Kastamonulu, değerli hemşehrimiz Prof. Dr. Sâkine Esen Eruz’un 2026 yılı başında yayımladığı ikinci eser/kitap da yine bir sözlü tarih çalışması. Belgesel de denilebilir. Bu kez eşini ele almış:
Prof. Dr. Sâkine Esen Eruz, Yüksek Mühendis Aytaç Eruz, İstanbul 2026, 216 s. Özel Yayın
Kitap, Yük. Müh. Aytaç Eruz’un (1937-2016) inşaat mühendisliğindeki yüksek başarılarıyla Almanya ve Türkiye’de kazandığı paralarla eşinin memleketi Kastamonu’da yaptırdığı ve 11 Eylül 2009 tarihinde sağlığında hizmete açılan 32 derslikli Aytaç Eruz Anadolu Lisesi öğrencilerine parasız dağıtım amacıyla yayımlanmıştır. Prof. Eruz, aslen Konya Akşehirli bu çok çalışkan ve erdemli insanın örnek alınacak hayat hikâyesini öğrencilere sunup onlardan yeni Aytaç Eruzlar beklediğini ısrarla belirtmiştir. Rahmetli Yük. Müh. Aytaç Eruz da lisesinin açılış töreninde öğrencilerden beklentilerini benzer cümlelerle söylemişti:
“Babamı 11 yaşında kaybettim. Ondan sonra hayat beni zorladı. Okurken, çalışarak hayatımı kazanmak zorunda kaldım. Özellikle Almanya’da yüksek tahsilimi bu şartlarda yapabildim. Daha sonra yüksek mühendis olarak Avrupa ve Türkiye’de çok büyük projelerde çalıştım. Bunların arasında Frankfurt’ta dönemin en yüksel binası, çok sayıda metro tüneli ve İstanbul’da Birinci Boğaz Köprüsü bulunuyor.
İnsan çalışır, kazanır ve kazancı ile ne yapacağına karar verir. İşte bu okulla ben en büyük hayalimi gerçekleştirdim. Bundan böyle okulun yaşaması ve geleceğe doğru yol alması, okulun içinde yaşayan herkesin hedefi olmalı.
Nai̇l Tan Köşe (3).Jpg-4


Ama yüreğimdeki asıl teşekkür, bu okulda okuyup Türkiye’de çok daha büyük projelere imza atacak sorumluluk sahibi öğrencileredir.” (s.11)
Kitap Sâkine Hocamızın ön sözü ve Yük. Müh. Aytaç Eruz’un, yukarda bazı bölümlerini aktardığımız konuşması ile başlıyor.
• I. Bölüm’de Ben Aytaç Eruz altbaşlığıyla rahmetlinin lisesinin açılışı dolayısıyla hazırladığı, broşür şeklinde bastırılan kendi ağzından, ibret dolu hayat hikâyesi yer alıyor (s. 17-90):
Çocukluğum ve Gençliğim, Ver Elini Almanya, Almanya’da Çalışma ve Üniversite Hayatım Başlıyor, Türkiye’ye Kısa Dönüş, Viyana Macerası, Wayes&Fraytag İnşaat Şirketinde Çalışıyorum, Türkiye’ye Konuk Türk Mühendisi Olarak Atanmam, Ver Elini Frankfurt-İnşaatlar ve Dernekler, Kastamonulu Eşimle Tanışmam, Frankfurt’da Dur Durak Bilmeden Çalışıyorum, Ver Elini Türkiye-İBB, Aytaç Eruz Anadolu Lisesi Serüveni, Darüşşafaka Bağışçısı Olmak, Dünyada Gücünün Yettiğince Bir Eser Koymak Üzerine
• II. Bölüm’de ise bu kez Eşi Prof. Dr. Sâkine Esen Eruz ve Dr. Şebnem Yüce Aytaç Bey’i anlatıyor (s. 91-118 ):
Evrensel Kastamonu Öyküleri, Bir Yaşamı Sözcüklere Sığdırma Denemesi, Aytaç Abi’me Şiirli Bir Veda (Dr. Ş. Yüce), Bir Gidiş Binbir Dönüş (Dr.Ş.Yüce)
• III. Bölüm’de eşi Prof. Dr. Sâkine Esen Eruz’un Almanya Seyahati izlenimlerini okuyoruz (s. 119-152):
Bir Vefa Borcunun Ödenmesi Üzerine Aytaç Eruzlu ve Aytaç Eruzsuz Bir Stuttgart Seyahati
• IV. Bölüm’de sözü yine Y.Müh. Aytaç Eruz alıyor (s. 153-169):
Özgeçmiş, Türkiye’de İlk Çalıştığım Kurum, Diplomalarım, Almanya Krupp Firmasına İşçi Kabul Edilmeme İlişkin Belge, Referanslarım (5)
Kitabın sonunda bir de Belgeler Fotoğraflar Bölümü bulunmakta (s. 170-213):
Bu bölümde Y. Müh. Aytaç Eruz’un Almanya ve Türkiye’de yaptığı inşaatlarla ilgili gazete haberleri, fotoğraflar, Aytaç Eruz Anadolu Lisesinin açılışıyla ilgili belge ve fotoğraflar, lisede pilav günü ve Aytaç Eruz’un kedi ve köpeklerinin fotoğrafları yer almış.
Kitap muhteşem bir finalle sona ermekte. Prof. Dr. Sâkine Esen Eruz “Sonsuz Bir Sonsöz” başlığıyla kitabı okuyan okur ve öğrencilere bir sayfa içinde seslenmiş. Tamamını yayımlamayı ne kadar isterdim. Ya ardından gelen ünlü şair Halil Cibran’ın (1883-1931), “Çocuklarımız” şiirine ne demeli?
Bakınız, Prof. Dr. Sâkine Eruz eser, kitabını hangi cümlelerle bitiriyor?
“O doğaya ve Allah’ın yarattığı her şeye son derece saygılı bir adamdı.
Sevgili öğrenciler, dilerim Yük. Müh. Aytaç Eruz’un izinden yürümeyi ve kendinize ve topluma, bu cennet vatana iyi bir insan olarak yetişmeyi başarabilirsiniz.
En önemlisi de, bize sunulan bu cennet vatana, bu vatanın ormanlarına, dağlarına, akarsularına, denizlerine, tarihine, kısacası kendi geleceğimize sahip çıkabilir ve çocuklarınıza bu anlamda güzel bir miras bırakabilirsiniz.” (s. 215)
“Çocuklarımız” şiirinden sonra (s. 216):
“Yük. Müh. Aytaç Eruz, evrensel sevgiyi tarif eden şair Halil Cibran gibi her çocuğun geleceğe yönelen ve geleceği yapılandıran bir ok olduğunu öyle güzel biliyordu ki!
Sevgili öğrenciler, yolunuz açık, bahtınız şen olsun!”
Prof. Dr. Sâkine Esen Eruz, ataları Reiszâde ailesinin yüksek şahsiyetleri ve eşi Yük. Müh. Aytaç Eruz gibi değerli hizmetler yapmayı, Türk bilim kadınını dört dörtlük temsil etmeyi başarıyla sürdürüyor. Ömrü uzun ve sağlıklı olsun! Aytaç Bey’in kabrine ışıklar yağsın!