Kastamonu şehrinde “aile hekimliği ve benzeri” odaklı “birinci basamak” sağlık kuruluşları ve “eğitim ve araştırma hastanesi” ile de “üçüncü basamak” sağlık kuruluşu var, “ara kat” boş, “devlet hastanesi” tabelalı/içerikli “ikinci basamak” namevcut…
“İzansız, plansız, imarsız” bu yapı “sıhhati berkemal” ayakta durur mu?
Durmadığı, gerek sağlık çalışanları gerekse sağlık hizmeti alanlar nezdinde sürecin eziyete dönüştüğü, sistemin lime lime döküldüğü nice vakittir ortada…
“Pandemi” ki zaten izaha gerek kalmaksızın aczini açık etti mevcut sistemin.
“İkinci basamak” sağlık kuruluşu olmazsa…
Ne “birinci” basamak ne de “üçüncü basamak” sağlık kuruluşlarının hem “nitelik” hem de “nicelik” olarak ne varlıkları anlamlı kalır ne de işlevleri pek ala kalır.
“Birinci basamak” sağlık kuruluşu vatandaşın mahallinde ilk başvurduğu “aile hekimi” diyelim ya da “toplum sağlığı merkezi veya dispanser”, hekim verdiği teşhis ve tedaviyi “yeter” görmeyerek “gerek” görmesi halinde hastasını ileri teşhis ve tedavi için bir üst basamağa sevk eder, ilk adımdır bozulan sıhhati kamu eliyle geri döndürmekte…
Kadri kıymeti biliniyor mu ülkemizde, masanın iki tarafı da ne hazindir ki uzak mefhuma, idareyi maslahata tabi mevzu.
Vücudun omurgası “ikinci basamak” sağlık kuruluşu olan “devlet hastanesi”, “kitlesel ve bütün” sağlık hizmetinin verildiği sağlık cephesi tam da burası, yoğunluğundan dolayı şehirle iç içe geçmek kaderine yazgılı haliyle…
Kastamonu’da yıkılan, yerine konulmayan, tüm uyarılara ve gereklere rağmen görmezden/duymazdan gelinen ve oralı olunmayan “ara” ama aslında “ana” kat.
Devlet hastanesindeki hekim tanımladığı teşhis ve uyguladığı tedaviyi “yeter” görmez ve sürecin ileri bir sağlık kuruluşunda devamında “gerek” görürse, hastasını “üçüncü basamak” sağlık kuruluşuna sevk eder, ilimizde “eğitim ve araştırma hastanesi”…
Belki ileride bir gün mevcudu yıkılıp yerine yeni binası yapılır ve “afiliye” sistemden çıkıp kendi başına buyruk olması halinde “Kastamonu Üniversitesi Tıp fakültesi hastanesi” bir de.
Hal böyle iken…
Kastamonu sağlık idareyi maslahatı son 10 yıl itibarı ile “plansız, izansız, aklıselimsiz” anlayış(sızlık) üzerinden yerinde sayıyor, aradaki kısa süreli “Çağdaş Derdiyok” dönemini ayrı tutuyorum, “kardelendi” o.
Kastamonu şehrinin ve hatta il bütününün sağlıkta “yığılma, randevu bulamama, sağlık çalışanı ve hasta barışı” sorunlarını hal etmesi için olmazsa olmazdır “ikinci basamak”…
Sağdan da okusan “devlet hastanesi”, soldan da, kitabın ortasından da.

(Kastamonu’da sağlık altyapı ve üstyapı örgütlenmesinde ilk yıkım “SSK Hastanesi” oldu, sosyal güvenlik kurumlarının aynı çatı altında toplanmasıyla (ki “dönüşüm” dendi buna) münhasır şahsiyetini ve hükmünü kaybetti “SSK” (sene 2005), dolayısıyla hastaneleri de Sağlık Bakanlığı uhdesine geçti, “Kastamonu SSK Hastanesi” önce “kadın ve doğum hastanesi” ardından Münif İslamoğlu Devlet Hastanesi’nin “ek binası” oldu…
Ses çıkarmadı Kastamonu kamuoyu.
O gün susuyorsan birader…
Bugün eziyetine katlanacaksın.

“Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi” açıldı 2016’da…
“Münif İslamoğlu Devlet Hastanesi” kapatıldı.
Üstüne üstlük…
Şehrin iki ayrı ucundayken binaları.
Münif İslamoğlu Devlet Hastanesi’nin bitişiğindeki “Turaş Otel” nam binada hizmet veren “sağlık birimi” de kapatıldı…
Derhal “Turaş Otel” binası satışa çıkarıldı, “kamunun malı” kamuyu rahatsız ediyor nedense, “satamadılar” şükür ki.
Münif İslamoğlu Devlet Hastanesi’nin ve bağlısındaki sağlık birimlerinin de kapatılmasına ses çıkarmadı Kastamonu kamuoyu…
Aksi seda eyleyen birkaç fakirin sesini kim tına!
“Ballıdağ Göğüs Hastalıkları Hastanesi (de) Kastamonu’daki kamusal sağlık yıkımı tasnifine girer mi?..
Girer elbette ancak diğer iki dağ silsilesinin yanında “Küçük Hacet” kalır.

Yetmemiş olacak ki, ders çıkarılmamış ki, gözler külliyen zifiri karanlığa yol eylemiş ki…
“Kastamonu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi” eski binasından da vazgeçile.
17 Mart tarihli Resmi Gazetede yayımlandı, özelleştirme kapsamına alındı bina, elde edilen gelir sağlık yatırımlarında kullanılmak üzere Hazine’ye aktarılacak(mış), 2028 yılı sonuna kadar müddeti var…
Dakikasında müşteri çıkar.
Tam inşaat alanı…
“Ultra lüks”.
“Osmanlı” hastanesiydi kökü Kastamonu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi’nin…
Dönemin önemli sağlık kuruluşlarından biri olarak “stratejik” görevle ve dönemin “pandemi” halini almış sıhhatsizliğini ortadan kaldırmaya matuf kuruldu 1890’ların sonunda, “ruh sağlığı hastanesi” oldu ardından, ne kurulduğunda ne de devamında “yerel” kaldı, “bölgesel” hatta “ulusal” bazda çekim sahibi idi daim, bir ara “cezaevi” bile oldu, ardından yine “devlet hastanesi” hem de yine “spesifik” bir alan olarak “göğüs hastanesi” hüviyeti kazandı, halk “verem hastanesi” dedi, ülkemizin dört bir tarafı “soluk aldı” Kastamonu’da, “bölge hastanesi” hükmü şahsiyetini hiç kaybetmedi, 1969’da yenileme çalışması başladı, 1976’da bugünkü haline kavuştu, memlekette “verem” hastalığının bittiğine kanaat getirilmiş olsa ki 1980’de “rehabilitasyon merkezi” yapıldı, ülkemizdeki “sayılı” hastanelerden biri halini aldı yine alanında, 2018 yılında yeni hastane binası yapılmasına dair ilk haberler kamuoyuna yansıdı, 2019 yılı sağlık yatırımları programına dahil edildi, o yıl 2 bin TL “iz ödeneği” ile geçildi, önemli olan yatırım programına girmesiydi, proje ihalesi yapıldı, toplam yatırım bedeli belirlendi, 2022 yılı yatırım programına ödenek konuldu “34 milyon 938 bin 800 TL”, hızla yapımı gerçekleşti, geçtiğimiz günlerde kapısını açtı, eski bina boşaltıldı.
Bekleniyordu ki…
Bina yine “sağlık” alanında kala.
Eli yüksekten açanlar için “devlet hastanesi” ola…
Hiç olmazsa envai poliklinikleri ile “semt hastanesi” dura.
Bölge halkının sağlık ihtiyaçlarını karşılaya…
“Yerinde” hizmet vere, bölgedeki dar gelirli vatandaşları Kuzeykent’e koşturtmaya, sağlık parselasyonunda varlığını sürdüre.
İlla ve illa…
“Kamu malı” kala.)
(Kastamonu’nun “ikinci basamak” sağlık kuruluşu ihtiyacı had safhada iken, sağlık kuruluşları şehrin bir cenahına toplanmışken, sağlık hizmetinin kapsamlı halde semtlere inmesi gerekirken…
Binayı özelleştirme kapsamına koymak ne demek?
Bari “sağlık yatırımı” şartı koşula…
Hiç yoktan evla.
Ankara’daki bürokrat Kastamonu’yu ne bile?..
Kastamonu sağlık idareyi maslahatı ne diye izah etmeye?)
(Kamusal sağlık emeğinin özü “yerinde müdahale” olsa gerek…
Hem “gerektiği” hali hem de “mekanı” ifade eder “yerindelik” kavramı.
Kastamonu mevcudunda her ikisi de “meçhul”…
Hükümsüz.)