Kastamonu’nun tarihî dokusunu adım adım hissettiren bölgelerinden biri olan Topçuoğlu Mahallesi, dar sokakları ve eski yerleşim düzeniyle şehrin hafızasını bugüne taşımaktadır. Bu mahallede, Karanlık Cami Sokak’ta yer alan Karanlık Camii, mütevazı dış görünümüne rağmen içinde barındırdığı sanat, tarih ve inanç unsurlarıyla Kastamonu’nun en dikkat çekici ibadet mekânlarından biridir. Hasan Efendi Camii olarak da bilinen yapı, yüzyıllar boyunca hem mahalle sakinlerinin hem de şehre yolu düşenlerin sessizce uğradığı bir maneviyat durağı olmuştur. Cami kapısının üzerindeki kitabe, yapının tarihini gösteren en önemli belgelerden biridir. Kitabede yer alan ifadeler, bu mescidin Hasan Efendi adlı hayırsever bir zat tarafından Allah rızası için yaptırıldığını ve miladi 1588-1589 yıllarına tarihlendiğini ortaya koymaktadır. Bu yönüyle Karanlık Camii, Osmanlı’nın klasik dönem mimarisinin Kastamonu’daki önemli örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir. Karanlık Camii’nin yalnızca mimari bir yapı olmadığı, aynı zamanda güçlü bir vakıf kültürünün ürünü olduğu da arşiv belgelerinden anlaşılmaktadır. Hasan Efendi’nin Rebiülevvel 1009/1600 tarihli vakfiyesi, caminin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşımaktadır. Bu vakfiyede, ''Yukarıpazar’daki dört dükkandan elde edilen gelir altı hisseye ayrılmış; bir hisse Kumarı Köyü’nde yaptırılan camiye, üç hisse ise Halife Sultan bahçesinde inşa edilen mescidin imam ve müezzinine tahsis edilmiştir.'' şeklinde ifade yer almaktadır. Bu kayıtlar, Karanlık Camii’nin bulunduğu arazinin Halife Sultan vakfına ait olduğunu da ortaya koyar. Başlangıçta mescid olarak kullanılan yapı, 1128/1716 yılında minber eklenmesiyle cami hüviyeti kazanmıştır. Bu süreç, Osmanlı döneminde ibadet mekânlarının zaman içinde nasıl geliştirildiğini ve vakıflar sayesinde ayakta tutulduğunu göstermesi bakımından oldukça kıymetlidir. Caminin bitişiğinde bulunan bulunan kabirlerde caminin banisi olan Hasan Efendi'nin kabri bulunmakta olup burası Saçyaklı Sultan Türbesi olarakta anılmaktadır.

Image 1776335208795

Karanlık Camii’nin mimarisinde sadelik ve işlevsellik ön plandadır. Moloz taşından inşa edilen ve yaklaşık 95 santimetre kalınlığındaki duvarlar, tuğla kuşaklarla hareketlendirilmiştir. Bu yapı tekniği, hem sağlamlık hem de estetik bütünlük sağlar. Ahşap üzeri kiremit kaplı çatısı, Kastamonu’nun geleneksel mimari anlayışını yansıtır. Girişte yer alan ve sonradan eklendiği anlaşılan son cemaat yeri hüviyetindeki avlu, ziyaretçileri tarihî kapıya ulaştırır. Kuzeydoğudan girilen harim bölümü 6,80 x 12 metre ölçülerinde olup ve ahşap döşemesiyle sıcak bir atmosfer sunmaktadır. Giriş kapısının hizasında yer alan geniş mahfil, caminin iç mekân düzeninde önemli bir unsurdur. Camiyi özel kılan unsurların başında, kat kat kırlangıç yapıdaki ahşap tavan gelir. Tavanın ortasında yer alan süslü göbek, ilk bakışta dikkat çeker. Bu göbeğin etrafında yer alan Esmâü’l-Hüsnâ yazıları, mekâna derin bir manevi anlam kazandırır ve batı duvarından başlayarak kıble duvarını dolaşan ve doğu duvarında tamamlanan Ayetel-kürsi yazısı ise duvar ile tavanın birleştiği noktada adeta camiyi kuşatmaktadır. Camide asılı bulunan hat levhaları da ayrı bir sanat değeri taşır. Bu levhalardan biri Kastamonu’nun önemli hattatlarından Muhiddin Tanır’a aittir. İki levha, Kastamonu müftülerinden Ahmet Keskin tarafından hazırlanmış olup bir diğer levha ise Kazasker Mustafa İzzet Efendi’den kopya edilmiştir. Ketebesiz levhalar da, caminin zengin hat geleneğini gözler önüne sermektedir. Alçıdan yapılmış mihrabın bitkisel motiflerle ve perde formundaki süslemeleri Emrullah Demirkaya’ya aittir. Mihrabın üzerindeki müsenna besmele ile iç kısmındaki kandil formunda yazılmış “Yâ Hak” ibaresi ise yine Muhiddin Tanır’ın ellerinden çıkmış olan bir eserdir. Bu detaylar, caminin yalnızca ibadet değil aynı zamanda sanat mekânı olduğunu göstermektedir.

Ahşap minber, kök boyalarla bezenmiş girift bitkisel motifleriyle orijinal yapısını korumaktadır. Giriş kapısı üzerinde yer alan Kelime-i Tevhid ve 1135 tarihi, caminin geçirdiği evreleri belgeleyen önemli izlerdendir. Minber köşkü ve köşk altı bölümlerinde yer alan şiir parçaları da bu estetik bütünlüğü tamamlar. Revzenli pencereler ise bitkisel motifler ve hat yazılarıyla süslenmiştir. Giriş kapısının sağındaki kapıdan merdivenle çıkılan üst mahfil, caminin ikinci kat hüviyetindeki bölümüdür. Burada müezzinler için ayrılmış küçük bir mahfil daha yer alır. Üzerinde 1948 tarihli “Yâ Hazreti Bilâl-i Habeşî” levhası bulunan bu alan, yakın dönem de yapılan onarımların da izlerini taşır. Duvarlarda Râd Suresi 28. ayet ile Âl-i İmrân Suresi 173. ayetinin anlamlı bölümleri de güzel yazıyla yer almaktadır. Briket malzemeyle inşa edilmiş mevcut minare ise geçen yüzyıla aittir. Bu durum, caminin farklı dönemlerde ihtiyaçlara göre yenilendiğini ve yaşatıldığını göstermektedir. Vakıf kayıtlarına göre cami için Hacımahmutoğlu Hacı Emin Ağa tarafından vakfedilmiş iki dükkân bulunmaktadır. 1937 yılında Kâzım Altıoğlu’nun mülkiyetine geçen bu cami, bu dönemde esaslı bir onarımdan geçirilmiş ve 1948 yılında yeniden ibadete açılmıştır. 1985 yılında ise Hacı Kemal Pattabanoğlu tarafından bir tamir daha yaptırılmıştır. Kazım Altıoğlu’nun yaptırdığı onarım, pencere revzenlerinden birinde eski yazıyla belirtilmiştir.

Image 1776335349312

KARANLIK CAMİ’YE NASIL GİDİLİR

Kastamonu şehir merkezinde ve ulaşım oldukça kolay olan camiye gitmek isteyen kişiler Cumhuriyet caddesi üzerinden ilerleyip Cumhuriyet sokak ve Vali Enis paşa Caddelerini kullandıktan sonra Rençber Sokak üzerinde konumlanan Karanlık Camiye ulaşabilir. Caminin yakın konumunda Nefes Hastanesi ve İsfendiyar Bey İlkokulu’da bulunmaktadır.Toplu taşıma aracı kullanan kişiler ise İsfendiyar Bey İlkokul önü durağında veya Belediye Caddesine yakın olan duraklarda inerek kısa bir yürüyüşten sonra camiye ulaşım sağlayabilirler. Karanlık Cami açık adresi şu şekilde:

Topçuoğlu, Karanlık Cami Sk. No:36, 37100 Kastamonu/Merkez

Kadim Şehrin Zarif Silüeti: Aycılar Cami
Kadim Şehrin Zarif Silüeti: Aycılar Cami
İçeriği Görüntüle

Muhabir: Hakan Emiroğlu