Taşkın tarafından geliştirilen “Kemik İçerisinde Genişleyerek Tutunma Sağlayan Biyobozunur Ekspandabl Ortopedik Sütür Ankoru”, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından onaylandı.

Geliştirilen yeni nesil medikal teknoloji, özellikle kapalı omuz ameliyatları, tendon kopmaları, diz bağ yaralanmaları ve benzeri ortopedik vakalarda kullanılan klasik implant sistemlerine alternatif olarak tasarlandı.

Kemik içine yerleştirilen sistem, özel aktivasyon mekanizması sayesinde kontrollü şekilde genişleyerek kemiğe daha güçlü tutunma sağlıyor. Biyobozunur yapıya sahip olan ürün, iyileşme sürecinin tamamlanmasının ardından vücutta biyolojik olarak çözünebiliyor.

OSTEOPOROZ HASTALARI İÇİN ÖNEMLİ ALTERNATİF

Ortopedik cerrahilerde tendon ve ligamentlerin kemiğe sabitlenmesi amacıyla kullanılan mevcut sütür ankor sistemlerinde, özellikle kemik yoğunluğu düşük olan osteoporoz hastalarında tutunma sorunu yaşanabiliyor.

Dr. Öğr. Üyesi Recep Taşkın’ın geliştirdiği sistemin, bu probleme çözüm sunması hedefleniyor. Yeni teknolojinin, kemik kalitesi zayıf olan hastalarda implantın daha güçlü şekilde sabitlenmesine katkı sağlaması ve cerrahi başarı oranlarını artırması bekleniyor.

VÜCUTTA KALICI METAL YA DA PLASTİK BIRAKMIYOR

Mevcut ortopedik implantların önemli bir kısmı metal ya da kalıcı polimer malzemelerden üretiliyor. Bu tür implantlar bazı hastalarda enfeksiyon riski, ikinci ameliyat ihtiyacı veya uzun vadeli komplikasyonlara yol açabiliyor.

e-YDS 2026/4 sonuçları erişime açıldı
e-YDS 2026/4 sonuçları erişime açıldı
İçeriği Görüntüle

Kastamonu Üniversitesi’nde geliştirilen biyobozunur sistem ise tedavi süreci tamamlandıktan sonra vücutta kalıcı yabancı materyal bırakmamasıyla öne çıkıyor. Bu yönüyle buluşun, hasta güvenliği ve tedavi konforu açısından önemli avantajlar sağlayabileceği ifade ediliyor.

YERLİ SAĞLIK TEKNOLOJİSİNE KATKI

Türkiye’de kullanılan birçok ortopedik implantın halen yurt dışından temin edildiği dikkate alındığında, geliştirilen bu teknolojinin yerli üretim açısından stratejik önem taşıdığı belirtiliyor.

Buluşun seri üretime geçmesi halinde Türkiye’nin ithal medikal ürün bağımlılığının azaltılmasına, sağlık teknolojileri ihracatının artırılmasına ve yerli biyomedikal sanayinin güçlenmesine katkı sunabileceği değerlendiriliyor.

Muhabir: Serkan Kebecioğlu