İLİ KASTAMONU

İLÇESİ MERKEZ

YERİ TOPÇUOĞLU MAHLLESİ

Yaka Mercan Türbesi Belediye caddesinden Kale kapısındaki Aşıklı Sultan Türbesine giden yol üzerinde idi.

Türbenin yerinde günümüzde Çarşamba ve Cumartesi kurulan halk pazarı bulunmaktadır. Burada eskiden halkın Kanara Camisi dediği Mercan Efendi Camisi bulunuyordu. Caminin hemen yanında ise Mercan Efendi türbesi vardı. Kesme taştan yapılan ve doğu ile batı taraflarında üçer adet ışıklığı bulunan türbede 8 adet mezar ve bu mezarlar üzerinde ahşap sandukaların olduğu anlatılmaktadır. Bu türbedeki mezarlardan bir tanesinin Mercan Efendi diye bilinen bir zata ait olduğu diğer yedi adet mezardan bir tanesinin ise Caminin imamlarından Hedanizade İsmail Efendiye ait olduğu anlatılmaktadır.

Mercan Efendi Türbesi ve hemen türbenin yanı başındaki halkın Kanara camisi dediği cami 1941 yılında bir şahsa satıldığı anlatılmaktadır. Bu şahıs türbe ve camiyi yıkmış yerine başka bir yapı yaparken vefat etmiş ve cami ile türbenin yeri uzun bir süre boş kalmıştır.

Bu türbenin bulunduğu tepenin aşağısında eskiden Honsalar dersinin geçtiği bayır bir yer ile dere arasında bulunan küçük bir düzlükte bulunan kavak ve söğüt ağaçlarının dibinde Bu günkü Cumhuriyet Meydanındaki sığır pazarından kesim için alınan hayvanların kesilip etlerinin satıldığı bir kanaranın bulunduğu anlatılmaktadır. Burası eskiden Kastamonu kalesinin dış duvarlarının kale kapısına doğru giden bölümünün içinde bulunuyormuş ve bu yamaç kısım da bir mezarlık imiş.

Üst tarafında ise eskiden Cumartesi ve Çarşamba günleri ovalı pazarı denilen sebze pazarı kurulurmuş. Bir süre Kanara denilen aşağı kısımlarında baraka dükkanlarda toptan ve perakende sebze ve meyve dükkanları olup bu kısımlar da dahil olmak üzere Süleyman Yücelin Belediye başkanlığı sırasında bir proje kapsamında yıkılarak yerine altının bir kısmı otopark ve meyil kısmına da uyularak üzerine üç katlı Pazar yeri yapılmış dere kenarı da ıslah edilerek çok sayıda dükkanlar yapılmıştır. Halen modern bir Pazar yeri olan bu alan içinde bulunan cami ve türbenin yeri de Pazar yeri içerisinde kalmıştır.

Burada pazarcılık yapan bazı kişiler eskiden türbe olduğunu bildikleri yerin üzerine sergi açmadıklarını ifade etmektedirler. Her kim bu alana sergi açar ise o gün işlerinin iyi gitmediklerini bildiklerinden bu alanın boş bırakıldığını ancak pazara yeni girmek isteyen bazı kişilerin burasını günlük kiraladıklarını ancak daha sonra bu pazarda tutunamadıklarından bir daha buraya sergi açmadıklarını da anlatmaktadırlar.

Belediye başkanlığı sırasında özellikle Kastamonu Çevresindeki mezarlıkların ıslah ve düzenleme çalışmaları ile bilinen Başkanı sayın Yücelin bu cami ve türbenin yerine Pazar yeri yapması herhalde o tarihlerde burasının cami ve türbe olduğunu bilmediğinden olsa gerek. Ayrıca bu Pazar yerinin yapımındaki hafriyat çalışması sırasında buradan çok sayıda insan kemiklerinin çıkması bu duruma şahit olan kepçe operatörünün gece rüyalarına girdiği ve çok korktuğu da anlatılmaktadır. Bu bilgi de eskiden Yaka, yani karşı taraf anlamına gelen bir yamaç olduğunu da belirten bir kelimeden geldiği ve iç kale ile dış kale duvarları arasındaki bir mezarlık olduğu ifadesini de doğrular niteliktedir. Kastamonu’da Kuz yaka, Karşı yaka, Güney yaka, maşad yakası gibi yer isimlerinin de bulunduğunu biliyoruz. Burası da Yaka mercan diye bilindiğine göre burası da bir yamaç yer ve derenin karşısı yani yakası olduğunu doğrulamaktadır.

Bir diğer konu ise günümüzde buradaki halkın kadınlar pazarı veya köylü pazarı diye ayrılan yerinde özellikle cumartesi günleri Kastamonu’ya gelen turların Ayağı Yanık Evliya türbesini ziyaret edip dönüşlerinde buradaki bayır kısmına yapılan merdivenlerden inip bu pazara girdiklerinde turların yani misafirlerin ilk karşılaştıkları manzara karşısında hayretlerini gideremedikleri ve bir an önce pazardan çıkmak istedikleri konu ise köylü pazarı ile balık pazarının bir arada olduğundandır. Bu, turlar Türk köylüsüne önem verilmediği ve Turların da yöresel ürünleri gerçek sahiplerinden almalarına engel teşkil ettiğini anlatmaktadırlar. Bu görüntü gerçekten Kastamonu turizmine olumsuz olarak yansımaktadır. Ayrıca gürültü, görüntü ve koku kirliliğine de yol açmaktadır. Sayın Yücelin bu projenin altına imza atarken herhalde bazı şeyleri düşünemediğinden olsa gerekir ki yoksa balık pazarı ile köylü pazarını aynı yere yapmaz, hem köylülerin hem de turistlerin beddualarını da almazdı. Ayrıca burada bir caminin ve türbenin de olduğunu bilse idi zannediyorum bu cami ve türbenin yerine de daha güzel bir cami ve türbeyi de yapardı. Çünkü burada gerçekten bir camiye ihtiyaç da var. Pazara gelenler ve pazarcı esnafının en yakınındaki Topçuoğlu Camisinde özellikle Çarşamba, Cuma ve Cumartesi günlerinde öğle ve Cuma vakitlerinde yer yok. Cemaat dışarıda namaz kılmak zorunda kalıyor.

Burada bulunan mezarlık kısmının yukarısında kalan yamaç kısmın kenarında bulunan alandaki türbe ve caminin yapım tarihi hakkında kesin bir bilgiye henüz ulaşılamamıştır. Kastamonu ile ilgili yazılan bazı kitaplarda bu cami veya türbenin Çobanoğulları zamanından kaldığı belirtilmiş olmasına karşılık bu bilgiyi tarihçilerin araştırıp doğrulaması gerekir.

Yaka mercan türbesinde yatanların günümüzde mezarlarının ve mezarlardaki zatların kemiklerinin nereye atıldığı da bilinmemektedir. Ancak onların esas yeri pazar yerinin altındaki ilk yattıkları türbenin bulunduğu yerdir.

Mekanları cennet ruhları şad olsun.

Zühtü Aslan