İLİ KASTAMONU

İLÇESİ DEVREKANİ

YERİ AHİ ÇELEBİ MAHALLESİ

Ahi Kâni Çelebi Türbesi, Devrekani ilçesi Ahi Çelebi Mahallesindedir. Türbede yatan zat Devrekani de Deri sepileme ve Deri işlemeciliği yaparak geçimini sağlamaktadır.

Devrekani deki Ahi teşkilatının da baş ustasıdır. Derici olarak da bilinir. Çeşitli deri araç gereçlerinin, deriden giyecek ve koşu takımlarının ve özellikle de deriden kaplamalı eğer yapımın en önemli ustalarındandır. Gümüş eğer üzerine deri kaplama işleri de yapmıştır.

Yaşadığı dönem hakkında, sadece rivayetler dayanan bilgiler vardır. Ancak Devrekani , Belovacık köyü üstündeki tepede türbesi bulunan ve Kızıl Öbek türbesinde yatan zata yaptığı rivayet edilen at biniş takımları ile gümüş kaplamalı deri eğer ve heybesinin ünü anlatılmaya devam etmektedir.

Bu rivayete dayandırılarak Ahi Çelebinin Çobanoğulları Ata Beyi Şeyh Hüsameddin veya oğlu Alp Yürek zamanında yaşadığını söylemek doğru olur.

Ahi Çelebinin esas adının Kâni efendi diye de bilindiği anlatılmaktadır. Bu nedenle bu türbede yatan zata eskiden Kâni Sultan dediklerini büyüklerim bana anlatmıştı diyenlere de rastladım.

Devrekani İlçesinde , Pazarın kurulduğu gün Pazar günüdür. Aynı gün hem et pazarı, hem sebze meyve pazarı, hem de Dürü Pazarı, birlikte kurulur. Deri Pazar da yanı gün kurulur. Bu nedenle Pazar gününe, günümüzde de Deri günü demektedir. Aynı zamanda Dürü Pazarı, Bugünkü ifadesi ile kumaş ve elbise pazarı da aynı gün kurulmaktadır. O yıllarda tezgahlarda dokunan kumaşlara dürü denilmektedir.

Devrekani ilçesi, o yıllarda da ahşap el tezgahlarında yaptığı dokumacılığı ve hem küçük baş, hem de büyükbaş hayvan yetiştiriciliği ile de tanınır. Bu, günümüzde de devam etmektedir.

Ahi Çelebi nin, diğer adı ile Ahi Kâni Ustanın, kömüş gönünden yaptığı bir kispet varmış ki bu kispeti giyen ve paça bağlayan pehlivanın sırtı hiç yere gelmemiş. Halk arasında dualı kispet olarak bilinen bu kispet bin yıldan bu yana tılsımlı bir yerde imiş.

Bir gün Devrekani Çayırında bu kispeti bir pehlivan giyecek ve adından dünya bin yıl daha bahsedecekmiş. Ahı Çelebi sultanın el emeği bu dualı kispeti şimdiye kadar saklanan yerden bulabilen olmamış.

Biraz Dürü kelimesinin anlamından da bahsedelim. Günümüzde dahi kızların çeyizlerinin adı dürü dür. Düğün öncesi dürü açmak kelimesi ise halen kızın çeyizinin açılıp sergilenmesi anlamında kullanılmaktadır.

Bir diğer konu ise Pazar günleri bu ilçemizde bin yıldan bu yana cırık tatlısı da yapılmaktadır. Eskiden bal şerbeti ile cırık tatlandırılırmış. Birde ibi eti ile banduma yapılırmış ki günümüzde de banduması meşhurdur. Bu bölgede halk hindiye ibi demektedir.

Halk arasında Devrekani ilçesinin adı Dörkeni diye söylenmektedir. Dörkeni adının kaynağını Derici Kâni ustadan geldiğini söylemek yanlış olmaz.

Deri kâni kelimesi nin halk arasında Dörkeni veya Derikâni olarak halen söylenmesinin nedeni de budur.

Ahi Kâni Çelebi türbesi ise günümüzde bakımsızdır. Bakımı ve çevre düzenlemesi yapılmalıdır. Bizden ilgililere söylenesi ve ilgililer de duyası demektir.

Ahi Kani Çelebi hakkında daha geniş çaplı bir araştırma ve bilimsel bir çalışma da yapılmalıdır. Bir Esnaf yapılanması olan Ahilik teşkilatının, Kastamonu İl Merkezinde ve Kazalarında da yaygın olduğu bilinmektedir.

Bu bir disiplindir ve bir kültürdür. Bu disiplin ve kültürü de yeni nesillere kaideleri ile, kültürü ile ve disiplini ile aktarılması gerekmektedir.

Ahi Kâni Çelebi Hazretlerinin Mekanı cennet ruhu şad olsun.