam ettiği de bilinmektedir. Hatta, bu havuzdan yararlanarak, ayın ve yıldızların hareketlerinin bazı haritalarının çizdiğinden de bahsedilmektedir.
Bu Çizimlerin İsmail Bey Kütüphanesinde mevcut olduğundan, buradaki İsmail Bey Camisinin eski imamı, rahmetlik, Mehmet Tufan Arslanoğlu Hoca Efendi, sohbetlerinde bahsetmişti.
Günümüzde ise İsmail Bey Kütüphanesindeki kitapların âkibeti hakkında bir bilgi elde edilememiştir. Bu kitapların nerelerde veya kimlerde olduğu da öğrenilememiştir.
Acem tabirinin, Arap toplumlarında, Arap olmayan kavimler için kullanıldığı bilinmektedir. Hatta, daha çok İranlılar için, Araplar Acem tabirini kullanmaya da devam etmektedir. Osmanlılarda ise, Acem veya Acemistan, İran ve İran’ın doğusunda kalanlar için de kullanılan bir terim olmuştur. Kısaca Acemistan, Horasan ve Türkistan’ı da içine alan bir ifadedir.
Alaaddin Ali Acemi Hazretleri aynı zamanda Horasan Erenlerindendir. Bu nedenle de Acemisitandan, yani Horasandan geldiğini belirtmek için, bu zata, Müfessir Alaaddin Acemi Hazretleri de denilmektedir. Bu zatın, çok iyi derecede, Arapça ve Farsça da bildiği, Fıkıh, Kelam ve Hadis ilmi ile de meşhur olduğu bilinmektedir. Aynı zamanda bir astronomi alimidir.
Candaroğullarının son beyi olan Kemaleddin İsmail Bey bu zatı, Horasandan özel olarak, kurduğu İsmail Bey Medresesine Müderris olarak davet etmiş ve bu zatın maaşını da kendi şahsi bütçesinden karşılamıştır. Aslında Kemaleddin İsmail Bey aynı zamanda bir Fıkıh alimidir.
Astronomi, bir gök bilimi veya yıldız bilimidir. Günümüzde uzay bilimi de Astronomi adı ile literatürde yer almıştır.
Günümüzdeki üniversitelerde de Astronomi bilimi okutulmaya devam etmektedir. Geçmişte de bu bilim dalı oldukça önemli ilken, günümüzde de çok daha fazla önem arz eden bir bilim dalı haline gelmiştir.
Tarih öncesi çağlardan bu yana gök yüzü, insanların ilgisini çekmiş ve çekmeye de davam etmektedir. Eskiden bu ilimle uğraşanlar gece vakitlerinde, Medreselerde yaptırdıkları su havuzlarını gök yüzünü incelemede kullanılan bu günkü teleskop cihazlarının yerine kullanmışlardır.
Müfessir Alaaddin Ali Acemi Hazretleri, İsmail Bey Medresesi ortasındaki bu noktasında yaptırdığı su havuzunu, bu günkü manası ile teleskop olarak kullanan alimlerdendir.
Müfessir Alaaddin Ali Acemi Hazretleri, Astronomi biliminin çeşitli konularını da incelemiş ve öğrencilerine de aktarmıştır. Gezegenleri, Ay ve güneşi, yıldızları kuyruklu yıldızları incelemiştir. Evreni ve gök adalarının oluşumu üzerinde çalışmıştır. Yedi kat gökten bahsetmiş ve ömrünü de yedi kat gök ilimi üzerinde araştırma ve inceleme yaparak geçirmiş ve bu anlamda yaşadığı devrin müfessiri, bu günkü anlamı ile de profesörü olmuştur.
Müfessir Alaaddin Ali Acemi Hazretleri, Hicri 859, Miladi 1455 tarihinde vefat etmiştir. Kabri, İsmail Bey Mahallesinde, İsmail Bey Külliyesinde ve günümüzdeki Candaroğlu Kemaleddin İsmail Bey Türbesinin içindedir. Türbe halen ziyaretgahtır.
Müfessir Alaaddin Ali Acemi Hazretleri aynı zamanda, Aşre Hatun’un, Azade Hatun’un ve Candarolu İsmail Beyin oğlu Şehzade İshak Bey’in de hocalarından birisi olarak, İsmail Bey Medresesinde Müderrislik yapmıştır.
Rivayet o dur ki, Azade Hatun, vefatına kadar geçen süre içinde bir yıl boyunca, İshak Bey dört yıl boyunca, Hocaları Müfessir Alaaddin Ali Acemi Hazretlerinin kabri başında, hatimler indirmiş ve dualar okumuşlardır.
Bize düşen görev Müfessir Alaaddin Ali Acemi Hazretlerinin, mekanı Cennet ruhu şad olsun demektir.