Diğerkamlık, fedakarlık, insanikarlık ve nihaide toplumdan aldıklarını topluma geri vermek…

Azı çoğaltmak.

Kökünde olan can suyunu…

Yağmurlara karşılık ummadan vermek.

Kastamonu ki kadim nice medeniyetin alaşımı…

Vakıflar, tekkeler, külliyeler.

Her ocağın altında yanan ateşin nice nefeslerle harlanışı…

Kökten tomurcuğa gözsuyu.

Fukaraya uzanan gönül Kastamonu…

Vicdanlarda biriken kar suyu.

Darda kalan “bir” için…

Uçsuz rakamların imecesi.

Etten, sütten, kaymaktan bigane bırakıp sofrasını…

Patates kardeşliğinde saf tutmak Kastamonu.

Bölüşmenin erdemine varmak Kastamonu…

Paylaştıkça çoğalmak.

(Medeniyet ölçümlerinden önde geleni…

“Hayır endeksi”.

Toplumların “paylaşma” kabiliyetleri…

Sosyal gelişme gayretleri.

Bir nevi sosyal grupların varlık sebepleri de bu…

Dernek, vakıf, inisiyatif.

Günümüzde toplumların insani gelişmişliklerini ölçen istatistikler fazlasıyla var…

Ekonomik kalkınma endekslerinden çok daha hayati ve değerli.

Şehir boyutunda da “hayır” skalaları var…

Şehir ki topyekun gülebildiği ve süreklilik yolunda gayrete vakıf olabildiğince şehir.

Aksi halde bir şekilde bir araya gelmiş ve dirhem dirhem limelenen küme…

Her an azalan, kopan, yiten.

Kastamonu'nun “hayır” endeksi ne?...

Bölüşmekte ne kadar mahir?)

Not: Medeniyetin temeli “kendinden önce” diğer(ler)ini görüş açısında, “diğer(ler)i kümesi içine kan bağı olmamaktan başlayarak insanlar ve evrenin diğer tüm paydaşları giriyor, empatiden hayırseverliğe kadar bir çok kavramı içeriyor…

Yeni bir kavram bu alanda “filantropi”.

“Şefkat” kelimesini “doğulu” diye diline almak istemeyen “batıcılar” için emre amade “filantropi”...

Ve dahi “Platon”.

Mesele etimolojiye takılmadan kişinin “sahip olduğu” terkisini de ve çıkınını da bölebilmesi ahaliyle…

Varsın “ihtiyacı” kadarını alan alsın.

Ol(may)andan ver…

Veren elini gizle.

Kibirlenme…

Gururlanma.

Nam için olmasın…

Fayda(n) için verme.

Müştereklikten kaçma…

İmeceyi bırakma.

Kant'vari ver…

Denize at.

(“Şefkatizm”....

Çıkarsız verilen sevgi, merhamet, yardım, dayanışma, imece.

Mayasında “empati, hoşgörü, duyarlılık, karşılıksızlık, koruma, kollama…” var...

Kendine “öz şefkat” de.

Kendine şefkat mi önde gelmeli diğere şefkat mi?...

İkincisi “şövalyevari”.

Şefkati pusula yapanlara “şefkatist” desek ne olur?…

Sayısı az birlik.

“Platonizm”...

Maddeden evvel mana.

Bozulmayana talip olmak…

Dervişan.

İyiyi istemek…

İyi yolunda ömür törpülemek.)

(Filantropi…

Etimolojik olarak kadim ama tedavülde dumanı üstünde bir kavram.

Paranteze sıkıştırmaya…

Uzun uzadıya üzerin(d)e düşünmeye ve Kastamonu’ya dair öz(n)elleştirmeye hak.

Kastamonu ve “filantropi”...

Enine boyuna yazmak nasipte.)