Emory Üniversitesi ve Baylor Tıp Fakültesi araştırmacılarının çalışması, 8 Temmuz 2025’te npj Aging dergisinde yayımlandı. Araştırmada psilosibin ve vücutta dönüştüğü aktif madde olan psilosinin etkileri incelendi.

Hücrelerin çoğalma ömrü yüzde 57 uzadı

Laboratuvar deneylerinde yüksek konsantrasyonda psilosin uygulanan yetişkin insan deri hücrelerinin çoğalma ömründe yüzde 51, fetal akciğer hücrelerinde ise yüzde 57 artış kaydedildi.

Buradaki “çoğalma ömrü”, hücrelerin kalıcı olarak bölünmeyi durdurmadan önceki çoğalma kapasitesini ifade ediyor. Bulgular, uygulamanın hücresel yaşlanmaya geçişi geciktirebildiğini gösteriyor.

Yaşlanmayla ilişkili göstergelerde değişim

Psilosin uygulanan hücrelerde oksidatif stresin azaldığı ve kromozom uçlarında koruyucu işlev gören telomerlerin uzunluğunun korunduğu belirlendi. Hücresel yaşlanma ve stres yanıtlarında görev alan SIRT1 proteininin düzeyinde de artış görüldü.

Çalışmanın kıdemli yazarı Louise Hecker, psilosibin araştırmalarının ağırlıklı olarak beyin üzerindeki etkilere odaklandığını belirterek, bulguların diğer organ ve hücrelerdeki etkilerin araştırılması açısından yeni sorular ortaya koyduğunu ifade etti.

Taşköprü rakibi Çin’e fark attı!
Taşköprü rakibi Çin’e fark attı!
İçeriği Görüntüle

Yaşlı farelerde hayatta kalma oranı yükseldi

Yaklaşık 19 aylık dişi farelerle yürütülen deneyde, 10 ay sonunda psilosibin verilen grubun yüzde 80’i hayattaydı. Kontrol grubunda bu oran yüzde 50 oldu.

Uygulama yapılan farelerin tüy görünümünde de iyileşme gözlemlendi. Ancak bu değişimler sayısal olarak ölçülmedi. Deney, kontrol grubunun yarısı öldüğünde sonlandırıldığı için farelerin ulaşabileceği en uzun yaşam süresinin uzayıp uzamadığı belirlenemedi.

Kastamonu’nun kanlıcası için de bilimsel veriler var

ABD’deki deney Kastamonu mantarları üzerinde yapılmadı. Bununla birlikte, yörede yetişen mantarların farklı biyolojik özellikleri başka bilimsel çalışmalarda incelendi.

Dilşad Onbaşılı ve çalışma arkadaşlarının 2015 tarihli araştırmasında, Kastamonu’dan toplanan kanlıca mantarı örneklerinin kimyasal bileşimi, antioksidan ve antimikrobiyal özellikleri değerlendirildi. Lactarius deliciosus türünden elde edilen özütlerin fenolik içeriği ve serbest radikalleri etkisizleştirme kapasitesi laboratuvar testleriyle incelendi.

Kastamonu Üniversitesi araştırmacılarının da imzasını taşıyan, 2025’te yayımlanan başka bir çalışmada ise dört yenilebilir mantar türünde UV-B ışığının antioksidan özelliklere ve ergotionin adlı bileşiğin miktarına etkisi araştırıldı. Bulgular, mantarların biyokimyasal özelliklerinin uygulanan koşullara göre değişebildiğini gösterdi.

Kanlıcadan güneş kremi geliştirilmişti

Kastamonu Üniversitesi’nde Dr. Öğr. Üyesi Mertcan Karadeniz ile Prof. Dr. Temel Kan Bakır’ın çalışmaları sonucunda, özellikle kanlıca mantarından elde edilen bileşenlerin değerlendirildiği bir güneş kremi formülasyonu geliştirilmişti.

Yaklaşık üç yıllık araştırmanın ardından SPF 25+ koruma düzeyine ulaşan formülasyon patentle tescillendi. Mantar özütlerinin kullanıldığı ürünün prototipini geliştirme ve üretime kazandırma çalışmaları sürüyor.

Kastamonu ormanları yeni araştırmalara kaynak olabilir

Küre Dağları Milli Parkı’nın Kastamonu sınırlarında 2013–2015 yıllarında yapılan saha çalışmasında, toplanan 85 örnekten 45 makromantar türü tanımlandı. 2017’de yayımlanan bu sayı, yalnızca incelenen alan ve örnekleri kapsıyor.

Uzun ömür için henüz kesin sonuç yok

Psilosibin deneyindeki yüzde 57’lik artış, insan ömrünün aynı oranda uzadığı anlamına gelmiyor. Kanlıcanın antioksidan özelliklerinin araştırılmış olması da bu mantarın yaşlanmayı geciktirdiğini kanıtlamıyor. Çalışmalar farklı maddeleri ve etkileri inceliyor.

Araştırmanın başyazarı Kosuke Kato da bulguların insan çalışmalarında doğrulanması için ek araştırmalar gerektiğini belirtiyor.

Muhabir: Serkan Kebecioğlu