İLİ KASTAMONU

İLÇESİ CİDE

YERİ MUSA KÖY

Alaşık Pınarı Türbesi, Cide İlçe Merkezine, 10 km. mesafedeki, Musa Köyü, Alaşık Pınarı denilen yerdedir. Günümüzde, Alaşık Suyu Türbesi denilen bu civarda, Türbe Suyu Çeşmesi adında, bir çeşme yapılmıştır. Ancak, Türbe Suyu Çeşmesi, Musa Köye değil, Bağ Yurdu Köyüne daha yakındır.

Türbe Suyu Çeşmesi ile, Bağ Yurdu Köyü, Kırcı Köyü, Kara Ağaç İskelesi, Tarakçı Köyü ve Sarı Kaya civarlarında yaptığımız araştırmalarda, Alaşık Pınar diye bilinen bir türbeye ulaşamadık.

Musa Köyün, Güney Mahallesindeki caminin yakınlarında da, Alaşık Pınarı Türbesi denilen bir türbe veya mezar da yoktur. Akyüz Köyü ve Örtülü mevkiinde de bu isimle bir mezar ve türbe bulamadık.

Türbe Suyu Çeşmesi Yakınında da, bir türbe veya mezar kalıntısı da yok. Ayrıca bu civarlar, mevsim gereğince, otlar ve çalılarla da kaplı. Mihmandarımız da bu civarları az bildiğini söyledi.

Bağ Yurdu Köyünden bir kişi, aslında Aşıklı Pınarı Türbesinin, daha yukarılarda, bu çeşmeye gelen suyun başına yakın bir yerdeymiş diye bahsettiğine göre, Türbe Suyu Çeşmesinden, oldukça yukarılarda olabileceği görüşü ağırlık kazandı.

Türbe Suyu Çeşmesinden hareket ederek, suyun kaynağı olan, bu yere çıkıldığında, burasının, eskiden bir tarla olduğu, sonradan, ağaçlar ile, çalılar ile, eğrelti otları ile kaplı bir yer olduğu görülmektedir.

Su kaynağının başı olduğu görülen bu yerin biraz yukarısında ise, dağıtılmış vaziyette bir mezar kalıntısı ve mezar taşlarına benzeyen kalıntılar görülmektedir. Ancak, bu dağınık taşların üzerleri uzun zamandan bu yana, otlarla, yosunlarla kaplanmış , çevresinde de ağaçlar yetişmiş, nerdeyse, taşlar bile kaybolma durumuna gelmiştir. Türbe görüntüsünde de bir mezar da kalmamış ve kayıp olma durumuna gelmiştir.

Çevrede yaptığımız araştırmada da, bu civardaki yükseltilerin çoğu, define avcıları tarafından kazılmış ve tahrip edilmiştir. Bu tahribatın ise, oldukça uzun bir süre önce yapıldığı anlaşılmaktadır. Gözden uzak olan bu yerin misafirleri ise, define avcıları olmuş ve onların uğrak yeri haline geldiği görülmektedir.

Alaşık Kelimesi üzerinde, biraz fikir yürütüldüğünde, aslında bu kelimenin, büyük hak aşığı anlamına gelen, âli Aşık olduğu şeklinde ifade etmek daha doğrudur. Ancak, sondaki Şık veya Şıh ifadesi veya Şeyh İfadesi de düşündürücüdür. Bu türbede yatan zatın, bir Şeyh olduğu veya Ali Şeyh Kelimesinin, söyleniş kolaylığından dolayı, böğe şivesinin de etkisi ile Alaşık şekline dönüştüğünü ifade etmek daha dorudur. Biz bu türbede yatan ve halkın Alaşık dediği Ali Şeyh’in Candaroğulları döneminde, Hicri 720, Miladi 1320 yılında, bu civarlara yerleşen ve Horasandan geldiği ifade edilen Ali Şeyh olduğunu öğrendik. Ali Şeyh yani Ali Şıh, emrindeki obalar ile gelmiş ve Musa Köy civarlarını mekan tutmuştur. Vefatından sonra da, Alaşık Pınarı denilen yerdeki suyun başındaki tarlanın yukarısına gömülmüş ve türbesi de buraya yapılmıştır.

Biz bu civarların, Çobanoğulları Beylerinden, Hüsameddin Çoban Bey Tarafından, düşmandan alındığını biliyoruz. Ancak, Candaroğulları beyliği döneminde de, bazı Yörük obaları bu civarlara gelip yerleşmişlerdir. Hatta, günümüzde bile, bu civarlarda, kadınlar, halen Yörük kıyafetleri giymektedirler. Başlarına taktıkları sarı yazmalar da, günümüzde, halen kullanılmaktadır. Hatta, turizm açısından da, Cide ve Çevresinin bir gelir kaynağı da olmuştur.

Günümüzde, Türbe Suyu Çeşmesi denilen yerde, nadir de olsa, adak kurbanları kesilmektedir. Bu sudan içenlerin ise, Şifa bulduklarına da inanılmaktadır. Türbe Suyu Çeşmesinden su içilirken yere kısmen çökülerek ve kıbleye doğru dönülerek, bu sudan içilmesi de önerilmektedir.

Bir diğer söylenti ise, eskiden bu suyun çıktığı yerde, Hayvanların, öğle vakitlerinde toplandığı, bir eylek yapılmış olması ve burada yatan zatın, bu eğleye ve buradan su içmeye gelen hayvanlar ile konuştuğu, hasta olan hayvanları iyileştirdiği şeklindedir.

Buna benzer bir rivayet de, Pınarbaşı İlçesi Mirahor Köyündeki türbede yatan Ali Danişmend Gazi için de anlatılmaktadır. Günümüzde, bu türbeye de, Adlaşman Türbesi denilmesi de, söyleniş kolaylığından ve bölge şivesinden dolayıdır. Bu zat da, hayvanlar ile konuşur ve hasta olan hayvanları iyileştirirmiş.

Biz, Alaşık Pınarı Türbesinin, son halini gittik ve gördük, Bir gün, birileri çıkar da bu türbeyi onarır diyoruz.

Alaşık Pınarı suyunun, bazı hastalıklara iyi geldiğini ve şifalı olduğunu da anlatanlar var. Ancak, bu suyun da tahlili yapılmamış.

Alaşık Pınarı Türbesinde yatan zatın, makamı cennet, ruhu şad olsun.