Kastamonu’da 21 Ağustos 2025 tarihinde Ankara Caddesi üzerinde, Aile Sağlığı Merkezi ve 112 istasyonu önünde meydana gelen ve 15 yaşındaki lise öğrencisi Yağmur Pehlivanlı’nın hayatını kaybettiği trafik kazasına ilişkin acılı ailenin hukuk mücadelesi sürüyor. Önceki dönem Kastamonu Belediye Başkanı Rahmi Galip Vidinlioğlu’nun kızı Fatma Nevra Vidinlioğlu’nun kullandığı aracın karıştığı kazada, İstanbul’dan gelen son adli raporda da kusurun tamamen yayaya yüklenmesi üzerine aile adalet çağrısında bulundu.

Yagmur Pehlivanlı

Kaza günü yaşananları anlatan anne Esin Pehlivanlı, kızının her zaman kullandığı güzergahta yola çıktığını belirterek,
“Kızım 21 Ağustos’ta saat 15.40 civarında evden çıktı. Kuzeykent’e gidecekti. Telefonundaki uygulamadan uzun süre aynı yerde kaldığını görünce babası aradı. Telefonu 112 ekipleri açtı, ‘Kızınız kaza yaptı’ dedi” ifadelerini kullandı.

Hastanede karşılaştığı tabloyu anlatan anne, “Girdiğimde kızım entübeydi, tomografi çekiliyordu. Kanlar içindeydi” diyerek yaşadığı şoku dile getirdi.

Ağır yaralanan Yağmur’un Kastamonu’daki ilk müdahalenin ardından Ankara’ya sevk edildiğini belirten Pehlivanlı,
“Bir gece Kastamonu’da kaldık, ertesi gün Hacettepe’ye sevk edildik. Çok büyük mücadele verildi ama 24 Ağustos sabaha karşı kızımı kaybettik” dedi.

“KIZIMI İKİNCİ KEZ KAYBETTİM”

Kazanın ardından hazırlanan bilirkişi ve adli raporların sürecin en ağır kısmı olduğunu söyleyen anne Pehlivanlı, özellikle İstanbul’dan gelen son rapora tepki gösterdi.
“Yüzde 100 kusurlu Yağmur denildiğinde ben kızımı ikinci kez kaybetmiş gibi oldum” sözleriyle yaşadığı yıkımı anlattı.

İlk raporun ardından dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildiğini belirten Pehlivanlı, burada da benzer sonuca ulaşılmasına karşı çıkarak, raporların olayın bütününü değil, yalnızca yayanın hareketlerini esas aldığını ifade etti.

“BURASI SIRADAN BİR YOL DEĞİL”

Kazanın yaşandığı noktanın özelliklerine dikkat çeken Pehlivanlı, bölgenin yoğunluğunu şu sözlerle anlattı:
“Orası meskun mahal. Aile sağlığı merkezi var, altında 112 var, eczane var, market var, kafe var. Çok işlek bir yer” dedi.

Bölgede yaya geçidi bulunmadığını, en yakın geçidin yaklaşık 124 metre uzaklıkta olduğunu belirten anne, olay sırasında yol kenarında bekleyen otobüsün de trafik akışını etkilediğini söyledi:
“Orada bir otobüs bekliyordu ve yolu daraltıyordu. O noktada her an bir yaya çıkabilir” ifadelerini kullandı.

“KIZIM BİR ANDA FIRLAMADI”

Olayın anlatıldığı gibi gerçekleşmediğini savunan anne Pehlivanlı, görüntüleri defalarca izlediğini belirterek,
“Defalarca izledim, büyük ekranda yavaşlattım. Kızım bir anda yola fırlamıyor. Dördüncü adımını atarken çarpılıyor” dedi.

Sürücünün ifadelerinde çelişki bulunduğunu savunan Pehlivanlı, ilk aşamada “küçük bir kız çocuğu” ve “orta refüjden yola atladı” anlatısının öne sürüldüğünü, sonradan ise “ağaçların arasından bir kol ve bacak gördüm” şeklinde farklı bir beyan verildiğini anlattı. Anneye göre, 1.70 boyunda, spor yapan, fiziksel olarak fark edilmesi güç olmayan 15 yaşındaki bir çocuğun görünmediğinin söylenmesi başlı başına tartışmalı bir durum.

İŞTE O KAZAYA AİT KAMERA KAYITLARI:

“ARTTI AMA SONUÇ DEĞİŞMEDİ”

Anne Pehlivanlı, dosyada hız unsurunun da yeterince ele alınmadığını savundu. İlk adli değerlendirmelerde araç hızına ilişkin açık ve doyurucu bir tespitin bulunmadığını belirten anne, daha sonra dosyanın İstanbul Adli Tıp’a gönderildiğini ve burada önceki değerlendirmelerden daha yüksek bir hız tespitinin gündeme geldiğini söyledi. Buna rağmen kusur dağılımının değişmemesine tepki gösteren Pehlivanlı, “Hız arttı ama yine kızım tam kusurlu bulundu” diyerek raporların tek taraflı yorumlandığını öne sürdü.

Olay yerinde yeterli teknik inceleme yapılmadığını da savunan Pehlivanlı, polis ekiplerinin çarpma noktası, sürüklenme mesafesi ve aracın konumuna ilişkin ayrıntılı sabitleme yapmadığını söyledi. “Olay yerine gelen polis bir tebeşirle işaretleme yapsaydı, kamera görüntüleriyle hız çok daha net bulunabilirdi. Ama doğru düzgün işaretleme yok, yeterli fotoğraf yok” diyen anne, dosyanın eksik veriler üzerinden şekillendiğini savundu. Durak levhasının olaydan sonra kaldırıldığı ve günler sonra tekrar yerine konulduğu yönündeki itirazların da ayrıca araştırılması gerektiğini belirtti.

Durak levhasının olaydan sonra kaldırılıp tekrar konulduğuna ilişkin iddiaların da araştırılması gerektiğini belirten aile, bu durumun da dosyada aydınlatılması gereken başlıklardan biri olduğunu savundu.

Kastamonu Yagmur Pehlivanlı Dosyası Bilirkisi Raporu Ve Karar (1)-1

“BU KARARI NE BENİM VİCDANIM KALDIRDI NE DE KAMU VİCDANI KALDIRIR”

Acılı anne, sürecin yalnızca hukuki değil, vicdani bir mesele olduğunu vurgulayarak,
“Bu kararı ne vicdanım kaldırdı ne de kamu vicdanı kaldırır” dedi.

Pehlivanlı, taleplerini ise net bir şekilde dile getirdi:

“Ben adalet istiyorum. Tarafsız bilirkişiler gelsin, keşif yapılsın, mobeseler açılsın, ölçümler yapılsın. İlahi adaletten şüphem yok ama bu dünyada da adaletin tecelli ettiğini görmek istiyorum” sözleriyle çağrıda bulundu. Türkiye’de benzer olaylarda ailelerin sosyal medya üzerinden sesini duyurmaya çalıştığını söyleyen anne, Yağmur dosyasında da kamu vicdanını tatmin edecek yeni ve bağımsız bir inceleme yapılmasını istedi.


İlgili rapor, verilen ifadeler ve itiraz edilen ilk karara ait ulaştığımız belgeler ise şöyle:

Kastamonu Yagmur Pehlivanlı Dosyası Bilirkisi Raporu Ve Karar (1)
Kastamonu Yagmur Pehlivanlı Dosyası Bilirkisi Raporu Ve Karar (2)

Kastamonu Yagmur Pehlivanlı Dosyası Bilirkisi Raporu Ve Karar (3)

Kastamonulu Sefer amca için 'Ankara Abisi' seferber oldu
Kastamonulu Sefer amca için 'Ankara Abisi' seferber oldu
İçeriği Görüntüle

Kastamonu Yagmur Pehlivanlı Dosyası Bilirkisi Raporu Ve Karar (5)Kastamonu Yagmur Pehlivanlı Dosyası Bilirkisi Raporu Ve Karar (4)

Muhabir: Serkan Kebecioğlu