Kastamonu’da belediyeye işçi alımında mülakat uygulanması üzerinden başlayan siyasi tartışmaya İYİ Parti Kastamonu Merkez İlçe Başkanı Onur Tan da katıldı. Tan, yaptığı açıklamada yalnızca mevcut işe alım sürecini değil, geçmiş dönemlerdeki personel politikalarını ve siyasi uygulamaları da gündeme getirerek iktidara ve ana muhalefete eleştiriler yöneltti.
Kamuya personel alımında siyasi yakınlığın değil liyakat, şeffaflık ve eşit fırsat ilkesinin esas alınması gerektiğini belirten Tan, belediyeye işçi alımında mülakat uygulanmasını doğru bulmadıklarını ifade etti. Belediye Başkanı Hasan Baltacı’nın da kamuoyunu tatmin edecek açık ve şeffaf bir açıklama yapmak zorunda olduğunu söyledi.
“Siyasi yakınlık değil, liyakat esas olmalı”
İşçi alımlarında herkesin eşit şartlarda değerlendirilmesi gerektiğini savunan Tan, konunun siyasi tartışmaların ötesinde ele alınması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Belediyeye işçi alımında mülakat uygulanmasını doğru bulmuyoruz. Kamuya personel alımında esas olan siyasi yakınlık değil; liyakat, şeffaflık ve herkese eşit fırsat sunulmasıdır. Sayın Baltacı da bu konuda kamuoyunu tatmin edecek açık ve şeffaf bir açıklama yapmak zorundadır.”
Özdemir’e geçmiş dönem göndermesi
Açıklamasında AK Parti Merkez İlçe Başkanı Yaşar Özdemir’e de seslenen Onur Tan, geçmişte yaşanan personel alımları ve mülakat uygulamalarının unutulmaması gerektiğini savundu.
Özdemir’in geçmiş dönemdeki uygulamaları göz ardı ederek bugünkü tartışmalar üzerinden değerlendirme yapmasını eleştiren Tan, bankamatik personel iddialarını, tartışmalı personel alımlarını ve mülakat uygulamalarını gündeme taşıdı.
Tan, vatandaşların kamu hizmetlerine erişiminde siyasi parti üyeliğinin şart koşulduğu yönündeki iddiaları da hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“Ancak Sayın Özdemir'e de birkaç sözümüz var:
Geçmişte yaşananları hiç hatırlamadan, sanki bütün bu tartışmaların tamamen dışındaymışsınız gibi açıklama yapmanız gerçekten düşündürücü.
Sizin dönemlerinize ait bankamatik personellerini, tartışmalı personel alımlarını ve mülakat uygulamalarını da hatırlatalım mı? Vatandaşın işi düştüğünde kendisine, ‘Git, partinden istifa et, buraya üye ol, işini öyle halledelim.’ anlayışıyla yaklaşılmasını da mı unutalım? Vatandaşın kamu hizmetine erişimini siyasi parti üyeliğine bağlayan bu tür tutumlar da hafızalardaki yerini koruyor.”
Köylere hizmet götürülmesinde ayrımcılık iddiası
Tan, açıklamasında geçmiş dönemlerde köylere hizmet götürülmesi konusunda da eleştirilerde bulundu. Siyasi beklentilerin karşılanmadığı köylere hizmet götürülmediği ve köyler arasında siyasi tercihlere göre ayrımcılık yapıldığı yönündeki iddiaları gündeme getirdi.
Özdemir’e bu konuları da hatırlatan Tan, açıklamasında şu sözlere yer verdi:
“Yoksa üye sayınızı ve geçmişte o köylerden aldığınız oylardan sonra siyasi beklentilerinizi karşılamayan köylere hizmet götürülmediği, köyler arasında siyasi tercihlere göre ayrımcılık yapıldığı yönündeki eleştirileri de görmezden mi gelelim? Bu konulardaki geçmişiniz çok da temiz görünmüyor, bunu en iyi siz biliyorsunuz.”
“Liyakat hassasiyeti yalnızca siyasi rakipler söz konusu olduğunda ortaya çıkmamalı”
Liyakat konusunun yalnızca siyasi rakipleri eleştirmek için kullanılmaması gerektiğini savunan Tan, siyasi tutarlılık ve samimiyet vurgusu yaptı.
Tan, “Liyakat konusunda söz söylemek elbette herkesin hakkıdır. Ancak bu hassasiyet yalnızca siyasi rakipler söz konusu olduğunda ortaya çıkıyorsa burada ciddi bir samimiyet sorgulaması yapılması gerekir” dedi.
Geçmişte yapılan hataların görmezden gelinerek bugün aynı konular üzerinden eleştiri yöneltilmesini de eleştiren Tan, “Dün yaptığınız yanlışları sümen altı edip bugün aynı yanlışlar üzerinden açıklama yapmanız, tutarsızlığınızı ve siyasi samimiyetsizliğinizi açıkça ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.
Meclis kürsüsündeki “Arif” sözlerini hatırlattı
Onur Tan, mülakat ve liyakat tartışmasında geçmişte Meclis kürsüsünde dile getirilen bir ifadeyi de gündeme taşıdı. Bir yakınının işe alınmasıyla ilişkilendirilen sözleri hatırlatan Tan, şu ifadeleri kullandı:
“‘Arif burada mısın? Göster kendini Arif… Yeğenim kendisi, kurada adı çıkacaktır mutlaka Sayın Başkanım!’
Bu hikâye de tanıdık geldi mi? Liyakat ve mülakat tartışması açılmışken, Meclis kürsüsünden yükselen bu sözleri de hatırlamakta fayda var. Eleştirdiğiniz uygulamaların benzerleri kendi siyasi çevrenizde gündeme geldiğinde de aynı hassasiyeti gösterebiliyor musunuz?”
“Tencere dibi kara, birinin diğerinden daha kara”
Açıklamasının sonunda hem iktidarın hem de ana muhalefetin kendi geçmiş uygulamalarını değerlendirmesi gerektiğini belirten Tan, sözlerini şu ifadeyle tamamladı:
“Tencere dibi kara, birinin diğerinden daha kara!”




