Başbakanlığı, gazeteciliği ve şiirleriyle Türkiye’nin yakın tarihine damga vuran Bülent Ecevit’in aile hikâyesinde Kastamonu önemli bir yer tutuyor. Baba tarafından kökleri Daday’a uzanan Ecevit’in babası Fahri Ecevit, Millî Mücadele yıllarında Kastamonu’da hekimlik yaptı, Açıksöz gazetesine yazılar yazdı ve daha sonra şehri iki dönem milletvekili olarak Meclis’te temsil etti.

AİLENİN KÖKLERİ DADAY'A UZANIYOR
Ecevit ailesinin Kastamonu bağlantısı, Daday’ın Sarıçam köyüne dayanıyor. Daday İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünün yayımladığı biyografiye göre ailenin büyükleri, 1800’lü yıllarda Erzurum dolaylarından gelerek Sarıçam’a yerleşti.
Ailenin büyüklerinden Mehmet Ali Efendi’nin Dadaylı bir kadınla evliliğinden, Fahri Ecevit’in babası Mustafa Şükrü Efendi dünyaya geldi. Bülent Ecevit’in baba tarafından Kastamonu kökleri de bu aile geçmişine dayanıyor.
SOYADININ KAYNAĞI KASTAMONU'NUN ECEVİT YÖRESİ
Ailenin Kastamonu ile bağının en dikkat çekici ayrıntılarından biri ise soyadının seçilişinde saklı.
Fahri Bey, Millî Mücadele döneminde görev yaptığı Kastamonu’da, İnebolu yolu üzerindeki Ecevit yöresinden ve bölgenin doğasından etkilendi. 1934’te kabul edilen Soyadı Kanunu’nun ardından ailesi için “Ecevit” soyadını seçti.
Adli Tıp Bülteni’nde yayımlanan biyografik araştırmada, kelimenin Kastamonu yöresinde “küheylan” karşılığında kullanılmasının da bu tercihte etkili olduğu aktarılıyor. Böylece Kastamonu’daki bir yörenin adı, Bülent Ecevit’in siyasi yaşamıyla Türkiye çapında tanınan bir soyadına dönüştü.
KASTAMONU'DA HEKİMLİK YAPTI, ESKİ AÇIKSÖZ GAZETESİ'NDE YAZDI
Darülfünun Tıp Fakültesinde eğitim gören Fahri Ecevit, meslek hayatının önemli bir bölümünde Kastamonu ve ilçelerinde görev aldı. İnebolu’da seyyar frengi tabipliği yaptı; 1920-1922 yıllarında Taşköprü’de hükümet tabibi, 1922-1923 yıllarında ise Kastamonu merkez tabibi olarak çalıştı.
Millî Mücadele döneminde Açıksöz gazetesinde yazılar kaleme alan Fahri Bey, konuşmaları ve konferanslarıyla da millî mücadeleyi destekledi. Daha sonra adli tıp alanına yöneldi ve 1925 yılında Ankara’ya adli tabip olarak geldi.
Ankara Hukuk Mektebinde öğretim üyeliği yapan Fahri Ecevit, hukuk öğrencilerinin adli tıp eğitiminde görev üstlendi. Bilimsel çalışmalarının yanında Halkevi söyleşileri, radyo programları ve Ulus gazetesindeki yazılarıyla mesleki bilgisini toplumla paylaştı.
BABASI KASTAMONU'YU MECLİS'TE TEMSİL ETTİ
Fahri Ecevit, 1943 yılında CHP’den Kastamonu milletvekili seçildi. 1946 seçimlerinde yeniden Meclis’e girerek VII. ve VIII. dönemlerde Kastamonu’yu temsil etti.

29 Ekim 1951’de hayatını kaybeden Fahri Ecevit, oğlunun başbakanlığa uzanan siyasi yolculuğunu göremedi. Babasını kaybettiğinde 26 yaşında olan Bülent Ecevit, ilerleyen yıllarda Türkiye siyasetinin önde gelen isimlerinden biri oldu.
GAZETECİLİKTEN BAŞBAKANLIĞA UZANAN YOL
28 Mayıs 1925’te İstanbul’da doğan Bülent Ecevit’in annesi, ressam Fatma Nazlı Ecevit’ti. Robert Kolejinden 1944 yılında mezun olan Ecevit, çevirmenlikle başladığı çalışma hayatını gazetecilikle sürdürdü. 1946’da Rahşan Aral ile evlendi. Londra’daki görevinin ardından Türkiye’ye dönerek 1950’de Ulus gazetesinde çalışmaya başladı.
1957’de CHP’den Ankara milletvekili seçilen Ecevit, 1961-1965 yılları arasında Çalışma Bakanlığı yaptı. 1972’de CHP Genel Başkanlığına seçildi. “Karaoğlan” adı ise 1973 seçim kampanyası sırasında yaygınlaşarak onunla özdeşleşti.
İlk kez 1974 yılında başbakan olan Ecevit, Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında hükümetin başındaydı. Siyasi yaşamı boyunca 1974, 1977, 1978 ve 1999’da kurulan beş ayrı hükümette başbakanlık görevini üstlendi. Son başbakanlık dönemi 2002’de sona erdi; 2004 yılında aktif siyasetten ayrıldı.
Siyasetin yanında edebiyatla da ilgilenen Ecevit, “Işığı Taştan Oydum” ve “El Ele Büyüttük Sevgiyi” gibi şiir kitaplarıyla okurlarına ulaştı. 18 Mayıs 2006’da geçirdiği beyin kanamasının ardından uzun süre tedavi gören merhum başbakan, 5 Kasım 2006’da 81 yaşında hayatını kaybetti. Cenazesi, 11 Kasım’da Ankara’daki Devlet Mezarlığı’na defnedildi.





