Kah siyasi en çok da üretim ilişkilerinin yoksunluğa saplanmasına müteakip nice kereler "göçtü dost kervanı" Kastamonu ilinden, ne yakıp yıkan Yularkastı'ları bitti ne de kavuran çorak kurağı, halden anlamayanları hep ola(gele/gide)...
Yüzyıllardır dağ başları birleşmeye Kastamonu.
Dumanı ayrı tüte....
Komşunun tavuğu komşununkine karışmaya.
Ne halaya dura ne de horon tepe...
"Sepetçioğlu bir ananın kuzusu".
Doğan gide - ölen gide...
Yoksulu yetmediğinden gide - varsılığı yettiğinden gide.
"1025" de öyle bir acı tarih ola...
Halk kan kusa.
Nüfus 5 bine ine...
Şehri Castamon iç kaleye düşe.
Toprak ağalarına güç mü yete...
Fukaranın belini vergi kıra.
Periferisi ile birlikte merkez Anadolu öyle karışık bir evreye gire ki, Kastamonu kendini nere kurtara, çift boza, bağ döke, terki diyar ede, gide istemeye istemeye...
Diyar diyar göçe.
Türk gele...
Ocaklar yine/yeniden tüte.

(Kastamonu Kent Müzesi "Bilim Günleri" buluşmasının 14'üncüsünde Prof. Dr. Anar Azizsoy'u konuk etti...
"Kastamonu'da Türk Dönemi Araştırmaları: Bulgular, Tespitler, Görüşler".
"Karabük Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü" öğretim üyesi Prof. Dr. Azizsoy'un Kastamonu'nun Türk hakimiyetine geçişini anlattığı bölümde zihnimden yukarıdaki satırlar aktı...
Kastamonu'nun "göç geleneği".
11'inci yüzyılın başı itibarı ile "sönmeye başlayan", kısa süre sonra bir medeniyetten başka medeniyete geçecek, yeni sakinlerine ebedi yurt olacak Kastamonu'nun...
Bu büyük dönüşümün arifesini düşündüm ister istemez.
Ki "Kommenos" ailesi "ata yurdu" bellemişti Kastamonu'yu...
Tarih duygular boyu değil üretim ilişkileri hattında akıyor, değiştirir üretim ilişkileri, tarih yazıcısı odur çünkü.)
(Prof. Dr. Azizsoy'un emeği Kastamonu namına takdire şayan...
Belli ki Kastamonu'ya sevdalı.

Kastamonu’nun il bütününde Türk dönemine ilişkin yüzey araştırmasına başladı 2022 yılında Prof. Dr. Azizsoy...
Araç ilçesinde başlayan ilk aşamada 129 köy 45 günde incelendi, sivil ve kamu mirasına ulaşıldı, bu emek tuğla ebadında bir kitap ile taçlandırıldı.
Ağlı, Seydiler, Küre, Devrekani ile sürdü “2023” ve “2024”…
2025 yılında Küre.
Kamu ve sivil yapılarda ortak izlenebilen "çantı" (ahşap yığma) teknikli kültür mirası eserlerini olabildiğince gösterdi izleyicilere bilgi bölüşümünde...
Sarıçam, karaçam, ceviz, kestane malzemeli yapılar.
Kastamonu'daki "Hamidiye" camileri...
Görmelere doyumsuz.
"Bağdadi sıva"...
Nevi şahsına münhasır tavan göbekleri.
Ahşap camilerimizin ekseriyetini yitirdik...
Kalanların da "sanatsal" olarak ne kadar kadir kıymetlerini bildiğimiz şüpheli.)
(Kastamonu kamuoyu olarak iki yanılgımız var...
Kasaba köyündeki Mahmutbey Camii'nin ülkemizdeki diğer benzer dönem özelliği taşıyan 4 cami ile birlikte UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'ne girmesi ile sürecin noktalandığını düşünüyoruz ekseriyetle.
Yanılgımızın ilki, Kasaba köyünün tarihsel kıymeti sadece Mahmutbey Camii ile sınırlı değil, gün yüzüne çıkarılmayı bekleyen "bütüncül bir yerleşke" orası...
Kültürel miras hakkaniyetle sahiplenildiğinde hem Kasaba köyü hem de bilim dünyası çok daha fazlasını kazanmış olacak.
İkinci yanılgımız ise, UNESCO listesi her şart ve durumda baki değil, pekala gerekli korumacılığın yapılmaması durumunda "liste dışı" müeyyidesi sabit...
Kasaba köyünü gözümüz gibi korumakla mükellefiz.
Prof. Dr. Azizsoy başkanlığındaki kurtarma kazısı Kasaba köyünde 2024 yılında başladı...
Hamam "harabesi" çalışıldı ilk adımda.
Bir teşekkürü daha hak ediyor böylelikle Prof. Dr. Azizsoy...
Kastamonu müteşekkir.
Hocam Prof. Dr. Fahri Işık'ın ifadesiyle tüm mesele "Anadolu'ya sahiplik"...
"Geleceğe kök sürmek".)
(Yüz akı ile gerçekleştirdiği asli görevlerine ilaveten "Bilim Günleri" gibi bir imeceyi de "tali görev" tanımından çıkarıp bizatihi aslileştiren "Kastamonu Kent Müzesi"...
"Kamusal müzecilik" alanında cüz olmaktan çıkıp külliyata evriliyor günbegün.
Şavkı Kastamonu'ya vuruyor...
Gök kubbede seda kalmanın ötesinde.)
