İLİ KASTAMONU

İLÇESİ CİDE

YERİ YAYLA KÖYÜ

Akkaya Türbesi, Cide İlçe Merkezine 28 Km. mesafedeki, Güren bölgesinde, Yayla Köyündeki, Akkaya denilen yerdedir. Akkaya, Yayla Köyün karşısında yer almaktadır ve, büyük bir kayalıktır.

Akkaya’nın tepesine yakın bir yerdeki, düzlük alanda, HALKIN, Türbe dediği, taşlar ile çevrilmiş bir yer vardır. Buradaki türbenin boyu, 6 metre, eni ise, bir metreden, biraz fazladır. Türbenin baş ve ayak taşlarında, herhangi bir yazı ve tarih de yoktur.

Akkaya Türbesi yolu üzerinde, kızılcık ağaçları, dikkati çekmektedir. Ayrıca, Güren kelimesi, hem kızılcık anlamındadır, hem de, kızılcık suyu ile yapılan tarhanaya da, güren denilmektedir. Ayrıca, güren, sürü demektir. Kalabalık yer anlamına da gelmektedir.

Akkaya Türbesinde yatan Zatın, Abdülkadir Köyünden, Hüseyin Dede’nin kardeşi olduğu rivayet edilmektedir. Bazı Kişiler de, Akkaya Türbesinde, Hüseyin Dede yatmaktadır, demektedir. Başka bir rivayete göre de, Olucak Türbesinde yatan zat da, Hüseyin dedenin, diğer kardeşidir diye, anlatılmasıdır.

Akkaya’daki Türbe, günümüzde, fazla ziyaretçisi olan bir yer değildir. Biraz da, gözden ırak bir yerdedir. Bu da, define avcılarının, bu türbe ve civarında, fazla çalışmalarına, yol açmıştır. Türbenin biraz tahrip edildiği, görülmektedir.

Eskide, Abdülkadir Köyü ve civarlarındaki etkinliklerin, neredeyse tamamı, Akkaya’daki, Türbenin yakınında, yapılmakta imiş. 2009 yılında ise, bazı kişiler, eskiden etkinliklerin yapıldığı bu yerde, yeni bir organizasyon ile, etkinlik yapmışlardır.

İstanbul’da, yaşayan, yayla köyü sakinleri ve Yayla Köyünde yaşayanlar, merkezi İstanbul’da olan, bir dernek kurmuşlar ve bu köyde, bir tanışma ve kaynaşma etkinliği düzenlemişlerdir.

Burada, geçmiş etkinlikleri aratmayacak genişlikte bir kültürel etkinlik düzenlenmiş, etkinliğe katılanlara, yemekler ikram edilmiştir.

Ancak, kültürel değişim mi diyelim, bir kültürel yozlaşma mı diyelim, bu etkinlik, bir türbe ziyaretinden ziyade, eğlenceye, davul zurnaya, köçek oynatmaya kadar giden, bir şölene dönüşmüştür.

Yayla Köyündeki, geçmişten gelen, gelenek ve görenekleri yaşamak ve yaşatmak, oldukça güzel bir davranıştır. Ancak, bu etkinliğin, Akkaya Türbesinin yakınında bu şekilde yapılması biraz, amacından uzak bir şekil almıştır.

Etkinliğe gelen kişilere, yemek ikram etmek, yağmur duası yapmak, doğru bir olaydır. Tanışmak ve kaynaşmak için de, oldukça önemli bir kültürel etkinliktir. Uzaktan, yakından gelenlerin, hoşça vakit geçirmelerini sağlamak da, oldukça güzel bir davranıştır. Buna bir şey diyeceğimiz yok. Bu etkinliği düzenleme fikrini de, saygı ile karşılamak gerekir.

Ancak, bir türbenin yakınında, köçek oynatmak, silah sıkmak, içki ile kendinden geçmek, bu güzel etkinliğe, biraz gölge düşürmüştür. Türbe ziyaretinin, bir adabı, bir kuralı vardır. İnsanın, edep ya hu, diyesi geliyor.

Akkaya Türbesinde yatan Hüseyin Dede de olsa, Hüseyin Dedenin Kardeşi de olsa, onun makamını, saygı ve hürmetten dolayı, halk, Türbe olarak bilmiş ve onun makamında, dua ve niyazlarda bulunmuşlardır.

Ayrıca, Akkaya ve civarı ile, Yayla Köyü ve civarlarında, antik dönemlerden kalma, tarihi kalıntılarda vardır.

Buralarda ve Akkaya Türbesinde, işin uzmanlarınca, bilimsel bir çalışma yapılmalı, hem türbe, hem de, civardaki yerler, tarihlendirilmeli ve turizme de kazandırılmalıdır.

Bu civardaki, Türbelerin, Tarihi yerlerin, doğal güzelliklerin, gün yüzüne çıkartılarak, bilinçli bir tanıtımının yapılması, buralarda, aslına uygun sosyal ve kültürel etkinliklerin yapılması, turizm açısından da, daha yararlı olacaktır.

Yayla Köyü halkının, Akkaya Türbesini, onarıp, çevre düzenlemesini de yaparak, İnanç Turizmine, hazır hale gelmesini sağlamaları gerekmektedir.

Akkaya Türbesinde yatan, Hüseyin Dede veya Hüseyin Dedenin kardeşinin, mekanı cennet, ruhu şad olsun.