“İnsanların mutsuz yüzlerle durakları doldurarak işlerine gittiği, mutsuz yüzlerle otobüslerle evlerine döndüğü beton yığını bir mahalle olmak yerine; boş zamanlarını yeşil alanlarda spor, kültür ve sanatsal etkinliklerle geçiren, çocukların parklarda oynadığı, gençlerin kütüphanede ders çalışıp kitap okuduğu ve sosyalleştiği yani insanların mutlu yaşadığı bir mahalle hayal ediyoruz.”...

“Abovv”.

Ne güzel "şehirleşmek” varken!...

Varsılların rant üzerinde parende atması varken, yoksulların kıta kanaat etmesi varken, her devrin aynı devir olması varken.

Nereden çıktı beton yığınlarına ve yüzleri mutsuz edenlere bu “hadsiz” isyan?...

Hiç oldu mu?

Yakışık aldı mı?...

Sizi gidi aklıevveller sizi.

Bırakın aksın hayat ırmağı olageldiğince…

Akarı kovasısının hacmi kadar paylaşsın yurttaş!

Kimine tankerle…

Kimine çay kaşığıyla.

(Tahmin edeceğiniz üzere…

Yukarıdaki “talep” Kastamonu'daki bir mahalleden değil.

Ne Kastamonu’daki bir sokaktan…

Ne şehrin yarısından ne de bütününden.

Kastamonu sivil toplum örgütlerinden de değil…

Siyasi partilerinden hiç değil.

Meslek odalarından değil elbette…

Ne okurlarından ne okumaz-yazmazlarından Kastamonu'nun.

Akademisyenlerinden değil…

Öğretmenlerinden değil.)

Afacan2

(Turkuaz mahallesinden yukarıdaki talep…

Ankara'daki Etimesgut ilçesinde bir mahalle.

Turkuaz Mahalle Meclisi'nin 25 Mayıs 2024 tarihli çağrı metninden aldım ilk paragraftaki manifestoyu…

Geçen iki yılda yol aldıklarına şüphe yok.

“Amacınız ne sizin amacınız?”...

“Turkuaz Mahalle Meclisi’nin temel amacı, Kent Konseylerinin kuruluş amaçları doğrultusunda, mahallede yaşayan tüm komşuların mahallenin yönetiminde , geleceğinde söz ve karar sahibi olmasını sağlamak, katılımcılığı artırmak, mahalle yaşamında komşuluk bilincini geliştirmek, mahalledeki tüm komşuların hak ve hukukunu korumak, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma ve dayanışma, saydamlık ilkeleri çerçevesinde toplanmayı sağlamaktır…”.

Her satırının altına gel de paraf atma…

Kendinden sayma gel de.)

(Önceki “mahalle meclisi” mevzusu yazı(ları)mda altını çizmiştim kanuni dayanağını mahalle meclislerinin…

Bir kez daha varsın iź düşelim.

Turkuaz Mahalle Meclisi'nden emanet alalım…

Mahalle meclisleri, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun Mahalle ve Yönetimi başlıklı 9. maddesinin 3. fıkrasında mahalle sakinlerinin gönüllü katılımı ile mahallenin yönetilebileceği belirtilmiş, ayrıca Hemseri Hukuku başlıklı 13. maddenin 1. fıkrasında mahallede yaşayanlara belediye karar ve hizmetlerine katılma hakkı verilmesi ile katılımcılığı hedefleyen mahalle meclislerinin kurulabileceğinin kanuni dayanağı tarif edilmiştir. Ayrıca Kent Konseyi Yönetmeliğinin 12. maddesi uyarınca Kent konseylerinin, görev alanına giren konularda meclis kurulabileceğini belirterek kent yaşamının en önemli bileşenlerinden olan mahalleyi merkeze alan meclislerin kurulabileceği olanaklı hale gelmiştir.”

Mahalle Meclisi üyeleri kim ola?...

Cevap varlık sebebi ile ilintili.

Turkuaz Mahalle Meclisi'nden sufle alalım…

“Muhtar, muhtar azaları 8 temsilci, gönüllü 4 temsilci, okul-aile birlikleri 3 temsilci, aile sağlığı merkezi 1 temsilci, mahallede faaliyet yürüten sivil toplum örgütlerinden 1'er temsilci, ilkokul-ortaokul-liselerden 1'er öğrenci ve eğitimci olmak üzere 6 temsilci, esnaftan 1 temsilci, 22 adanın her birinden seçilen 1 kadın ve 1 erkek olmak üzere toplam 44 temsilci.”

“Komşuluk” var…

“Mahalle Hukuku” var.)

(İcat etmeye mahal yok…

Hayata geçirilmişi var.

Üzerine ne koymaya gerek…

Ne de eksiltmeye.

“Turkuaz Mahalle Meclisi” evrakını sadece mahalle ismini değiştirerek Kastamonu’ da uygulamak ne mümkün?...

“Namümkün”.

Yerel demokrasiyi siyasetin hangi kulpundan tutarsa tutsun…

İdareyi maslahatçılar asla ve kat’a sevmez.

Halkın yönetimde “söz, yetki ve karar hakkı” olmasından hiç haz etmezler…

Bakmayın şatafatlı demokrasi nutuklarına, “halk bilmez” nazarlarınca, “bildirmemeyi” sürdürmek her idaresinin görevidir.

Sağ-sol farketmez…

Yerel demokrasiye ifrittirler.)

Afacan3Afacan0Afacan4Afacan5