“Türkiye İstatistik Kurumu” (TÜİK) ve “Birleşmiş Milletler Kadın Birimi” (UN Women) “ortak yayım” altına imza koydular Türkiye’deki kadın haline ilişkin, “Türkiye’de İstatistiklerle Kadın: 2025”, 13 konu başlığında “Türkiye’de kadın” irdelendi…
Kadınlar başta olmak üzere kadınlar üzerine söz söylemeyi kendinde hak gören her kesimin okuması lazım gele.

Ki…
Hamaset, lafı güzaf, ceviz kabuğunu doldurmayan nutuk def ola.

Gerçi dosyanın hemen kapağının manşet kısmında yer alan “Tüm Kadınlar ve Kız Çocukları İçin” ifadesi “kadın” mevzusuna BM’nin dahi “arabesk” bakış açısı ile yaklaştığının delili…
“Tüm Erkekler ve Erkek Çocuklar İçin” ibaresindeki “cinsiyetçilik” her nedense mevzu kadın olduğunda göze dokunmuyor, “ezilen kesimin cinsiyetçiliği olmaz” demek mi lazım gele, yoksa “çaya çorbaya popülizm” mi?
Mustafa Afacan 11 Mart (3)

TÜİK web sayfasında okunmaya hazır ola dosya…
https://www.tuik.gov.tr/media/announcements/ist_kadin2025.pdf

Kim okuya?...
Ödev ala?

“Türkiye’de kadın” konusu “kadın cinayetleri” kısaltması ile belleklere kazınan vaka sokağından çok daha kapsamlı bir mahalle, şehir, ülke aslında…
Türkiye nüfusunun (86 milyon 92 bin 168) yüzde 49,98’ine tekabül eden oranını (43 milyon 32 bin 734) oluşturan “kadın” topluluğunu “sadece” denilebilecek yoğunlukta bir konu (kadın cinayetleri) üzerinden konuşmak hem çok adil değil hem de bu vakanın temelini oluşturan cemi cümle sebeplere sırt çevirmek.

Türkiye’de kadının “gerek ve yeter” şekilde hakkını alması, koruması ve devretmesi için öyle görünüyor ki her şeyden önce aklıselim bir kadın muhalefet çıkının oluşması gerekiyor…
Ezberden çıkılmadıkça çoktan boşalmış mevzilerde mücadeleye devam etmenin garabeti yaşanır gider Türkiye’de.

Mustafa Afacan 11 Mart (1)

(“TÜİK” ve “UN Women” 13 başlıkta “Türkiye’de İstatistiklerle Kadın: 2025” dosyasını hazırladı…
“Nüfus ve Doğurganlık”, “Sağlık”, “Engellilik”, Eğitim”, “İşgücü ve İstihdam”, “Karar Alma Mekanizmalarına Katılım”, “Meslekler”, “Evlenme", “Aile Yaşamı”, “Şiddet ve Güvenlik”, Yoksulluk”, “Yaşlılık”, “Spor”.

Dosyada tek satır dahi “yorum” cümlesi yer almıyor, tanımlar ve sadece rakamlar, yıllara sari oranlar bir de…
Yorumu okura bırakan anlayış takdire şayan, yorumseverlerden isteyene bardağın boş tarafı, isteyene dolu tarafı.

Vatan sathının kadın hali topografyasını göz önüne seriyor dosya tüm açıklığı ile…
Burada elbette iller için “asli” görev ortaya çıkıyor, dosyadaki başlıklar üzerinde pek ala “Kastamonu’da Kadın” dosyasını hazır edebilir Kastamonu sivil toplumu, Türkiye ortalaması ile mukayese edebilir.

İşte asıl o zaman…
“TÜİK” ve “UN Woman” ortak yapımı “yerelleşmiş”, tümdengelim seyrini tümevarıma çevirmiş, özgün koşulların somut tahliline ulaşmış olur ki evlası da budur.)

(Dosyadaki 13 konu başlığın her birinden birer “kafa açıcı” aktarmakta fayda var…
En azından “merak uyandırır” okunmasına dair.

“15-19 yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını” ifade eden “Adölesan doğurganlık hızı” 2001 yılında “binde 49” iken 2024 yılında “binde 10” oranına gerilemiş halde…
Türkiye’deki “tüm kadınlar ve kız çocukları namına” zaferdir bu.

“Her 100 bin canlı doğumda” anne ölüm oranı 2024 yılı itibarı ile Türkiye’de “11.5” iken 2020 yılı itibarı ile AB üyesi 27 ülke bütününde ise “6”…
Karamsar bu tabloyu düzeltmek için ne yapmak lazım ola?

Mustafa Afacan 11 Mart (2)

2022 yılı itibarı ile 15+ engelli birey kadınların çalışma oranı “yüzde 7.9”…
Engelli kadınlar iş hayatında son derece az yer aldıkları gibi erkek engellilerin çalışma oranının da (yüzde 27.8) çok ama çok gerisinde.

2014 itibarı ile “25 yaş ve üzerindeki nüfusun bitirilen eğitim düzeyine göre dağılım” istatistiğinde “okumaz-yazmaz” kadın oranı “yüzde 5.1”…
Ülke sathında “2 milyon 194 bin 669” kadın eder “okumaz-yazmaz” haberimiz ola.

Avrupa Birliği üyesi 27 ülkede kadın istihdam oranı “yüzde 70.8” iken Türkiye’de bu oran “yüzde 32.5”…
Allah’vere Kastamonu’nun da bünyesinde bulunduğu “TR82” bölgesinde kadın istihdam oranı “yüzde 38.4” ile “Türkiye ikincisi”.

“Karar Alma Mekanizmalarına Katılım” oranı kadınların önüne en yüksek bariyerlerin çekildiği alan Türkiye’de…
2024 yılı itibarı ile kadın muhtar oranı “yüzde 3.3”.

“Meslekler” alanında Türkiye’de evvel zamanda kadının “adeta” hiç ismi yokmuş yok olmasına da bugün de öyle “ahım şahım” bir gelişme açıkçası yok…
“Devlet üniversitelerinde rektör oranı, 2024-2025” verisinde kadının yeri anca ve anca “yüzde 4.7”.

“Kastamonu” namına sevindirici bir haber…
“İllere göre 16-17 yaş grubunda evlenen kız çocuklarının aynı yaş grubundaki kız çocuk nüfusa oranı ve en yüksek 3 il, 2025” arasında Kastamonu yok.

“Hanehalkı ve Aile Bakımı İçin Bir Günde Ayrılan Süre, 2014-2015” istatistiğine göre kadına düşen süre “4 saat 35 dakika” iken erkeğe düşen süre ise “53 dakika”…
“On dönüm bostan yan gel yat Osman”.

Mustafa Afacan 11 Mart (7)

Türkiye’de kadın haklarının başat konusunu oluşturan hatta diğer alanlardaki sorunları gözden kaçıran “Kadına şiddet” mevzusu…
“Cinsel şiddet, dijital şiddet, ekonomik şiddet, fiziksel şiddet, ısrarlı takip, psikolojik şiddet” başlıklarında “sür git”.

“Hanehalkı Fertlerinin Eğitim Durumuna Göre Yoksulluk Oranları (15+), 2025” konusunu “eğitim” durumu ile birlikte değerlendirmek şart…
Eğitim durumu arttıkça yoksulluk düzeyi azalıyor.

“Spor”…
Kadınlar karar verici mekanizmalarda her ne kadar bulunmasalar da lisans seviyesinde erkek sporculara hızla yaklaşmaktalar, “milli sporcu” oranı kadınlarda “yüzde 47”, “Uluslararası Müsabakalarda Kazanılan Madalya Oranı, 2025” kadınlar hanesinde “yüzde 46.5”.)

Mustafa Afacan 11 Mart (6)

(“Türkiye’de kadın” konusunda “ahkam kesmek” ve “eylemek” için evvela elde “bilgi” gerekli, aksi halde, “klişe” ifade ile “bilgi sahibi olunmadan fikir sahibi olunur”…
Türkiye’de kadın konusunda söz söyleyen ve eyleyenlerin ekseri hali de budur.)

Mustafa Afacan 11 Mart (4)