Kastamonu’nun Tosya ilçesinde Devrez Vadisi ve çevresindeki madencilik faaliyetlerine yönelik tartışmalar sürerken, CHP Tosya İlçe Başkanı Mehmet Sami Özcan’dan yeni bir açıklama geldi. Özcan, Tosya’nın geleceği için susmayacaklarını belirterek, sürecin belge, saha çalışması ve gerçekler üzerinden takip edildiğini ifade etti.

Özcan, Tosya Belediye Başkanı’nın kendilerine ve çevreci vatandaşlara yönelik eleştirilerini takip ettiklerini belirterek, “Ancak bilinmelidir ki bizler polemikle değil, belgeyle, sahayla ve gerçeklerle konuşuruz” dedi.

“ÇED SÜRECİNE İLİŞKİN 6 SAYFALIK DİLEKÇE SUNDUK”

Cide’de CHP’li Başkandan yol tepkisi
Cide’de CHP’li Başkandan yol tepkisi
İçeriği Görüntüle

Yaklaşık 1 yıldır Karaköy-Ortalıca başta olmak üzere bölgede yürütülen madencilik faaliyetlerini yerinde takip ettiklerini aktaran Özcan, gördüklerini kamuoyuyla paylaştıklarını ve yetkili kurumlara ilettiklerini söyledi.

Kastamonu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne ÇED sürecine ilişkin 6 sayfalık kapsamlı dilekçe sunduklarını belirten Özcan, Tosya Belediye Başkanı’na da, “Sayın Başkan, siz bu süreçte neredeydiniz? Neden bugüne kadar tek bir açıklama yapmadınız?” sorularını yöneltti.

“TOSYA’DA 12 MADEN SAHASI RUHSATLANDIRILDI”

Özcan, açıklamasında 2022-2025 yılları arasında Tosya sınırları içinde kalan 12 ayrı maden sahasının ihalesiz şekilde ruhsatlandırıldığını ileri sürdü. Söz konusu sahaların altın, bakır, çinko, gümüş, demir, linyit, manganez, kaolen ve kalker gibi birçok kaynağı kapsadığını belirten Özcan, ruhsatlar ve devir işlemleriyle bu alanların farklı şirketlere aktarıldığını iddia etti.

Kastamonu genelinde Tosya, Taşköprü, Çatalzeytin ve Bozkurt ilçelerinde toplam 103 alanın ihalesiz olarak maden aramasına açıldığını savunan Özcan, sürecin kamuoyu tarafından açık şekilde bilinmesi gerektiğini vurguladı.

“RUHSATLARIN KOORDİNATLARI NEDEN PAYLAŞILMIYOR?”

Açıklamasında şeffaflık çağrısı yapan CHP’li Özcan, maden ruhsatlarına ilişkin koordinatların neden kamuoyuyla açıkça paylaşılmadığını sordu. Sürecin neden şeffaf yürütülmediğinin açıklanması gerektiğini belirten Özcan, “Tosya’nın toprağı, suyu ve geleceği kimin adına, neye göre planlanıyor?” ifadelerini kullandı.

Özcan, meselenin kişilerle ilgili olmadığını dile getirerek, “Bizim meselemiz Tosya’nın toprağı, suyu, ormanı ve yarınlarıdır. Bugün ‘çevreci’ diyerek küçümsenen sesler, aslında bu toprakların geleceğini savunan seslerdir” dedi.

“BU TOPRAKLAR MASA BAŞINDA PAYLAŞILAMAZ”

Tosya’daki madencilik sürecinde asıl sorgulanması gereken konunun sessizlik olduğunu belirten Özcan, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:

“Başlıca sorgulanması gereken, bu kadar büyük bir sürecin neden sessizlik içinde yürütüldüğüdür. Açıkça söylüyoruz; Tosya’nın altını, bakırı, linyiti kimseye sessizce teslim edilemez. Bu topraklar masa başında paylaşılamaz.”

Karaköy, Ortalıca, Aşağıberçin ve Yukarıberçin başta olmak üzere köylerin sesi olmaya devam edeceklerini belirten Özcan, şeffaflık talep etmeyi, gerçekleri dile getirmeyi ve kamuoyunu bilgilendirmeyi sürdüreceklerini kaydetti.

Özcan, açıklamasını, “Gerçekler er ya da geç ortaya çıkar. Ve o gün geldiğinde, susanlar değil konuşanlar hatırlanacaktır” sözleriyle tamamladı.

Muhabir: Serkan Kebecioğlu