Kastamonu’nun ahşabın “sanatsal/zanaatsal” muhtevasına dair “iddia/hak” cüretkarlığını söze ve ötesinde eyleme dökmesi 1990’ların sonunda başladı, “kültürel mirasın” evvela mimaride korunarak geleceğe kök sürdürülmesi telaşına ilaveten ahşaptan mütevellit her nesnenin aslına uygun yeniden yorumlanması gayretine düşüldü, devrin ruhuna uygun tasarım eklenmesiyle geleneğin berkemaline kapı aralandı…
Kastamonu Valiliği’nin somut mirasa sahip çıkması yanı sıra bir de tam da unutulmaya kül tutmuş bir yerel kalkınma ocağının yeni baştan altının yakılmasıydı bu.

Mustafa Afacan 24 Mart Köşe Yazısı (4)

Kastamonu Valiliği’nin “1997’de başlayıp 2020’leri” bulan dönemi “yerel kalkınma” alanında örnek ve rehber teşkil edecek bir tarihsel kesittir…
Mülki idare eliyle “ekonomik kalkınma” ve “sosyal gelişme” bütününde ve devamlılığında, yer yer farklı bakış açıları ve iştigal alanları ile olsa da, aynı kararlılık ve istikamet.

Söz konusu külliyatın hele ki bazı cüzleri tekrar tekrar basılıp “kalkınma kütüphanesi” raflarına konulması elzem zihin imeceleridir…
Ki gelecek nesillere nefes ola, dayanak dura, el vere.

Yeri geldiğinde mazinin bu şanlı sayfalarını gıyabında satırlara döken dış kaynaklardan hatıra getirmeye gayret ediyorum…
Kastamonu’yu anlatan Kastamonulunun makbul sayılmadığının gayet bilincinde olarak.

(Önümüzde ay düzenlenecek “Marble İzmir-31. Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı” hazırlıklarını kayda düşüren bir metinde fuarın önemli etkinliklerinden birinin bu kez giderileceğini okudum…
“Heykel Çalıştayı”.

Çalıştay kapsamında altı heykeltıraşın mermerden imal edecekleri heykeller fuar alanının bir holünde ziyaretçilerle buluşturulacak…
Eserler fuarın ardından da İzmir’in farklı noktalarına taşınarak kamusal alanlarda kalıcı olarak sergilenecek.

Son yıllardaki tanımlamayı kabullenerek Kastamonu da kendine göre bir “mermer” ili…
“Mermer heykel” için erken illaki, beklemek haksızlık olur, henüz “ham taş” evresinde.

Kim yonta da?..
“Küp taş” ola?

Mustafa Afacan 24 Mart Köşe Yazısı (5)

Devamında zihnimdeki eski bilgilerin tebarüz etmesiyle “Ahşaptan heykel kim ede?” derken tam…
“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti” karşıma çıktı.

Geçtiğimiz Şubat ayının 1’i-11’i arasında gerçekleştirilen “1. Uluslararası Tatlısu Belediyesi Ahşap Heykel Sempozyumu”…
Tatlısu Belediyesi’nin el-ayak olduğu sanatsal bir eylemlilik.

Biliyoruz ki sanat ile zanaat kardeş…
Birbirlerinin yardım ve yatakçısı.

Bir Tatlısu Belediyesi ki…
Anavatan’a akıl, vizyon, iş öğreten “yavru vatan” nişanesi.)

(Mevzuyu Kastamonu’ya döndürmeden önce son bir keşif daha yapalım…
Türkiye’nin en uzun soluklu “ahşap heykel sempozyumu” konusundan dem vuralım.

“Uluslararası Zühtü Müridoğlu Ahşap Heykel Sempozyumu” geçtiğimiz yıl 29’unce kez kapılarını sanatseverlere açtı Kocaeli/Değirmendere’de…
Dünyanın farklı ülkelerinden heykeltıraşların katılımları ile.

1993 yılında ilki düzenlendi…
Kök sürümünü görüyoruz.

Türk heykel sanatının “kült” ismi Zühtü Müridoğlu…
Emeği ve eserleri ile yol açıcı bir lider.

21 Ağustos’ta hayatını kaybetti Müridoğlu…
Anısına 1993 yılında başlatılan sempozyumun varlığını sürdürüyor olması vefa ve zihni sürdürülürlük adına tam bir göğüs kabartıcı örnek.)

(Kastamonu ve…
Kastamonu’nun bir “ahşap sempozyumu” oldu vaktin birinde.

Mustafa Afacan 24 Mart Köşe Yazısı (3)

Kastamonu Valiliği tarafından Vedat Tek Kültür Merkezi’nde 3-23 Ağustos 2008 tarihleri arasında düzenlendi…
“1. Kastamonu Ahşap Heykel Sempozyumu.”

“Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi” işbirliğinde düzenlenen sempozyuma ülkemizin farklı yörelerinden heykeltıraşlar katıldı…
Sanatçılar 20 gün boyunca ahşaptan heykel yaptılar ve emeklerinin ürünlerini ilimize bıraktılar.

Vedat Tek Kültür Merkezi’nin bahçesinde bugün de mevcut halde emeklerinin sureti…
Meraklıları yerinde görebilir 18 yıl önceki aklı, fikri, vizyonu.

“1. Kastamonu Ahşap Heykel Sempozyumu”, “kere” halini alamadı, 1’incide kaldı…
Sebepleri bende mahfuz.)

(Kastamonu Valiliği’nce el-ayak olunan bir başka “ahşap serüveni” de mutsuz sonla bitti…
“Kastamonu Ahşap Fuarı.”

2011’de başladı…
9’uncusunun ardından “stop”.

Kalkınma rehberiydi…
Mülki idare emeğiydi.

Gelmedi devamı…
Pes.)


Mustafa Afacan 24 Mart Köşe Yazısı (2)