Kastamonu’nun Hanönü ilçesinde yaşamını yitiren Elif Özkan’ın ölümüne ilişkin ailesinin hukuk mücadelesi devam ediyor. İlk soruşturma kapsamında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinin ardından aile, olayın cinayet olabileceği yönündeki şüphelerinin araştırılması için yeni bir başvuruda bulundu.

Sabah’tan Nazrin Malikova’nın haberine göre, savcılığa sunulan dilekçede olay yerindeki bulguların yeniden değerlendirilmesi, biyolojik örneklerin incelenmesi, tanıkların dinlenmesi ve olay gününe ilişkin kayıtların toplanması istendi.

BOYNUNDAKİ İZİN YENİDEN İNCELENMESİ İSTENDİ
Ailenin dilekçesinde, Elif Özkan’ın boynundaki izin olay yerinde bulunan halatla uyuşmadığı iddiasına yer verildi. Bu hususun yeniden değerlendirilmesini isteyen aile, ölüm nedeninin aydınlatılması amacıyla mezarın açılarak yeniden otopsi yapılmasını talep etti.
Başvuruda, halat üzerinde bulunduğu belirtilen dört kıl örneğinin incelenmesi ve inceleme sonuçlarının dosyaya eklenmesi de istendi. Olay yeri fotoğraflarında görüldüğü ifade edilen ek bağ ya da kablo benzeri materyalin niteliğinin ve olayla bağlantısının araştırılması gerektiği belirtildi.

OLAY GÜNÜNÜN ZAMAN ÇİZELGESİ ARAŞTIRILSIN TALEBİ
Dilekçede, olayın zaman akışının yeterince netleştirilmediği savunuldu. Özkan’ın son kez canlı görüldüğü, bulunduğu, 112’ye haber verildiği ve sağlık ekiplerinin olay yerine ulaştığı saatlerin dakika düzeyinde belirlenmesi talep edildi.
Aile, bu sürecin açıklığa kavuşturulması için 112 çağrı ses kayıtları, ambulans ve sağlık personeli kayıtları, hastane kayıtları ile polis telsiz ve görev kayıtlarının incelenmesini istedi.
Plaka Tanıma Sistemi görüntüleri, telefon trafik kayıtları ve varsa çevredeki güvenlik kameralarının görüntülerinin de diğer kayıtlarla birlikte değerlendirilmesi talep edildi.

TEMMUZ AYINDAKİ KIYAFETLER SORU İŞARETİ OLDU
Başvuruda, Elif Özkan’ın olay günü üzerindeki kıyafetlere ilişkin iddialara da yer verildi. Özkan’ın 15 Temmuz’da kalın kazak giymesi ve üzerindeki kıyafetlerin kendisine ait olmadığı yönündeki anlatımların araştırılması istendi.
Bazı tanıkların, Özkan’a sağlık ekipleri gelmeden önce kıyafet giydirildiğini öne sürdüğü aktarıldı. Aile, bu iddiaların açıklığa kavuşturulması için söz konusu kişilerin tespit edilerek ifadelerinin alınmasını talep etti.
“KIYAFETLER BAHÇEDE YAKILDI” İDDİASI
Dilekçede, olay günü Özkan’ın üzerinde bulunan kıyafetlere DNA ve doku incelemesi yapılmadığı ileri sürüldü.
Kıyafetlerin kayınpeder Ş.Ö.’ye teslim edildiği, ardından eşi N.Ö. ile kayınpederi tarafından evin bahçesinde yakıldığı iddia edildi. Aile, kıyafetlerin teslim edilmesinden sonraki sürecin araştırılmasını ve komşuların bu konuda tanık olarak dinlenmesini istedi.
CENAZEDEKİ TELEFON KONUŞMASI DİLEKÇEYE GİRDİ
Ailenin başvurusunda, cenazeye katılan S.K.’nin duyduğunu belirttiği bir telefon görüşmesine de dikkat çekildi.
Dilekçede aktarılan anlatıma göre S.K., Elif Özkan’ın eşi N.Ö.’nün amcası B.Ö.’nün telefon konuşması sırasında, “Evde tartışma oldu. Kabak benim başıma patlayacak, Ş.Ö. işi karıştırdı” sözlerini duyduğunu ifade etti.
Aile, söz konusu konuşmanın hangi koşullarda yapıldığının ve ifadelerin ne anlama geldiğinin araştırılmasını talep etti. Bu kapsamda S.K. ile B.Ö.’nün dinlenmesi ve ilgili kişilerin telefon trafik kayıtlarının incelenmesi istendi.
"DOSYAYA EK DELİLLER SUNDUK"
Ailenin avukatı Müge Uluışık, Sabah’a yaptığı açıklamada dosyaya uzman mütalaası ve ek deliller sunduklarını belirtti.
Uluışık; olay yeri bulgularının, biyolojik delillerin, sağlık ve iletişim kayıtlarının, medya görüntülerinin ve tanık ifadelerinin ayrıntılı biçimde araştırılması gerektiğini dile getirdi.
Aile, yeni başvuruda yer alan iddiaların ve inceleme taleplerinin değerlendirilerek Elif Özkan’ın ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılmasını istiyor.





