CHP Grup Başkanvekili Serkan Mütevelli, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
"Bugün bu kürsüde yalnızca bir siyasi partinin gündemini değil; demokrasimizi, hukuk devleti ilkesini ve halk iradesine duyduğumuz saygıyı ilgilendiren önemli bir konuda söz almış bulunmaktayım.
Kastamonu, tarih boyunca zor zamanlarda doğru yerde duran bir şehir olmuştur. Bu şehir; İnebolu’dan Ankara’ya uzanan İstiklal Yolu’nun, Şerife Bacı’nın fedakârlığının ve Cumhuriyet’e bağlılığın şehridir. Bu nedenle Kastamonu’da konuşurken sözlerimizi yalnızca siyasi bir tartışmanın içinde değil, tarihimize ve ortak vicdanımıza karşı sorumluluk bilinciyle kurmak zorundayız.
Son günlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultay sürecine ilişkin verilen ve kamuoyunda “mutlak butlan” olarak tartışılan karar, ülkemizde demokrasi, hukuk devleti ve halk iradesi bakımından ciddi tartışmalara neden olmuştur. Bu kararın hukuki yolları, itirazları ve devam eden süreçleri elbette ilgili mercilerde takip edilecektir. Biz bugün burada mahkemelerin yerine geçmek için değil, demokratik meşruiyet bakımından tavrımızı açıkça ortaya koymak için konuşuyoruz.
Bizim tavrımız nettir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultay iradesini yok sayan, seçilmiş yönetimin meşruiyetini tartışmalı hale getiren ve siyasi sonuçları çok ağır olan bu kararı, demokratik meşruiyet bakımından kabul etmiyoruz.
Açıkça ifade ediyorum: Biz Sayın Özgür Özel’in yanındayız.
Bu destek, kişisel bir bağlılık ya da dar bir parti içi tercih değildir. Bu destek; örgüt iradesine, sandığa, seçme ve seçilme hakkına, demokratik siyasete ve değişim iradesine sahip çıkma tutumudur.
Sayın Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi delegelerinin oylarıyla genel başkan seçilmiştir. 29 Kasım 2025’te yapılan kurultayda 1357 delege sandığa gitmiş, Özgür Özel 1333 geçerli oyun tamamını alarak yeniden genel başkan seçilmiştir. Bu tablo, partimizin örgüt iradesinin açık ve güçlü bir göstergesidir. Bizim için esas olan da budur.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin geleceğine Cumhuriyet Halk Partisi örgütleri karar verir. CHP’nin yolunu delegeler, üyeler, seçilmiş kurullar ve nihayetinde halk belirler.
Elbette hukuk devleti herkes için vazgeçilmezdir. Hiç kimse hukukun üstünde değildir. Ancak hukuk devleti yalnızca mahkeme kararlarının varlığıyla değil; o kararların toplum vicdanında adalet duygusunu güçlendirmesiyle, demokratik hakları korumasıyla ve siyasi alanı daraltmamasıyla anlam kazanır. Bizim itirazımız da tam olarak bu noktadadır.
Siyasi partilerin iç işleyişine, seçilmiş kurullarına ve kurultay iradesine yönelik kararlar, demokrasiyi zayıflatacak sonuçlar doğurmamalıdır.
Kıymetli Kastamonulular,
Bu mesele sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin iç meselesi değildir. Bugün bir siyasi partinin kurultay iradesi, yarın başka bir partinin, bir belediyenin, bir meslek örgütünün ya da başka bir demokratik kurumun iradesi için emsal haline gelebilir.
Demokrasi sadece bizim tarafımızda olduğunda savunulacak bir değer değildir. Demokrasi, herkes için her koşulda savunulması gereken ortak güvencemizdir.
Buradan Kastamonu halkına şunu söylemek istiyorum: Bu meseleye hangi siyasi görüşten bakarsak bakalım, ortak paydamız sandıktır. Sandığın itibarı zedelenirse yalnızca bir partinin değil, bütün yurttaşların demokratik güvencesi zayıflar.
Bizim çağrımız kavga çağrısı değildir. Bizim çağrımız, hukuk içinde kalarak demokratik hakkı savunma çağrısıdır. Siyasi rekabetin yolu mahkeme salonlarında değil; sandıkta, kurultayda, mecliste ve halkın huzurunda açık tartışmadan geçmelidir.
Sadece Kastamonu halkının değil, tüm Türkiye’nin ana gündemi bellidir. Emeklimiz geçim derdindedir. Esnafımız ayakta kalma mücadelesi vermektedir. Çiftçimiz maliyetlerle boğuşmakta, gençlerimiz iş ve gelecek kaygısı taşımaktadır. Kadınlarımız güvenli, eşit ve özgür bir yaşam istemektedir.
Bütün bu sorunların çözümü güçlü bir demokrasiden, güven veren kurumlardan ve halk iradesine saygıdan geçer. Muhalefetin enerjisini iç tartışmalarla tüketmek, Türkiye’nin gerçek sorunlarına çözüm üretmek isteyen milyonlara haksızlıktır.
Bugün ihtiyaç duyulan şey; halkın derdini önceleyen, yoksulluğa, adaletsizliğe, hayat pahalılığına ve umutsuzluğa karşı güçlü bir demokratik mücadeledir. Sayın Özgür Özel’in temsil ettiği çizgi, bu mücadeleyi büyütme iradesidir.
Bizim mücadelemiz kişilerle değil; demokratik iradeyi zayıflatan anlayışladır. Biz şunu söylüyoruz: Seçilmiş iradeye sahip çıkacağız. Hukuki başvuru yollarının takip edilmesini destekleyeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultay iradesinin ve Sayın Özgür Özel’in yanında durmaya devam edeceğiz.
Kastamonu, Milli Mücadele yıllarında nasıl ki bağımsızlıktan yana durmuşsa bugün de demokrasi ve halk iradesinden yana duracaktır. Bu şehir tarih boyunca haksızlık karşısında susmamış, adalet duygusunu yitirmemiştir. Biz de bu mirasa uygun davranmak zorundayız.
Sözlerimi tamamlarken bir kez daha ifade ediyorum: Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçilmiş iradesine sahip çıkıyoruz. Sayın Özgür Özel’e desteğimizi açıkça ilan ediyoruz. Mutlak butlan kararının siyasi sonuçlarını demokratik meşruiyet bakımından kabul etmiyoruz. Hukuk devleti ilkelerinden, demokratik mücadeleden ve halk iradesinden vazgeçmiyoruz" dedi.
Next




