Kastamonu’nun tıp fakültesinden beklediği evvela ve hatta sadece düzayak “teşhis” ve “tedavi” olduğu için, ki ilin sağlık altyapısı göz önüne alındığında son derece haklı bir beklenti bu, muhatabın asli işlevinin “bilim” üretmek olduğu gözden kaçıyor…
Hastaya değil hastalıklara çare mertebesinde olsun diye kurulu oysa tıp fakültesi.

Bir yandan yeni nesil hekim yetiştirirken diğer yandan da “icat çıkarsın” diye…
Kastamonu’nun gözünde ise tıp fakültesinin “görev emri”, nerdeyse tamamı oranında, aralarında “afiliye” bağlantı olan Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne hekim tedariki.

Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin “bilim” düzeyi Kastamonulu vatandaşı alakadar etmiyor, etmesi gerekir mi, “şehir aidiyeti” hesap edildiğinde elbet gerekir…
Kastamonu tüm bileşenleri ile “ekonomik kalkınma” ve “sosyal gelişme” kulvarlarında toplu hücum yapmakla mükellef.

“Müştereklik” gereği…
Şehrin kalkınmasının ve gelişmesinin izdüşümü her yurttaşına yansır, bütünden pay olan parçalardır bireyin refahı, “yok tek başına kurtuluş”.

Mustafa Afacan 21 Mayıs Köşe Yazısı (1)

Kastamonu şehri “kimlik” bunalımı yaşadığı için elbette “tıp fakültesinin bilim düzeyi” çoğunluğa dert değil…
Hem dikey hem yatay parçalara bölünmenin faturası bu.

Şehrin “büyümesi” değil günümüzde Kastamonu’nun yaşadığı…
“Küçülmesi”.

(İllerin “kategorik” alanlarda “sağlık merkezi” olmasına yönelik misallerin Kastamonu’ya da “acaba” dedirtebileceği umudumu muhafaza ediyorum…
Bugün olsa yarın belki bir aksi seda duyulur.

“Samsun” ve “Malatya” örneklerinin ardından…
Bugün de “Afyonkarahisar” diyelim.

Mustafa Afacan 21 Mayıs Köşe Yazısı (4)

Medyaya “Türkiye’de bir ilk: Dünyada 70 vakası bildirilen hastalıkta AFSÜ'de başarılı nakil” manşeti ile düştü haber…
“AFSÜ Hastanesinde, nadir bir kan hastalığı ile doğan 4,5 yaşındaki Alperen’e bu hastalıkta ilk kez başarılı kemik iliği nakli yapıldı.”

Metnin altına girildiğinde fikir sahibi olunuyor…
Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesi, meğer, “kemik iliği nakli, terapötik aferez ve kök hücre işleme” gibi ileri düzey tedavi imkanlarıyla “çocuk hematoloji-onkoloji” alanında emeği ile öndeymiş.

Mustafa Afacan 21 Mayıs Köşe Yazısı (2)

Aslında meseleyi özetleyen ve tam da Kastamonu’ya “rehber” olacak cümle aşağıda…
“AFSÜ, sağlık alanındaki uzmanlaşmış yapısı, ileri teknolojiye sahip tedavi altyapısı ve multidisipliner yaklaşımıyla özellikle çocuk hematoloji-onkoloji alanında dikkat çeken merkezlerden biri haline geldi.”

Altyapı tamam…
30 bin metrekarelik alanda hizmet veren “hematoloji-onkolji” merkezinde “radyasyon onkolojisi, nükleer tıp, hematoloji-onkoloji alanları, yoğun bakımlar, ameliyathaneler, kemik iliği nakli üniteleri, terapötik aferez merkezi ile kök hücre işleme, dondurma ve saklama” üniteleri mevcut.

Tüm mesele…
“Merkez” olabilmek.

Tarife gerek yok…
Çocuk hematolojisi ve onkolojisinde her başı ağrıyan için adres “AFSÜ”.

Ya Kastamonu…
Neyin adresi?)

(Devam edelim…
Benzer “rehber” misaller ile.

“TÜSEB (Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı)”…
“TÜSEB; Sağlık Bakanlığı'na bağlı, sağlık bilim ve teknolojileri alanında araştırmalar yapmak, Ar-Ge projelerini desteklemek ve yerli üretimleri teşvik etmek amacıyla kurulan kamu kurumudur.”

Mustafa Afacan 21 Mayıs Köşe Yazısı (3)

https://tae.tuseb.gov.tr/projeler/desteklenen-projeler linkinden okuyalım TUSEB ile desteklediği projelerin bir kısmını…
“TÜSEB tarafından toplam 7 (yedi) tane COVID-19’a karşı geliştirilen aşı projesi desteklenmektedir. Bu projeler Erciyes Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Akdeniz Üniversitesi ve Nanografi Nano Teknoloji A.Ş. kurum/kuruluşlarında yürütülmektedir.”

https://www.tuseb.gov.tr/tr/haberler/tuseb-ile-ege-universitesi-arasinda-is-birligi-protokolu-imzalandi-20260410 linkinden bir diğer TUSEB haberi…
“Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ile Ege Üniversitesi arasında, TÜSEB İzmir Yerleşkesi’nin üniversite bünyesinde kurulmasına ilişkin iş birliği protokolü imzalandı.”

https://tuseb.gov.tr/tr/haberler/tuseb-ile-comu-arasinda-is-birligi-protokolu-imzalandi-20250418 linkinden bir “rehber” işbirliği daha Kastamonu için…
“Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ile Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) arasında bilimsel araştırmaları ve ortak projeleri kapsayan iş birliği protokolü imzalandı.”

https://www.google.com/search?q=uzerine-yenilikci-tani-projesine-tuseb-destegi-1010&rlz=1C1_____tr&sourceid=chrome&ie=UTF-8 linki de Kastamonu’dan…
“Kastamonu Üniversitesi’nden Bakteri Tespiti Üzerine Yenilikçi Tanı Projesine TÜSEB Desteği… TÜSEB tarafından 250 bin TL’lik destek alan proje, gittikçe yaygınlaşan enfeksiyonlarla mücadelenin en önemli aşamalarından biri de hastalığa neden olan bakterinin hem doğru hem de hızlı belirlenmesine imkân tanıyacak.”)

(Mesele tıp fakültesine hastane binası olarak verilen ve yıllardır atıl durması neticesinde ömrünü tamamlayan binanın yıkılması ve yerine yeni bina yapılması olsa ne kolay olurdu…
“Yap-boz-yap” geleneksel sporu ülkemizin.

“Uzmanlaşmış tıp birimleri” oluşturabilmek tüm mesele…
Kastamonu’nun (üniversitesi ve tıp fakültesinin) kendine ormanda bir yol bulması lazım, en az ayak izi olanı seçerek, bir alanda uzmanlaşması gerek.

“Tek adres” olmasa da…
“Önde gelenlerden” biri olabilmeli.

Rize örneği var…
Tıp fakültesi başarı çıtasını her geçen gün yükseğe koyuyor ve Doğu Karadeniz’de adres oluyor.

Kastamonu neden olmasın?...
Eksiği ne?

Başarı hikayesi yazmaya Kastamonu’nun aklı da yeter fikri de…
Yeter ki atlara eyer vurula.

Göz de mi öne çıkar?...
Geriatri de mi?)