Turizm denince ilk akla gelen turist ve bunun yanı sıra turistlerin konaklama yapacakları oteller yani konaklama tesisleridir.

Kastamonu’da yeni konaklama tesisleri açıldı ve açılıyor.

Daha önce açılmış olan ve uzun süreden beri faaliyet gösteren otellerimiz ise yenileme çalışması yaparak modern anlamda düzenleme ile gelen misafirlerini ağırlamaktadırlar.

Kastamonu turizminin olmazsa olması ise tarihi konaklarımız ve tarihi yerlerde hizmet veren restoranlarımız.

Tarihi konaklarımız otel işletmesi olarak açıldığı günden bu güne kadar Kastamonu turizminin lokomotifi oldular.

Özellikle Kastamonu’ya gelen misafirlerin öncelikli tercihi bu restore edilen konaklar.

Kastamonu zaten başlı başına bir tarih, bu güne kadar ne kadar koruyabilmişiz o da ayrı bir konu.

Sadece konak veya tarihi Kastamonu evi olması elbetteki yetmiyor, konaklama tesisi olarak açılan bu yerlerin tefrişi, temizliği, hijyeni, kaliteli hizmet ve müşteri memnuniyeti sağlanması gelecek olan misafirlerin tercih sebebi olacaktır.

Bir işletmede belirlenen hedeflere ulaşabilmek için gereken, sistemli yapı organizasyonudur.

Yapılacak organizasyon ise insanın insan ile olan ilişkilerinin bütününü kapsamalıdır.

Otel yöneticisi olarak Alanya’da ve Kastamonu’da uzun süre çalıştım, hep inandığım ve dillendirdiğim “Müşteri memnuniyeti odaklı çalışıp, kaliteli hizmet verebiliyorsanız dağbaşında da olsanız müşteri sizi bulur.”

Herşeyin olumlu ve yerinde olmasının tek başına yeterli olmadığı da bir gerçektir.

Başarılı olabilmek personel ile alakalıdır, müşteri memnuniyetinin baş aktörü çalışan personeldir.

Çalışan personelin müşteri memnuniyeti odaklı çalışabilmesi ise personelin mutlu olmasına bağlıdır, çalışanları mutlu olmayan işletmelerin gelen konukları mutlu ve memnun etmesi beklenemez.

Bu memnuniyetten bahsettiğimiz sadece maddi getiri değildir çalışanların bireysel olarak kendilerini geliştirebileceği ortamlara gereksinim vardır.

İşveren öncelikle işletmesi ile ilgili prensiplerini ve çalışma koşullarını belirleyip yapılacak işe uygun personel alımı yapmalıdır.

İyi yetiştirilmiş iyi motive edilmiş personel işletmenin de verimliliğini artıracaktır.

İş müracaatında bulunacaklar, gireceğiniz bir işe asla ne iş olsa yaparım mantığı ile yaklaşmayın, bir mesleğiniz varsa o meslek ile ilgili iş kollarında kendinizi göstermeniz hem kariyeriniz hem de geleceğiniz için çok önemlidir.

İş görüşmesinde ilk başta ve henüz işe alınmamışken asla “ben ne zaman izin kullanacağım?” sorusunu sormayın. (görüşmelerde en kızdığım soru buydu)

İşverenler tarafından hizmet sektörüne personel alınırken;

Ciddi, ağırbaşlı, soğukkanlı, temiz, düzenli, uyumlu, işini seven, nezaket ve görgü kurallarına uyan, görev ve sorumluluk bilincine göre kendini yetiştirmiş olan elemanlar tercih edilmektedir.

Bu özelliklere uyan ve çalışmaya başlayan personelinize ise sahip çıkın, başka işletmelere kaptırmayın ve işletmenizdeki başarının sadece sizden kaynaklanmayıp çalışandan da kaynaklandığını ve başarının büyük bir bölümünü de çalışanlar sayesinde elde ettiğinizi asla unutmayın.

En ağır işlerin başında hizmet sektörü vardır bunun da nedeni insanın insana hizmet etmesinin güçlüğüdür.

Bu hayat koşullarında bunlara ne kadar uyabiliriz orası da ayrı bir konu zira işletmeci olmak da çalışan olmak da bu zamanda çok zor.