Kastamonu'nun İnebolu ilçesine bağlı Gölmet Köyü'nde yaşanan bir olay, bölgede anlatılan efsaneler arasında önemli bir yer tutar. Rivayete göre, köye gelen bir dilenciye yardım etmeyenlerin üzerine lanet eder ve "Köy yok olsun, göl olsun" der. Bu lanetin ardından köyün göle dönüştüğü ve adını bu olaydan aldığı söylenir.

ATABEY GAZİ CAMİİ
Merkez ilçede bulunan Atabey Gazi Camii ve Türbesi'nin efsanesi ise şehrin tarihine ışık tutar. .Atabey Camii üzerindeki yılan figürüyle alakalı bir rivayete göre, gerçek ismi Hüsameddin Çoban olduğu söylenen Atabey Gazi, Kastamonu’yu Bizanslılardan alıp şehirdeki en büyük kiliseyi camiye çevirir ve ilk cuma namazında hutbeyi okuduktan sonra minberden inerken büyük bir yılanın karşısına dikilip kendisini sokmak üzere olduğunu fark eder. Kılıcını uzatıp, ‘taş ol ya mübarek’ der ve yılan o anda kaskatı kesilip taş olur. Günümüzde müezzinliğin üstünde sembolik olarak yer alan yılan figürüne bu efsaneden esinlenerek yer verildiği rivayet edilir.

KAVLAN AĞACI
Cide ilçesinde bulunan Kavlan Ağacı'nın çevresinde geçen bir efsane de bölgede sıkça anlatılanlardandır. Efsaneye göre Kavlan Ağacı’nın önünde toplanan üç eren zattan ismi hatırlanan ikisinden biri Cide müftüsü Şeyh Hüseyin Efendi bir diğeri Ormanoğlu İmam Molla Mehmet’tir. Bu zatlar önlerine bir örtü yayar ve bir yarış içerisine girer. Yarışmanın amacı en çok çeşit yiyeceği kimin toplayıp örtüye bırakacağı üzerinedir. En çok çeşidi Şeyh efendinin gaipten getirdiği rivayet edilir.

KAYBOLAN DAMAT EFSANESİ
İhsangazi ilçesinde ise "Kaybolan Damat" efsanesi dikkat çeker. Bu efsanede, ailesinden izin almadan evlenen bir gencin başına gelen mucizevi bir olay anlatılır. Rivayete göre askerden gelen bir genç, anne ve babasının müsaadesini almadan bir kızla evlenir ve bu genç ailesiyle artık bir ömür görüşmeyecektir. Kendi oğlu evlenme çağına geldiği ve düğünün yapıldığı bir gün damat ortalardan kaybolur ve kendisine 3 gün boyunca ulaşılamaz. Damadın babası, bir zamanlar baba ve annesinin müsaadesi olmadan evlendiğini hatırlar ve onların mezarlarında bulur kendini. Anne ve babasının mezarının yanında bilinmeyen bir mezar olduğunu fark eder. Her ne kadar araştırsa da bu mezarın kime ait olduğunu öğrenemez. Sonrasında mezarın açılmasına karar verilir. Görülür ki üzerinde düğün kıyafetleriyle damat taş kesilmiş yatmaktadır.

ABANA SİHİRLİ KÜP EFSANESİ
Rivayete göre, Abana'nın bir köyünde yaşayan Rumlar, sahip oldukları hazineleri küpler içine saklamışlardır.  Ancak küpler sihirlidir. Küplerin sihirli olduğunu bilmeyen o dönemin yerli insanları her ne kadar bu zenginlikleri sahip olmak istese de küpleri kırdıklarında küplerin toprak parçacıklarına dönüştüğünü görmüş ve başka bir değerli eşya ile karşılaşmamışlardır.

YILAN EFSANESİ
Cide ilçesinde anlatılan "Yılan Efsanesi" ise bölgenin  atmosferini yansıtan bir diğer hikayede; ormanoğlu İmam Molla Mehmet, Cide'de yaşayan ve komut vererek istediğini yaptırabilen bir yılanlara şerbetli bir erdir.  Bir gün köy ahalisi merkeze inmek için bir tepeden geçerken ahali iki tane devasa büyüklükte yılanın kendilerine doğru geldiğini görür ve korkarak kaçmaya yeltenir, bunun üzerine Ormanoğlu “Durun onlardan korkmanıza gerek yok” diyerek yılanları, ellerini onlara komut veren bir biçimde uzatarak durdurur. Yılanlar olduğu yerde, adeta taş kesilir ve ahalinin tepeden inmesi sağlanmış olur.

Kaynak: Kastamonu Tarihi / Fotoğraf: Temsili AI