Kastamonu’nun “ekonomik kalkınma” ve “sosyal gelişme” mecrasına bilimin aksine ters yönden ilerlemek lazım gele, öyle görünüyor ki “altyapı, üstyapıyı kurmayacak Kastamonu’da”, fabrika temeline meyleden kazma küreği elden bıraka… Kalemle kazıla zihinler evvela.

Fikri sermaye olmaya ki…

Fabrika da, demiryolu da, tünel de fayda neye?

Neylersin ki…

Kastamonu “fikri fetret” devrinde bekleye.

“Büyük Kaçgun”…

İşte tam da bu evre.

Kazık mı çaktı ne!…

Zerre yerinden ne oynaya ne oynatılmasına müsaade ede.

Küheylan…

Yerinde saya.

Ne bankadaki ne cüzdandaki ne de üst baştaki mala mülke baka…

Kastamonu’nun varsıllığa dair istatistikleri boşa.

(Geleceğin Kastamonu’su nasıl ola?...

Kim(ler) kafa yora?

Mevki ve makam hırsından sıra mı gele?...

Maskesiz balolarda yerel demokrasinin dibi tuta.

Bir fikir söyle…

Ele gele.

“Kral çıplak” kim diye?…

Soyulmuş zihinler hayranlıkta kraldan çok kralcılık ede.

Beton zeminde intihar ede…

Plastik top nefesini vere.

Yaş almış nüfusun, endüstrileşememiş sanayinin, şirketleşememiş tarımın handikap değil bizatihi fırsat olduğunu…

Kime kim izah ede?

Benzeşmekle kalkınma ve gelişilmenin olmayacağını, ormanda ayak izi takibinin fayda vermeyeceğini, öznel şartlar ile nesnel şartların muhasebesini…

Kim hesap ede?

Robot çağı başlıyor…

İstihdam paydos ede.)

(“Üstyapı altyapıyı kurar” şeklinde “namümkün” bir hipotezde bulunayım…

Kastamonu’da başka yolu yok.

Evvela “bilim, icat, keşfetme” tutkusunun aşısı lazım gele Kastamonu’da…

Sonra gele fabrika, atölye, tarla taban.

Mustafa Afacan Kose (4)-78

Misal…

“Şanlıurfa”.

Mustafa Afacan Kose (3)-92

“Şanlıurfa Bilim Merkezi” geçtiğimiz günlerde açıldı…

Kastamonu için tam bir rehber.

Neymiş?...

“Şanlıurfa Bilim Merkezi, bilimi sevdirmek, keşfetme tutkusunu artırmak ve bilimsel düşünceyi yaygınlaştırmak amacıyla kurulmuş interaktif bir merkezdir. Ziyaretçilerimizin deneyerek öğrenmesini sağlayan sergiler, atölyeler ve etkinliklerle bilimin farklı alanlarını keşfetmelerine olanak tanıyoruz… 49.000 m2 açık alan ve 9.700 m2 kapalı alana sahip olan bilim merkezimiz, geniş ve donanımlı bir yapıya sahiptir. Merkezimizde 7 atölye, 1 konferans salonu, 1 ana sergi salonu, 1 geçici sergi salonunun yanında ziyaretçilerimizin dinlenebileceği bir de kafeterya bulunmaktadır. Bu alanlar, bilimsel keşifleri destekleyen etkileşimli ve uygulamalı öğrenme ortamları sunmaktadır… Amacımız, her yaştan bireyin bilimsel merakını uyandırmak, yaratıcı düşünmeyi teşvik etmek ve bilimle iç içe bir öğrenme deneyimi sunmaktır. Şanlıurfa’nın tarihi ve kültürel mirasıyla bilimi buluşturarak, geleceğin bilim insanlarını yetiştirmeye katkı sağlıyoruz.”

Rahat bir on senesi var…

Yazar dururum “bilim merkezi” mevzusunu.

TÜBİTAK ile belediye işbirliğinde kurul(a)madı bitti şehri Kastamonu’da…

Bina belediyeden, donanım ve eğitim TÜBİTAK’tan, imece.

Mustafa Afacan Kose (1)-128

Şanlıurfalı çocuklar uzayı izleyecek…

Kastamonulu çocuk bulutları.

Tepesindeki bulutların ötesine geçemeyen çocuk…

Yaşken kurur.

Merakını kaybeder çocuk…

Dışı çocuk içi yaşlı.

Kastamonu’nun Şanlıurfa’dan ne eksiği var?...

Yerel demokraside sınıfta kaldı.

Demokrasi sandık değil…

Fikirlerin çeşitliliğinin sandık sonrasında sahada yer bulması.

İstemiyorsa halk…

Olduğu yerde kalır.)

Not: Kastamonu(lu)nun ilacı “fütürizm”…

“Gelecekçilik”.

Mustafa Afacan Kose (2)-131

Geleceğe dair öngörüde bulunma, senaryo üretme, geleceğin şekillenmesinde direksiyona geçme…

Tahmin değil, falcılık değil, olmasını istenen gelecek için bugünden harekete geçmek.

Kalıpların dışına çıkmayı, olanaksız gibi görünen olasılıkları test etmeyi, çok yönlülüğü içerir…

Geleceği beklemez; kurar.

Geldiği gibi gitmeyeceğini bilir…

Büyük sıçramaları ve kırılımları hesap eder.

Evvela saçma gelir…

Sonra başa gelir.

Kastamonu’nun bir asır sonrasını kurmak bugünden…

Alay edilesi.

İstemez mütegallibe…

Halkın burnunun ucunu görmesini.