Kastamonu şehir merkezi Aktekke mahallesinde bulunan Deveciler Cami bir ibadet mekanı olmakla beraber Anadolu'nun fethi sürecinde şekillenen manevi ikilimin de canlı bir hatırasıdır. Deveciler sokak üzerinde yer alan cami adını caminin bitişiğindeki türbe de medfun bulunan Deveci Sultan'dan almaktadır. Rivayetler, bu camiyi sıradan bir yapı olmaktan çıkararak, fetih öncesi fetih öncesi manevi hazırlığın ve irfan geleneğinin bir sembolü haline getirmiştir. Asıl adı Horasanlı Yusuf ve Yusuf el-Horasani olarak bilinen Deveci Sultan rivayetlere göre hacca gitmek üzere kendisine tabi 100 kişi ile beraber yola çıkar.Erzincan'a vardıklarında bir gece Yusuf el-Horasani rüyasında Peygamber Efendimizi görür. Peygamberimiz ise kendisine Kastamonu beldesinin fethi için mücadele eden orduya katılmasını emrederek bu gazanın yetmiş bin hacdan daha efdal olduğunu söyler. Nasıl harekete geçeceğini bilemeyen ve tereddütte kalan Yusuf Efendi yedi gece boyunca aynı rüyayı görmeye devam eder. Bunun üzerine kendisine Horasan'da iken Kabe,mescit-i Nebevi ve hac vazifesi sırasında kullanması için verilen bol miktarda paraya birçok at, katır ve özellikle deve alarak Kastamonu'ya doğru harekete geçer. Yusuf Efendi, Kastamonu etrafında bu develeri bizzat güttüğü için ''Deveci Sultan'' lakabını alır. Deveci Sultan beraberindekilerle Atabey Gazi'nin fetih ordusundan yaklaşık altı ay önce bölgeye ulaşır. Atabey Gazi’nin fetih ordusundan yaklaşık altı ay önce Kastamonu’ya gelen Deveci Sultan ve beraberindekilerin, halkı İslam’a ısındırma faaliyetlerinde bulunur ve fetih sırasında önemli katkılar sağlar. Altı ay sonra da Atabey Gazi Kastamonu’ya ordusu ile vasıl olur. Yusuf Efendi develerin tamamını gazilere taksim eder. Bu sırada yine rüya yolu ile Haddad Endülüsi Hazretleriyle görüşerek kendisinden demirden harp aletleri yapmasını öğrenir. Bu ve benzeri hususlarda Yusuf el-Horasani Atabey Gazi’ye yardımcı olarak fethin gerçekleşmesinde müessir olmuştur. Fetihten sonra Atabey Gazi tarafından devlet hazinesine reis ve nazır tayin edilir. Hazinenin başına geçirildiği halde, bu kasadan sadece tuz, ekmek ve sirkeden başka bir şey almaz. Bir ekmeğin dörtte biri ve biraz tuz, onun bir günlük yiyecekleridir. Kendileri ehl-i keşif ve ashab-ı velayettendir. Bu bilgiler türbesindeki sandukasının başında yazılı olan şairi ve tarihi belirsiz bir şiirde tekrarlanmaktadır.

Kastamonudaki Deveciler Camisinin Asirlik Hikayesi Deveci Sultan Kimdir 26-1

Cumhuriyet Meydanı'nın asil bekçisi; Valilik Konağı
Cumhuriyet Meydanı'nın asil bekçisi; Valilik Konağı
İçeriği Görüntüle

Başlangıçta mescit olarak inşa edilen yapı 1698 yılında Mütevelli Hacı Hasan Efendi tarafından tamir edilmiş ve cami olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu dönüşüm Deveciler Cami'nin artan cemaat ihtiyacına verdiğinin bir göstergesidir. Duvarları moloz taştan yapılan caminin çatısı ahşap olup üstü kiremitlerle örtülüdür. Son cemaat yerinden bitişiğinde bulunan türbeye geçiş sağlanır. Girişin üzerinde yer alan mahfilin ön kısmında balkon şeklinde yuvarlak bir çıkıntı bulunur. Bu bölümde, müezzin mahfillerinde geleneksel olarak asılan “Yâ Hazreti Bilâl-i Habeşî” levhası dikkat çeker. Caminin batı duvarında yer alan kitabede “Allah'ın mescidlerini ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazını kılan, zekâtını veren ve yalnız Allah'tan korkup çekinen kimseler imar edebilirler.” mealindeki Tevbe Suresi 18. ayet-i kerimeden sonra Türkçe ile yazılmış olan “Toma Hatun tarafından yaptırılan bu Deveci Sultan Camisi harabiyetine binaen 1958 senesinde kurulan komisyon ve hayırseverler yardımı ile yeniden inşa ve imar edilmiştir. 20 Kasım 1958” yazısı yer almaktadır. Kitabeden anlaşıldığı üzere caminin banisi olarak Candaroğulları Beyliği'nin kurucusu Şemseddin Yaman Candar'ın kızı ve Beylik hükümdarlarından Süleyman Paşa'nın kız kardeşi olan Toma Hatun gösterilmişse de '' Atabey Gazi binası, Deveci Sultan Camisi '' ve '' Atabey Gazi Vakfından '' ifadeleri geçmektedir. 2. Beyazid dönemi vakıf tahrir kayıtları ve Hicri 1133 tarihli buyrulduya göre Candaroğulları döneminde yaşamış olan Akdoğan Bey'in eşi Toma (Tura) Ayşe Hatun isimli hayırsever bir kadın, bu cami için vakıflar tahsis etmiştir yazmaktadır. Caminin 1320 yılındaki tamiri muhtemelen bu vakıf gelirlerinden yapıldığı için sonraki tamirlerde konulan kitabede bu hayırsever kadın olan Toma Hatun'un ismi cami banisi olarak yazılmış olmalıdır. Toma Hatun tarafından yaptırıldığı düşünelen bu Deveci Sultan Cami 1958 yılında kurulan komisyon ve hayırseverlerin yardımıyla yeniden inşa ve imar edilmiştir.

Caminin iç mekanı son asırda yaptırılmış olan ahşap kırlangıç yapıdaki turuncu ve yeşil kat ile bir bütünlük sağlar. Tavanın merkezindeki süslü göbeğin çevresinde ise Nur Suresi'nin 35. ayet-i kerimesi kuşak yazı şeklinde yer alır. bu kuşağın daha dış kısmında Hz.Adem, Hz.Nuh, Hz.İdris, Hz.İbrahim, Hz.İsmail, Hz.Musa, Hz.İsa ve Hz.Muhammed peygamberlerin isimleri ile ''Namaz dinin direğidir.'' diye başlayan Hadis-i Şerif bulunmaktadır. Bu yazıların önemli bir kısmı, Kastamonu'nun son dönem hattatlarından olan merhum Emrullah Demirkaya'ya aittir. 1977 tarihli ahşap minber kapısı yeni olup minber kapısı üzerinde yer alan Kelime-i Tevhid levhası ile mihrap üzerinde bulunan oyma levha ise merhum Mehmet Ali Özeflanili'ye aittir. Mihrabın sağında ve solunda iki sütun şeklinde resmedilen ve mihrabı çevreleyen bir biçimde Ayetel-kürsi yer alır. Bunun üstünde ise Ali-İmran Suresi'nin 37. ayet-i kerimesinin bulunduğu ahşap oyma levha vardır. Minare son restorasyon da aslına uygun olarak ahşaptan yapılmıştır.

Tavanı cami ile ortak olan türbenin döşemesi tahta olup sandukaların görüneceği bölüm camlarla kaplanmıştır. İçerisinde 12 adet ahşap sanduka bulunmaktadır. Mezarlar toprakta olup sandukalar işaret için konulmuş ve üzerleri yeşil örtülerle örtülmüştür. Bunlardan diğerlerine göre daha gösterişli olanı Deveci Sultan'a aittir. Diğer sandukalardan birisi Kastamonu mutasavvıflarından Nakipzade Hacı Kadem Efendi’ye, bir diğeri Elyakut Hoca’ya, birisi de Miralay Mehmet Ali Bey’e aittir. Bunların dışındaki sandukaların ise kime ait olduğu bilinmemektedir. 2017 yılında büyük bir restorasyon geçiren cami, ibadet için kullanıma açıktır.

Image 1776087308119

DEVECİLER CAMİSİ'NE NASIL GİDİLİR

Kastamonu şehir merkezinde yer alan Deveciler Camisi'ne özel araçlarıyla gitmek isteyen kişiler Cumhuriyet Caddesi'ni takip ettikten sonra Çengeller Caddesi'ne giriş yaparak Deveciler Sokak'ta konumlanan camiye ulaşabilirler. Cumhuriyet Meydanı civarından Uzun Sokak ve Plevne Caddesi üzerinden Deveciler Sokak'ta bulunan camiye 10 dakikalık kısa bir yürüyüş sonrası ulaşmak mümkündür. Aynı zamanda caminin etrafında cami ile aynı adı taşıyan bir de ekmek fırını bulunmaktadır. Toplu taşıma aracı kullanarak camiye gitmek isteyen ziyaretçiler ise Çengeller Caddesi'ne yakın duraklarda inerek veya '' Esentepe '' yazılı dolmuşlara bindikten sonra cami yakınlarında inerek ulaşım sağlayabilirler.

Muhabir: Hakan Emiroğlu