Zafer Partisi Kastamonu İl Başkanı Özcan Büyükşen, Manisa'nın Turgutlu ilçesinde bir okulun yakınında meydana gelen ve öğrencilerin yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırı üzerine yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Olayın ardından sadece "geçmiş olsun" demenin ve soruşturma başlatmanın yeterli olmadığını vurgulayan Büyükşen, çocukların güvenliğinin olay yaşanmadan önce sağlanması gerektiğinin altını çizdi.
"Sistematik Bir Güvenlik Yapısı Bulunmaması Düşündürücü"
Türkiye'deki kamu personeli sayısına dikkat çeken Büyükşen, kaynak kullanımındaki öncelikleri eleştirdi. Devlet okullarındaki personel eksikliğine vurgu yapan Büyükşen,
"30 bini aşkın çarşı ve mahalle bekçisi, 5 milyon 400 binin üzerinde kamu personeli bulunmaktadır. Buna rağmen 60 bin devlet okulunda, güvenlik, sağlık ve denetim konusunda sürekli ve sistematik bir yapı bulunmaması düşündürücüdür. Çünkü kadrolar ve kamu personeli gayet yeterlidir." ifadelerini kullandı.
Büyükşen, işyerlerinde iş güvenliği uzmanı ve hekim zorunluluğu varken okullarda güvenlik personeli ve okul hemşiresi sisteminin olmamasını ciddi bir çelişki olarak nitelendirdi.
Okul Güvenliği ve Sağlığı Raporu Çağrısı
Eğitim kurumlarında güvenlik ve sağlık hizmetlerinin bir lüks değil, temel ihtiyaç olduğunu belirten Büyükşen, çözüm önerilerini sıraladı. Her okulun öğrenci sayısı ve bölge riskleri dikkate alınarak "Okul Güvenliği ve Sağlığı Raporu" hazırlanmasını talep eden Büyükşen, okullarda zorunlu personel görevlendirilmesi ve giriş-çıkış saatlerinde kolluk planlaması yapılması gerektiğini kaydetti. Ayrıca ilgili bakanlıklar ve yerel yönetimler arasında kalıcı bir iş birliği sisteminin kurulması gerektiğini savundu.
"Güvenlik Bir Tercih Değil, Temel Sorumluluktur"
Yetkililere yönelik eleştirilerini sürdüren Büyükşen, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Biz artık yalnızca olaylardan sonra yapılan açıklamaları değil, olaylardan önce alınan tedbirleri görmek istiyoruz. Bir anne, çocuğunu okula gönderirken hangi kurumun görev alanında olduğunu düşünmez. Devletin görevi de tam olarak budur. Çocuklarımızın güvenliği bir tercih değil, devletin temel sorumluluğudur. Çocuklarını özel okullarda okutan Millî Eğitim Bakanı ve milletvekillerinden, millet adına görev yaptıkları devlet okullarındaki çocuklarımızın güvenliği için de aynı hassasiyeti göstermelerini bekliyoruz."




