Mutlu Cafe'de enine boyuna “DEHB ve Disleksi” konuşulurken mevzunun özü, temeli ve tutamağı “Her çocuk öğrenir” tespiti, iradesi ve sabrı idi… Ne pes etmek ne yanlış istikamete sapmak ne de vurduymazlık var.

Bilim var…

İmece ve müştereklik ile.

Sandalye kalmamacasına dolu salon…

Pür dikkat.

Mustafa Afacan Köşe (2)-129

Eğitim Danışmanı ve Rehber Öğretmen Melek Çelik Akbaş konuşmacısıydı DEHB ve Diskleksi’yi anla(t)ma imecesinin, müşterekliğinin, kolektifinin…

“Dinleyiciydi” aynı zamanda.

Mustafa Afacan Köşe (5)-29

Konferansın “monoloğu” evvel zamanda kaldı…

Faydalı olan tam da Melek Çelik Aktaş’ın yaptığı üzre “toplu diyalog” olan.

Her yaştan çocuklarla doldu salon…

Her yaştan yaş almış kadın ve erkeklerle.

Akademisyen ve öğrenciler ile…

“Bütün” halk oradaydı.

Mustafa Afacan Köşe (4)-76

(“DEHB”...

“Dikkat eksikliği” ve “Hiperaktivite”.

Odaklanamamak…

Günümüz pop deyimiyle “fokuslanamamak”.

Bizatihi konuşmacı/dinleyicinin DEHB olması gözle de anlamayı kolaylaştırdı…

Yerinde duramadı konferans boyu.

“Disleksi”...

Bilimsel tarifi ile anlayalım, “Sesleri tanıma, seslerin harfler ve kelimeler ilk ilişkisini anlayamama nedeniyle okuma güçlüğüne neden olan bir tür öğrenme bozukluğudur. Disleksi bireyin öğrenme yeteneğini engeller, doğru ve/veya akıcı şekilde kelimeleri tanıyamaz, okuyamaz ve yazamazlar…Disleksi, beynin yazılı dili işleme biçimini bozan, zeka problemi olmadığı halde okuma, yazma ve heceleme güçlüğüne neden olan dil temelli öğrenme bozukluğudur. Disleksi aynı zamanda öğrenme güçlüğü olarak da bilinir.”

Aklımda kalanlar ile devam edelim…

“Okuma güçlüğü, satır atlama, harf atlama, yazma zorluğu, matematiksel işlem zorluğu.”

Mustafa Afacan Köşe (3)-90

Disleksi her çocukta farklı aksediyor…

Biri, ikisi hatta üç zorluk bir arada görülebiliyor.

Dolayısıyla yaklaşım da bireye göre “özgün” olmalı…

Olmak zorunda.

Ne konfeksiyon tıp ne de eğitim…

İlla ve illa “terzi işi”.)

(“Dikleksi Haftası” (5-11 Ekim) yaşanırken…

Kastamonu 10 Aralık Rotary Kulübü “Çocuğu Anlamak” başlığıyla “Disleksi-Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite” konferansı düzenledi.

Amaç…

“Veliler ve eğitimciler için evde ve okulda uygulanabilir destekler, her çocuğun öğrenme yolunu anlamak, güçlü yönleri fark edip küçük adımlar belirlemek.”

“Kastamonu Özel Bireyler ve Aileleri Dayanışma Derneği” üyelerinin desteği ile…

Aman Allah'ım ne hayırlı bir bilgilendirme ve farkındalığa imza atıldı.

Eğitimcilerin ve bizatihi DEHB ve disleksi velilerinin anlatıları mevzunun tali sokaklarına götürdü…

Kah keder kah kahkaha.

Ağlarken güldük…

Düşünürken hissettik.

İyi ki iyilik yalnız değil…

Kalabalıklar içinde.)

Mustafa Afacan Köşe (1)-126

(DEHB ve disleksi evvel zamanda da çoktu da farkındalık mı yoktu yoksa bu zamanda mı aldı başını gitti?...

Soru(n) bu.

Eskiden “yaramaz” deniyordu da…

Şimdi mi “DEHB” deniyor çocuğa?

Dikkat eksikliğinde "ekran bağımlılığı” etken mi?...

Günde 13 saat ekranda kaldığını itiraf eden genç çıktı salonda.

Okullardaki “destek odaları” konusu…

Alan öğretmenleri mi veriliyor yoksa alan dışından ücretli öğretmenler mı?

Can yakıcı bir durum…

Kaynaştırma öğrencilerinin olduğu sınıflardaki “diğer” veliler ateş mi püskürüyor?

Aman etmeyin…

Sakın etmeyin.

Az vicdan…

Zerrece.

Hele ki okullardaki son şiddet olayları…

Müsebbip kılmasın kimse özel çocukları.)

(Mutlu Cafe müdavimi olun…

Önünde sonunda yolunuzu düşürün.

Çay var…

Yemek var.

Mustafa Afacan Köşe (6)-12

“Cengizhan Koç” var…

“Kastamonu Özel Bireyler ve Aileleri Dayanışma Derneği Müdürü”.

“Huriye Boyraz” var…

Kastamonu'daki cümle özel çocukların “fahri annesi”.

Ve…

Özel çocuklar ile aileleri.

Müdavim olun…

Müşterek olun.

İmece var Mutlu Cafe'de…

Bir ucundan tutun.)