Bilinmezlik ve belirsizlik; birilerinin en büyük korku kaynağı, birilerinin ise en büyük silahı…
Bir şeyin varlığına inanılması aslında o şeyin belki de somut varlığından daha güçlü bir etki yaratmaktadır.
Misal:
Dünya kamuoyunu ve siyasi-askeri diplomasiyi derinden etkileyen en büyük unsur bugüne kadar nükleer/kimyasal silahlanma veya nükleer/kimyasal silaha sahip olabilirlikti.
“Falanca ülkenin nükleer silahları var/Filanca ülkeler kimyasal silaha sahip/Feşmekanca ülkeler uranyum zenginleştirmesi yapıyor…”
Böyle bir işaretleme veya söylem veya itham bir söyleniversin; ondan sonra bahse konu ülkelerde bahsedilen tehlikeli silahların gerçekten olup olmadığının bir önemi kalmamaktadır.
Sahiplik atfedilen ülkeler, artık hem açık hedeftir; hem de artık ciddi anlamda korkulan ülkelerdir.
Bugüne kadar böyleydi ama artık dünya yeni bir seviyeye giriyor.
Bu yeni etabın en bariz enstrümanı Yeni Nesil Silahlanma…
Bu silahlanmanın en önemli boyutu ise bilindik aparatlar harici havasal hakimiyet unsurları.
Hatırlayan hatırlar; bundan birkaç ay önceki bir yazımda Ukrayna dronlarından hareketle, geleceksel bir projeksiyonla demiştim ki; “yukarıya hakim olan yere de hakim olur!”
Bugün geldiğimiz noktada “yukarısı” kavramı da aşıldı ve “uzayda silahlanma” bahsi açıldı.
Bahsi açan Çin ve bahse konu uzaysal silahlanma yapan ülke Amerika…
Peki gerçekten böyle mi?
Bence öyle ama olmasa kaç yazar ki; cin şişeden çıktı ve söylenti realitenin önüne geçti bile.
Bu bilginin Çin’den çıkması Çin’in yüksek teknolojik istihbaratından dolayı mı?
Evet, Çin böylesi yüksek teknolojik istihbarat aparatlarına sahip ama aldığım duyumlar ve okumalarıma göre kazın ayağı öyle değil.
Ya nedir?
Bir önceki yazımda demiştim ki; “Birileri için, Amerika Çin’den daha yakın, Rusya Avrupa ülkelerinden daha uzak veya İngiltere Amerika’dan daha önemli değildir!
Hepsi ama hepsi Güç ve Akıl Sahiplerinin iki elindeki parmaklardan başka bir şey değildir.”
Arkadaşlar!
Bir yeni nizam oluşuyorsa eğer, o yeni nizamın kullanacağı ana argüman ve enstrümanlar da yenilenir.
Buradan hareketle;
Günümüzün yenileri nelerdir dersek; karşımıza Dijital-Kripto para/Yapay Zeka ve askeri modülleri/Göklere salınan ve yer kontrolü yaptırılan aparatlar…
Yeni nizamın yeni siyasi paradigmasına ise bu yazımda hiç girmiyorum.
Bundan 9-10 yıl önce Bitcoin ismiyle öne çıkan kriptolojik finans işine dair tespitler yapmış ve bunun doların sahiplerinin dolar çağırma/küresel keriz silkeleme operasyonu olduğunu söylemiştim. Ama ciddi defans görmüş hatta yakın tanıdıklarımdan bile ciddi eleştiri almıştım.
Buyurun, şimdi geldiğimiz tabloyu kendiniz değerlendirin ve söyleyin; kim keriz, kim keriz silkeleyenler.
Yapay Zeka konusunda uzak geçmişte ve son zamanlarda epeyce fazla yazılar yazdım ve bunun anomalik bir durum olduğunu, fıtratla uyuşmadığını söyleyip; insanlığın felaketi olabileceğini ifade ettim.
Ama yapay zeka denen bu robotizasyonu telefonlarımızda kurulu ChatGBT/Gemini vb. gibi birkaç bilge robotik danışmandan ibaret saymanın dayanılmaz cazibesiyle ikazlarım duyulmadı bile…
Buyurun, son zamanlarda bu firmalarda çalışanlarca bile dile getirilen tehlikeye ve hatta Trump’ın buna karşı savunma yapmak durumunda kalışına bakın ve siz söyleyin bakalım; tehlike büyük mü değil mi?
Bir diğeri ise havasal hakimiyet..
Bu durum öyle bir hal aldı ki gözümüzün alamadığı yukarılardan/göklerden kimler bizi nasıl gözetliyor, kimler kimlerin nesini veya neresini fotoğraflıyor, hangi güçler hangi güçleri yok etmek için işaretlemeler yapıyor bilmiyoruz, bilemiyoruz!
Bakın arkadaşlar!
Bazı dijital aparat ve imkanları öne çıkartan da aynı el ve akıl; onların tehlike olduğunu söyleyen/söyleten de emin olun aynı güç ve akıl!
Bu akıl öyle bir akıl ki; akıldışılıklar çağı başlatıp, bunu yavaş yavaş kabullendire kabullendire herkese/tüm dünyaya/insanlığa sahiplendirip aklına yerleştirebilen oldukça güçlü bir akıldır.
Amerika’ya uzayı silahlandıran da, Çin’e bunu bütün dünyaya ifşa ettiren de aynı el ve akıldır.
Hep söylediğim bir sözüm vardı benim:
Dünyanın herhangi bir coğrafyasında spontane/doğal gibi görünen herhangi bir olayın tesadüfle bir ilgisi yoktur ve kesinlikle bir güç ve akıl tarafından bir amaca matuf olarak olmuştur.
Şimdi bu sözüme bir ekleme yapıyor ve “Dünyanın” yerine “Galaksinin” diyorum.
Yeniye kadar hava kuvvetlerinin gücüne atfen “İstikbal göklerdedir” denirdi ama bugün göklerin kapsamı öyle bir genişledi ki; uçak/füze/roket gibi bilindik/yerleşik hava savunma ve saldırı enstrümanları nerdeyse demodeleşti veya tek başına kesinlikle yetersiz hale geldi.
Artık devir yeni/yepyeni hava cisimleri/silahları üretme, havadan kalıcı gözetleme ve havada kalıcı silahlanma boyutuna geçti.
Demedi demeyin; yakında falanca yerdeki bir savaş veya çatışmada insan görünümlü ama insan olmayan pek çok savaşçı ilk defa görünen silahlarıyla savaşa dahil olup savaşın kaderini değiştirdi veya yerleşik insanların topraklarını ele geçirdi veya coğrafyayı insansızlaştırdı denirse hiç şaşırmayın!
Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar.