İLİ KASTAMONU İLÇESİ MERKEZ YERİ CAMBAZ KÖYÜ

Arnavutoğlu Ali Pehlivanın kabri, Kastamonu İl Merkezine 33 Km mesafedeki Mergüze Cambaz Köyündedir.

Mergüze, güz güzeli demektir. Eskiden, Kastamonu ve çevresinde, hasıl harman ve çift zamanında koşulan mandalar, son bahar aylarında kış bastırıncaya kadar geçen sürede, Mergüze yaylalarında, salma olarak beslenirmiş. Bu yaylalık alanlara da Mergüze denirmiş.

Arnavutoğlu Ali Pehlivan da, Hicri 1241, Miladi 1825 yılında, bir Afşar köyü olan, Cambaz köyünde dünyaya gelmiş.

Fakir bir ailenin olan Arnvautoğlu Ali Pehlivan gençliğinde, İnebolu’ya giderek, bir gemide, Kürekçi olarak çalışmaya başladı. Bu gemi ile Mora’ya gitti ve Mora’da bir helvacının yanında çalışmaya devam etti.

70-75 kilo civarında olan Arnavutoğlu Ali Pehlivan, burada, Kara Kucak güreşleri yaparak, güreşe başladı. Güreş tuttuğu çok kişiyi yendi ve daha sonra da Yağlı Güreşler de yaptı.

Bu sırada, Osmanlı Padişahı Abdülaziz Han’ın dikkatini çekti ve padişahın baş pehlivanı oldu. Yozgatlı, meşhur, 110 okkalık, Kara Manda Pehlivanı, Kırkpınar çayırında yenerek, Baş Pehlivan oldu. Bir çok pehlivanı da yenerek ününe ün kattı.

Mora’da Helvacı olarak çalıştığı için halk onu, Arnavutoğlu Ali Pehlivan olarak tanıdı. Arnavutoğlu Ali Pehlivan, Kırkpınar’da ilk olarak Hicri 1277, Miladi 1860 yılında Baş Pehlivan olduğunda, henüz 35 yaşında idi. 55 yaşına kadar güreş tuttuğu da bilinmektedir.

Arnavutoğlu Ali Pehlivan’ın, Hicri 1266, Miladi 1850 doğumlu olan ve Hicri 1338, Miladi 1920 yılında vefat eden ve kabri de, Cambaz Köyünde bulunan Abidin İsimli bir oğlunun olduğu da bilinmektedir.

Arnavutoğlu Ali Pehlivan’ın vefat ettiğinde, Oğlu Abidin’in, 40 yaşlarında olduğu rivayet edilmektedir. Bu durumda, Arnavutoğlu Ali Pehlivan Miladi 1890 veya 1891 yıllarında 66 yaşında vefat etmiştir diyebiliriz.

Arnavutoğlu Ali Pehlivanın yağlı güreşlerde giydiği Kispet 1989 yılında, Ünsür Sülalesinin eline geçmiştir.

Arnavutoğlu Ali Pehlivan’ın mezarının yeri, ne yazıktır ki, bilinmemektedir. Vefat ettiği yıllar, Osmanlı İmparatorluğunun çeşitli savaşların yaşandığı yıllardır. Belki de bu nedenle, bu meşhur Pehlivanın mezarına bir baş taşı dikilememiş ve bir azı da yazılamamıştır.

Arnavutoğlu Ali Pehlivanın diğer oğlu Mustafa’nın da Pehlivanlık yaptığı bilinmektedir. Ancak, Mustafa Pehlivan, güreş tutarak bir ün kazanamamıştır.

Arnavutoğlu Ali Pehlivan’ın kabrinin yeri, tam olarak bilinmemektedir. Kastamonu, Gençlik Spor İl Müdürlüğü, İl Kültür Müdürlüğü veya Kastamonu Valiliği tarafından bu konuda bir çalışma da yapılmamıştır.

Arnavutoğlu Ali Pehlivanın en büyük mirası olan Kispet’ ten başla bir mirasının olmadığı da rivayet edilmektedir.

Bir ara, Kastamonu’da, Arnavutoğlu Ali Pehlivan adına, güreş müsabakaları da düzenlenmiş, ancak bunun devamlılığı da gelmemiştir.

Kastamonu İl Merkezine 33 Km mesafedeki, Cambaz Köyündeki Kabrinin yerinin bulunması, bu kabrin onarılması ve Arnavutoğlu Ali Pehlivan’ın aziz hatırasının ve adının yaşatılması, Kastamonu’daki ilgili ve yetkililerin bir görevidir. Hatta, Her Kastamonulunun da bu büyük pehlivanın aziz hatırasını yaşatması da gerekir.

Arnavutoğlu Ali Pehlivanın son yıllarının, fahri zaruret içinde geçtiği de rivayet edilenler arasındadır. Belki de bu nedenle, mezarının başına bir taş dahi dikilmemiştir. Hatta, bir mezar taşı değil, anıtı da dikilmesi gereken bir pehlivandır.

Bana düşen görev, Arnavutoğlu Ali Pehlivanın, mekanı cennet, ruhu şad olsun demektir.