Arif Efendi Türbesi, Kastamonu İl Merkezinde, Nasrullah Kadı Camisi Haziresinde, Caminin Güney Doğu Köşesindeki büyük ağacın dibindedir.

İLİ KASTAMONU

İLÇESİ MERKEZ

YERİ NASRULLAH KADI CAMİSİ HAZİRESİ

Kastamonu Müftüsü olan Arif Efendinin doğu tarihi ve nereli olduğu bilinmemektedir. Vefat Tarihi ise Hicri 1270, Miladi 1854 olarak bilinmektedir.

Arif Efendi’ni 14 yıl Kastamonu’da müftülük yaptığı bilinmektedir. Vefatı ise, yine müftülük görevini yaparken, Nasrullah Kadı Camisinin kürsüsündeki Vaazı sırasındadır.

Efendi demek aynı zamanda, Peygamber soyundan gelen demektir. Başka bir ifade ile Seyyid demektir. Peygamberimiz, kendi soyundan gelenler için de efendi sözcüğünü kullanmıştır.

Aynı zamanda efendi sözcüğü, eğitim ve öğrettim görmüş kişiler için de kullanılmaktadır. Kişinin adından sonra, efendi sözcüğünün kullanılması daha doğru olur. Yine, Devletin yüksek kademelerinde görev yapanlar için de efendi sözcüğünün kullanıldığını biliyoruz.

Arif Efendi ise, iyi bir tahsil gördükten sonra, Müftülük makamına kadar yükselmiş bir şahsiyettir. Ayrıca, onun yaşadığı yıllarda, Kastamonu’da müftülük görevini de yapmak pek kolay bir iş de değildir. Kastamonu’ çok sayıda bilim merkezinin olduğu yıllardır. Medreseler, tekkeler, zaviyeler ve dergahların yaygın olduğu yıllardır.

Bu kurumlarda, çok sayıda Müderris, bilim insanı şeyh ve hocalar görev yapmaktadırlar. Bunların başında da, bir devlet görevlisi olarak müftülük görevini uzun yıllar yapan, konusunda uzman olan ve saygı da gösterilen bir zattır.

Kastamonu bilim dünyası ve Kastamonu halkı da, ona bu nedenle Arif Efendi demişlerdir. Adı gibi de kişiliği de, mesleğindeki saygınlığı da onun Arif bir kişiliğe sahip olduğunun kanıtıdır.

Arif demek ise, Mutlak surette İlim alimleri arasında iyi yetişmiş demektir. Aynı zamanda, hem ahlak bakımından ve hem de manevi alanda güçlü sezgilere sahip olması bakımından da üstün bir tecrübeye de sahip olması bakımından da alim bir zat olarak Müftü Arif Efendi, halk tarafından da, bilim insanları tarafından da, saygı ve hürmet gösterilen bir şahsiyet olarak bilinmektedir.

Müftü Arif Efendi, aynı zamanda manevi tecrübeye de sahiptir. Marifet ve hakikat mertebesine de ulaşmış sufi bir şahsiyettir.

Arif efendinin bu özellikleri, Onun uzun süre, Kastamonu’da müftülük yapmasında da etkili olmuştur. Nasrullah Kürsüsünden de çok sayıda, Vaazı ve sohbetleri de olmuştur.

Arif Efendi aynı zamanda, hem adil ve hem de hakka ve hakikate uygun olarak görev yapan bir yöneticidir. Bu özelliği ile de tanınan Arif Efendi, hem saygı ve hem de hürmet gösterilen bir şahsiyettir.

Bir Cuma günü, Nasrullah Camisi kürsüsündeki Vaaz ve sohbeti sırasında aniden rahatsızlanmış ve kürsüde görevi başında vefat etmiştir.

Cenazesi ise, bugünkü Gazi Paşa İlkokulunun olduğu yerdeki Namazgahta kılınan Cenaze Namazından sonra kaldırılmış ve Nasrullah Kadı Camisinin güney doğu köşesine defnedilmiştir.

Onu bilen ve tanıyanların dilden dile dolaşarak anlattıkları günümüze kadar gelmiş ve Cenaze namazı o kadar kalabalık olmuş ki, çok sayıda, ilk defa o gün görülen ve namazdan sonra da ortadan kaybolan çok sayıdaki aksakallının katıldığı büyük bir kalabalık namazda yerlerini almıştır.

O gün her yer dolmuş taşmış meydan da kalabalığı almamıştır. Onun vasiyeti de, Nasrullah Kadı Camisinin yanındaki kabristanlıkta, çok sayıdaki arif ve müderris zatın yanında yatmakmış. Bu dileği de yerine gelmiş ve dilediği yerde ebedi mekanına da kavuşmuştur.

Günümüzde de, Müftü Arif Efendinin kabri ziyaretgahtır. Kastamonu’ya İnanç turizmi için gelenler onun kabri başında da dua etmektedirler.

Bize düşen görev Arif Efendi’nin mekanı Cennet, Ruhu Şad olsun demektir.