Kastamonu’nun ÖDÖP’i (Öncelikli Dönüşüm Programları) yok, ne “Mavi Ekonomi” ne de “Yeşil Ekonomi” üzerine ne fikir ne de zikir var, hükmü geçmiş ezberler ile “ekonomik kalkınma” ve “sosyal gelişme” olduğu hiç görülmüş mü?...
Olmayacağını geride kalan yıllar gösterdi göstermesine ve halen de gösteriyor.
Somut koşulların somut tahlilinden hareket etmeyen yolculuklarda ya benzin biter ya yol…
Keçi yolunda yaya yürümekten bıkmadı(k) Kastamonu.
Somut koşulları değiştirmeye yönelik “hayal” ve “boş çaba” peşinde koşmaktansa somut koşullara uyum sağlayabilme aklını geliştiremedikçe keçi yolu hep baki kalacak…
Yaya hal de.
Kastamonu’nun “gereklerini” anlayamamak kadar “yeterlerini” de anla(ya)mayan “kamu” ve “sivil” ekosistem rehberliğinde iklim hiç yaz olmayacak…
“Keçi yolunda, kış mevsiminde, yaya” Kastamonu.
Kastamonu ilinin mevcuttaki “kalkınma ve gelişme” vizyonunun “isabetsiz”, misyonunun “idareyi maslahat”, sonucun “elde var sıfır” olduğu ortada…
“Maaşlı-ücretli, mudici, kırları boşalan, içe dönük ekonomisini inşaatçılıktan kurtaramayan, dışa dönük ekonomisinin gelirini tabana yayamayan…” Kastamonu’nun geleceğinde penceresinden içeri bugün kadar bile ışık gireceğin şüpheli.
(Kastamonu “ezber”…
Komşularımız sayılacak emsal iller ise “dönüşümcü”.

Mukayeseyi “yakından” yapmak için “DOKAP” (Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi) illerindeki iradi dönüşüm gayretini ve yolculuğunu seçtim…
Komşumuz “Çorum” misal, “DOKAP” üyesi, Kastamonu ile arasındaki “zihni” farkı görelim istedim.

DOKAP; “Doğu Anadolu Projesi” (DAP), “Güneydoğu Anadolu Projesi” (GAP) ve “Konya Ovası Projesi” (KOP) bölge kalkınma idarelerinden biri…
“Amasya, Çorum, Artvin, Bayburt, Giresun, Gümüşhane, Ordu, Rize, Samsun, Tokat ve Trabzon” illerinden oluşuyor.

2024-2028 yıllarını kapsayan “DOKAP Eylem Planı” diğer bölge kalkınma idarelerinde de olduğu üzere yürürlükte…
66’sı “ÖDÖP” “(Öncelikli Dönüşüm Programları) kapsamında olmak üzere toplamda 158 projeden oluşuyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır’ın eylem planına yazdığı önsözdeki “Yoğun bir mutfak çalışmasının neticesinde hazırlanan planda; ‘sürdürülebilir bir kalkınma anlayışı ile nitelikli tarımı ve mavi ekonomisiyle büyüyen, yeşile yolculuk odağında turizmin geliştiği bir DOKAP Bölgesi’ vizyonu ortaya koyduk. Plan doğrultusunda; Tarımsal Sulamada Etkin Yönetim, Tarımda Gelir Artışı, Mavi Ekonomide Gelir Artışı ve Turizm Odaklı Ekonomik Büyüme Öncelikli Dönüşüm Programları olmak üzere dört dönüşüm programını devreye alıyoruz. Dönüşüm programlarımız ile DOKAP Bölgesi'nde yüksek verim odaklı katma değerli üretimi ve kapasiteyi yükseltecek, istihdamı artıracak toplam büyüklüğü 394 milyar lira olan 158 projeyi hayata geçireceğiz” cümleleri kalkınma ve gelişme yolculuğunun ana hattını ortaya koyuyor…
“Dönüşüm”.

3 temek eksen söz konusu…
“Belirlenen vizyon, perspektif ve ÖDÖP’ler dikkate alınarak 2024-2028 döneminde DOKAP Eylem Planı’nda yatırımlar, projeler ve faaliyetler üç temel eksende ele alınmaktadır: Bölgenin kalkınma vizyonu çerçevesinde ve ÖDÖP’ler kapsamında bütün kamu kurum ve kuruluşları ile DOKAP Bölge Kalkınma İdaresi tarafından yapılacak yatırımlar ve desteklenecek faaliyetler; Bölgenin kalkınmasında önem teşkil ettiği değerlendirilen, bölgenin kalkınmasını tetikleyici etkiye sahip, takibi gerekli görülen bütün kamu kurum ve kuruluşlarının büyük ölçekli altyapı yatırımları; Kalkınmayı tamamlayıcı niteliği haiz, bölgede kapsayıcı kalkınmaya hizmet edeceği değerlendirilen ve genellikle dar bir yörede, havzada veya alt bölgede etkiler doğurması beklenen bütün kamu kurum ve kuruluşlarının küçük ölçekli yatırımları.”
Mesele “394 milyar TL” bütçe değil…
Somut koşulların somut tahlili üzerinden yerel kalkınmaya dair “dönüşüm” vizyonu.
Kastamonu’nun eksiği de “bütçe” değil…
“Zihniyet”.)
(Aradaki “DOKAP” katının ardından…
Kastamonu’ya dönersek.
Kastamonu’nun yerel kalkınmasına yönelik eldeki bütçenin isabetli kullanılıp kullanılmadığının sağlaması ilin mevcut kalkınmışlık durumudur…
Söze hacet yok.
“Kahverengi, yeşil, mavi, kırmızı, beyaz, sarı, mor, turuncu, altın, gümüş” ekonomilerde (“siyah ve gri” aman uzak dursun) pozisyonunu henüz tanımlayamayan bir Kastamonu var ki…
Bu çağda kabul edilecek hal değil.
Kavramlar üzerinden muhabbet dahi geliş(tire)meyen bir il mertebesinde Kastamonu…
Sahada neylesin?
Orman varlığında da orman köylerinin göç vermesinde de şampiyonluk ironisini nasıl anla(t)malı?...
“Deniz” (mavi ekonomi) olayı bambaşka bir sosyolojik vakıası zaten Kastamonu’nun.
Kastamonu’nun “dönüşüm, farklılık, sürdürülebilirlik…” misali kavramlara vereceği cevap ne?...
Cevap verecek mi yahut?)