15 Kasım 2019 tarihli köşe yazımı "İSTİKLÂL YOLU KADINLAR KOOPERATİFİ" başlığıyla kaleme almışım, devamında "adı benden, kooperatifi kurmak ve üreten kadınları bir araya getirmek sizden" cümleleriyle yetkililere seslenmişim...
"Birlikten kuvvet doğar" atasözünün doğruluğunu, İnebolu kadınlarıyla ispatladığımızı herkese gösterelim diye de eklemişim.
İnebolu kadınlarının üretime dahil edilmesini, daha fazla üretmelerine ise kooperatif vasıtasıyla vesile olunmasını istemişim.
Kadınlarımızın girişimcilik ruhunu ortaya çıkaracak, kendilerini kanıtlayacak fırsatlar oluşturarak İnebolu ekonomisine ciddi katkılar sunacaklarını ön görmüşüm.
Bu bir bakış açısıydı meselâ...
Aklın yolu birdi mutlaka...
Geçen süre içinde KUZKA destekli bir tesis oluşturuldu Karadeniz mahallesinde.
Önceliği kestane işleme olan ve modern makinalarla donatılan tesis maalesef son 3-4 yıldır kestane üretiminin çok az olması ya da farklı sebeplerle faaliyetine ara vermek zorunda kaldı. Geçtiğimiz aylarda ise yeniden bir yapılanmaya gidildi ve oluşturulan kooperatif yönetimi farklı ürünlerde de AR-GE çalışması yaparak, dinamik, enerjik ve özverili bir çalışma ortaya koydu. Üretilen ürünlerin çeşitli etkinliklerde tanıtımı yapıldı ve İstiklâl yolu kadınlar kooperatifinin üyeleri, adına yakışır şekilde, tıpkı milli mücadele yıllarında olduğu gibi aynı ruhla, azim ve kararlılıkla üreteceğini, İnebolu'nun adını bu kez doğal ve organik ürünlerle tanıtarak kadınların neler başarabileceğini gösterdi.
Bundan sonra da; devamlılığın sağlanacağına, sürdürülebilirliğin oluşturulacağına, istikrarın yakalanacağına dair umut verdi.
Çünkü; İnebolu denilince akla sadece deniz, tarih ve doğa gelmez. İnebolu; fedakârlığın, cesaretin, emeğin ve bağımsızlık mücadelesinin adıdır. İstiklâl yolu ise bu toprakların hangi bedeller ödenerek vatan yapıldığının sessiz şahididir.
Bugün bu tarihi mirasın adını taşıyan İnebolu İstiklâl Yolu Kadın Kooperatifi, geçmişin emanetini geleceğe taşıma yolunda önemli bir sorumluluk üstlenmektedir.
Bir yerde kadın varsa emek vardır, üretim vardır, bereket vardır. Kadın elinin değdiği yerde yalnızca bir ürün ortaya çıkmaz; aynı zamanda umut, dayanışma ve geleceğe dair bir güven de filizlenir.
Kadın kooperatifçiliği birkaç kişinin bir araya gelerek üretim yapmasından çok daha fazlasıdır. Bu, kadınların kendi ayakları üzerinde durmasının, aile ekonomisine katkı sunmasının ve yaşadığı şehrin kalkınmasında söz sahibi olmasının yoludur.
Bir zamanlar cephane taşıyan, kağnıların peşinde yürüyen, evladını cepheye gönderen Anadolu kadınının torunları bugün üretimle, girişimcilikle ve dayanışmayla geleceğe yürüyor.
Dünün kadınları vatanın bağımsızlığı için mücadele etti. Bugünün kadınları ise üretimin, ekonomik özgürlüğün ve yerel kalkınmanın mücadelesini veriyor. Şartlar değişse de kadının azmi, fedakârlığı ve başarma iradesi değişmiyor.
Ancak şunu da unutmamak gerekir. Bir kooperatifin başarısı yalnızca onu kuran kadınların omuzlarına yüklenemez. Yerel yöneticilerin, kamu kurumlarının, esnafın, iş insanlarının ve vatandaşların da bu girişime sahip çıkması gerekir.
Üretilen ürünlerin pazarlanması, yeni satış kanallarının oluşturulması, tanıtımın güçlendirilmesi ve sürdürülebilir bir ekonomik yapının kurulması için destek şarttır.
Kadınlarımız üretsin ama ürettikleri ellerinde kalmasın. Emek versinler ama emeklerinin de karşılığını alsınlar.
Yerel değerlerimizi yaşatmanın en güzel yollarından biri, onları üreten insanlara sahip çıkmaktır.
İnebolu İstiklâl yolu kadın kooperatifi, doğru planlama, kararlı çalışma ve güçlü bir dayanışmayla ilçemizin tanıtımına, ekonomisine ve sosyal hayatına katkı sunabilir.
Unutmayalım ki İstiklâl yolu, bize zor şartlarda vazgeçmemeyi öğreten mirastır. O yolda yürüyenlerin torunlarına düşen görev de bu mirası yalnızca anmak değil, onun ruhunu yaşatmaktır.
Haydi İnebolu!
Kadınlarımızın emeğine sahip çıkalım...
Çünkü kadının emeği değer görürse, İnebolu'nun geleceği de güç bulur.