Hacıkadı Camii olarak da bilinen yapı, hem mimarisiyle hem de taşlara kazınan hatıralarıyla geçmişle bugünü buluşturmaktadır. 1559 yılında Ferhat Paşa tarafından inşa edilen ve Seyfi Dede’nin duasıyla yükselen Ferhatpaşa Cami, mimarisi, kitabeleri ve tarihî kimliğiyle Kastamonu’nun derin kültürel hafızasını yansıtmaktadır. Ferhat Paşa, sadece bu camiyle değil, aynı dönemde inşa ettirdiği hamamla da Kastamonu’da kalıcı izler bırakmıştır. Yeniçeri ağalığından beylerbeyliğe, ardından üçüncü vezirliğe yükselen Ferhat Paşa’nın, hattat kimliği ve mushaflardan kazandığı gelirle hayır eserleri yaptırması, onu klasik bir Osmanlı devlet adamından daha fazlası hâline getirmektedir.

Ferhatpaşa Cami 2

Kastamonu’nun Ahşap Damarı: İbn-i Neccar Cami
Kastamonu’nun Ahşap Damarı: İbn-i Neccar Cami
İçeriği Görüntüle

Kesme taş ve moloz taşının birlikte kullanıldığı caminin çatısı, geleneksel Osmanlı mimarisiyle örtüşecek şekilde ahşap üzerine sacla kaplanmıştır. Çatıyla duvarların birleşim noktasında yer alan iki sıra testere dişi taş motif, yapıya zarif bir süsleme katmaktadır. Bu detaylar, yalnızca bir yapı estetiği değil; aynı zamanda Osmanlı taş işçiliğinin incelikli izlerini taşımaktadır. Caminin iç kısmına girildiğinde ahşap mahfil dikkat çeker. 10,60 x 11,55 metrelik sahnın döşemesi ahşap kaplamadır. Üç katlı iç içe geçmiş kırlangıç tavan, klasik Osmanlı cami mimarisinin zarif bir örneği olarak dikkat çekmektedir. Göbeği süslemelerle işlenmiş olan bu tavan, dönemin el işçiliğine ışık tutar. Taş işçiliği ile yapılmış sade minber ve mukarnas sanatının zarafetini taşıyan mihrabın hücresi, caminin sanatsal değerini arttıran unsurlardandır. Mihrabın üst kısmında yer alan ve Âl-i İmrân Sûresi’nin 37. ayetini içeren levha, hattat Emrullah Demirkaya’nın eseridir. Bu yazı, mekâna sadece dini değil, aynı zamanda sanatsal bir ruh da katmaktadır. Caminin en dikkat çekici yönlerinden biri hiç şüphesiz taç kapısında yer alan kitabelerdir. Renkli mermerden yapılmış kapı, geçme tekniğiyle inşa edilmiştir. Üzerindeki inşa ve tamir kitabeleri, caminin tarihine ışık tutan kıymetli belgelerdir. İnşa kitabesinde geçen beyitlere göre, âriflerin kutbu olarak anılan Seyfi Dede’nin duası üzerine Ferhat Paşa tarafından cami inşa ettirilmiş olup 1559 yılına denk gelen bu tarih, “hoşça binâ” ve “şuhça binâ” ifadeleriyle ebced hesaplamasıyla da doğrulanmıştır. Minarenin sekiz köşeli kaidesi ve çatı hizasındaki süslemeleri, taş işçiliğinin ne kadar özenli yapıldığını ortaya koymaktadır. Kesme taşla yapılan bu minare, caminin genel estetiğiyle bir bütünlük oluşturur. Caminin haziresinde Osmanlı dönemine ait çok sayıda mezar taşı bulunmakta olup bu mezarlar, yalnızca caminin değil; Kastamonu’daki dini ve toplumsal yapının da sessiz tanıklarıdır. Her biri kendi dönemine ait şahsiyetleri barındıran bu mezarlık, hem tarihî hem de kültürel bir açık hava müzesi niteliğindedir.Bugün hâlen ibadete açık olan Ferhatpaşa Cami, Kastamonu’nun tarihî ve mimarî değerlerini bir arada sunan, nadir yapılardan biridir. Sadece geçmişe değil, geleceğe de ışık tutan bu kutsal mekân, korunması gereken bir kültür mirasıdır.

Ferhatpaşa Cami 3

FERHATPAŞA CAMİ'NE NASIL GİDİLİR

Ferhatpaşa Cami şehrin merkezinde yer almaktadır. Camiye ulaşım ise oldukça kolaydır. 125. Yıl Atatürk Caddesi üzerinden ilerleyen sürücüler cadde istikametinde gittikten sonra 10 Aralık Caddesi sapağından dönüp Kebeci Marketin hemen ilerisinde konumlanan Uzun Sokakta yer alan Ferhatpaşa Camine ulaşabilirler Toplu taşıma aracı kullanan kişiler ise Çarşı duraklarının herhangi birinde indiklerinde yürüme mesafesi sonrası camiye kolayca ulaşım sağlayabilirler. Ferhatpaşa Cami açık adresi şu şekilde;

Ferhat Paşa Cami, Cebrail, Şht. Yavuz U. Çelikoğlu Sk. 36 A, 37200 Merkez/Kastamonu

Muhabir: Hakan Emiroğlu