Kastamonu’da gerçekleştirilen yapay zekâ destekli “Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü” filminin gala programı, yalnızca filmle değil, programa katılan usta sanatçıların açıklamalarıyla da dikkat çekti. TV366 mikrofonlarına konuşan sanatçılar, Kastamonu’ya yönelik hayranlıklarını dile getirdi.
“KASTAMONU KİRLENMEMİŞ BİR ŞEHİR”
Usta sanatçı Halil Ergün, Kastamonu’ya dair izlenimlerini şu sözlerle anlattı:
“Bir kere ben çok geç tanıdım Kastamonu’yu ve çok sevmiştim. İki defa etkinliklere geldim. Yine bir etkinlik vesilesiyle buradayım. Burası değişmemiş, dahi yaralar almamış bir kent olarak algılıyorum. Anadolu’ya geldiğimizde ilk kurulan kültürlerden biri. O yüzden de benim için çok değerli bir kent.”
Projeye de değinen Ergün, çalışmayı hazırlayan ekibi tebrik ederek şu ifadeleri kullandı:
“Çok değerli bir arkadaşımız bu çalışmayı yaptı, onunla övünüyorum. Çünkü çok önemli bir coğrafya. Sahibiyiz. Biz, uygarlıkların temelinin burada olduğunu biliyoruz tarih boyunca. O tarih boyunca gelişimi, değişim sürecini bir belgesel çalışmayla dile getiren arkadaşım çok önemli bir işi yerine getirmiş. Onu kutluyorum ve çok etkilendim.”
Kastamonu’nun korunmuş yapısına dikkat çeken Ergün, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kastamonu bence hiç kirlenmemiş bir şehir. Tarihsel kültürünün devamı var. Buradaki insanlar çok yalın, çok saygılı. Doğa zaten çok güzel, çok etkilendim. Eski sokaklarını, yapılarını, camisini, evlerini gördüm. Bugün yine çok duygulandım, iftihar ettim. Buna sahip çıkmamız lazım.”
“ŞEYH ŞABAN-I VELİ’Yİ ÖĞRENDİM”
Ergün, Şeyh Şaban-ı Veli’ye de değinerek, tarih bilincinin önemine vurgu yaptı:
“Şeyh Şaban-ı Veli'nin hayatını öğrendim. Türklerin, Türkiye’de yaşayan bizlerin o tarihi bilmesi lazım. O süreçlerdeki gelişimi, o yaratıcı emeği öğrenmemiz, övünmemiz lazım.”
“KASTAMONU KENDİNİ KORUMUŞ BİR ŞEHİR”
Sanatçı Aliye Uzunatağan da Kastamonu’ya ilişkin ilk izlenimlerini TV366 aracılığıyla paylaştı:
“Kastamonu, kendini korumuş bir şehir gibi: Bir kere kimse korna çalmıyor. Bu sessizlik çok hoşuma gitti, çok dikkatimi çekti.”
Kentin mimari yapısına da dikkat çeken Uzunatağan, şöyle konuştu:
“Gezdiğim kadarıyla eski evlerini korumuş. Buna çok sevindim. Yani konakları korumuş. Dağlarla çevrili, havası mis gibi bir şehir. Şimdilik yarım gün gezmemle bunları söyleyebilirim.”




