Eskiye oranla azaldığını gözlemlediğimiz bir durum, artık babadan oğula devam eden esnaflık geleneği...

İnebolu'da saysak, ya da yüzdeye vursak çokta olmadığı kanıtlanacak bir istatistiki bilgi...

Bu oranın içine giren ve rahmetli babası Rıza Bektaş'tan aldığı bayrağı uzun yıllar dalgalandıran, son bir kaç yıl içinde ise işini oğluna devreden bir büyüğümüzdü Mustafa Bektaş...

Metrekaresi küçük olsada işlevi büyük, satışa sunulan pek çok ürünün kalitesiyle farkındalık oluşturduğu bakkal dükkânında geçen bir ömür...

O küçücük dükkânın içine sığdırılan koskoca bir esnaflık kültürü, yılların hatırası, nice dostluklar ve nice insan hikayeleri...

Kaliteli zeytin, yağlı peynir arandığında "Bektaş'ta vardır" algısını yıllarca korumuş, baharat, kuru kahve, çemen, pastırma ve pek çok ürün için yıllarca tercih edilmiş, dededen, babadan kalan mirası üçüncü kuşak olarak ve üzerine koyarak devamlılığı sağlanmış, ayakların kendiliğinden gittiği adres...

Çoğu zaman alışverişten daha fazlasını aldık oradan...

Bir tebessüm...

Bir selam...

Hal hatır...

Samimi birkaç söz...

Belki de günün yorgunluğunu alıp götüren mütevazi sohbetlerin yapıldığı bir esnaf dükkânı...

Hiç kimseyi kırmamaya ve incitmemeye gösterilen gayret, gelen her müşteriyi velinimet gören zihniyet, büyüğüne saygı küçüğüne sevgiyle yaklaşan bir gönül adamını kaybettik geçtiğimiz günlerde...

Gülen yüzüyle, mütevaziliğiyle, alçak gönüllülüğüyle, samimiyetiyle, yumuşak yüzlülüğüyle ve en önemlisi esnaf oluşuyla hatırlayacağız Mustafa Bektaş'ı.

Allah rahmetiyle muamele etsin, mekânı cennet olsun inşallah.

Uzun yıllardır ekmek parası kazandığımız aynı cadde üzerinde olumsuz hiçbir şeyin içinde olmayan, işini ve dükkânını büyütmenin peşine düşmeyip, babadan kalan rızık kapısının kapasitesi ölçüsünde "olduğu kadar" zihniyetiyle nasibine razı olan bir büyüğümüzdü Mustafa Bektaş.

Hafızalarımızı yokladığımızda "kimler geldi kimler geçti" diyeceğimiz, saygı ve rahmetle anacağımız pek çok esnaf büyüğümüz gibi Rahmeti Rahman'a kavuştu Mustafa abimiz.

Dolayısıyla ardından birkaç satır yazarak O'na duyduğumuz saygı ve sevgiyi ifade etmek istedim. Çünkü bazı insanlara vefa sadece hayattayken gösterilmez, ardından kurulan güzel cümlelerle nasıl bir hayat yaşadığı ve kazandığı itibar gözler önüne serilir. İyi anılan her insan bu vesileyle unutulmayacaklar listesine yazılır ve yıllar geçse de rahmet, minnet ve şükranla yad edilir.

Mustafa Bektaş'ta şüphesiz bu kategoride gördüğüm, saygınlığını hiç yitirmemiş bir abimizdi...

Evet; esnaflık yaptığımız cumhuriyet caddesinde yıllarca komşuluk yaptığımız büyüklerimizin bazılarının ahirete göçüne şahitlik ediyor, komşuluk ve insanlık vazifemizi yerine getirmeye çalışıyoruz, bunun dışında ise bazı dükkânların sahibi değişiyor, bazı dükkânların ise çehresi. Kimi sektörel değişikliğe giderken kimi isim ve tabela değişikliğiyle ticaretine devam ediyor, fakat bir gerçek var ki değişmeyen tek şey, herkes rızkı için çabalıyor evine ekmek götürmek için ter döküyor...

Tabii ki bu süreçte rahmetli Mustafa Bektaş gibi esnaflığıyla ve insanlığıyla örnek olmak için çabalamak gerekiyor. Çünkü unutulmamak ve hayırla anılmak bunu gerektiriyor.

Güle güle Mustafa Bektaş...

Gülüşün cumhuriyet caddesinde, hatıran gönüllerimizde kalacak.