Fındıkta serbest piyasa fiyatlarının Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) açıkladığı alım fiyatının çok altında kalmasına İnebolu Ziraat Odası Başkanı Suat Balaban’dan tepki geldi.
TMO’nun brüt alım fiyatının kilogram başına 250 TL olmasına karşın serbest piyasada fındığın yaklaşık 165 TL’den işlem gördüğüne dikkat çeken Balaban, aradaki 85 TL’lik farkın üreticiyi büyük bir mağduriyetle karşı karşıya bıraktığını söyledi.
Büyük alıcıların piyasaya geç girmesinin fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturduğunu savunan Balaban, ihracatçıların Ferrero’ya bir süre piyasaya girmemesi ve fiyat açıklamaması yönünde baskı yaptığı iddiasını da gündeme getirdi. TMO’nun alım şartlarını üreticinin ürün teslimini kolaylaştıracak şekilde yeniden değerlendirmesi gerektiğini belirten Balaban, ilgili kurumları acilen önlem almaya çağırdı.

Balaban’ın açıklamaları şöyle oldu:
“85 TL’LİK FARK KABUL EDİLEMEZ”
“Son günlerde fındık üreticilerimizin en büyük gündemi, serbest piyasada oluşan ve üreticiyi mağdur eden düşük fiyatlardır. Toprak Mahsulleri Ofisinin açıkladığı fiyat ile serbest piyasadaki fiyat arasında oluşan büyük fark, kabul edilebilir olmaktan çıkmıştır. Üreticinin emeği ve alın teri adeta yok pahasına el değiştirmektedir.
Bugün TMO’nun açıkladığı brüt fiyat 250 TL iken serbest piyasada fındık yaklaşık 165 TL seviyelerinde işlem görmektedir. Aradaki yaklaşık 85 TL’lik fark, üreticinin yaşadığı mağduriyeti açıkça ortaya koymaktadır. Üreticimizin haklı olarak sorduğu soru şudur: Fındık serbest piyasada neden bu kadar ucuza gidiyor?”
“BÜYÜK ALICILARIN PİYASAYA GİRİŞİ TAKİP EDİLMELİ”
“Özellikle büyük alıcıların piyasaya giriş süreci yakından takip edilmelidir. İhracatçılar tarafından Ferrero’ya birkaç ay piyasaya girmemesi ve fiyat açıklamaması yönünde baskı yapıldığı ifade edilmektedir. Çünkü Ferrero piyasaya girip fiyat açıkladığında TMO’nun fiyatının altında bir rakam açıklayamaz. Böylece ihracatçının kurduğu düzen bozulacaktır.
Ferrero gibi piyasa açısından önemli bir alıcının uzun süre fiyat açıklamaması ve etkili şekilde alım yapmaması, serbest piyasadaki fiyatların aşağıya doğru baskılanmasına neden olmaktadır. Büyük alıcıların piyasaya güçlü şekilde girmediği bir ortamda üretici, malını satabilmek için daha az sayıdaki alıcının insafına bırakılmaktadır.
Ferrero’nun fiyat açıklamaması ve piyasada beklemesi fındık fiyatlarının düşük kalmasına zemin hazırlıyorsa bu durum mutlaka araştırılmalı, gerekli tedbirler alınmalıdır.”
“FİYAT YÜKSELDİĞİNDE ÜRETİCİNİN ELİNDE FINDIK KALMAYABİLİR”
“Hasadını yapan, borcu ve masrafları bulunan üretici, ihtiyaçları nedeniyle fındığını satmak zorunda kalmaktadır. Yeterli rekabetin oluşmadığı piyasa düşük fiyatlara teslim edilirse birkaç ay içerisinde üreticinin elindeki fındık tükenebilir.
Daha sonra piyasa hareketlense bile üreticinin elinde satacak ürün kalmayacağı için yükselen fiyatların üreticiye hiçbir faydası olmayacaktır. Üreticinin malı bugün düşük fiyattan elinden çıkarken yarın fiyatın yükselmesinin hiçbir anlamı yoktur.
Bu nedenle piyasa yakından takip edilmeli, alıcıların ve ihracatçıların hareketleri denetlenmeli, üreticiyi mağdur edecek her türlü uygulamaya karşı gerekli tedbirler alınmalıdır.”
“TMO ÜRETİCİNİN ÖNÜNÜ AÇMALI”
“Bu noktada Toprak Mahsulleri Ofisine çok önemli görevler düşmektedir. TMO, alım politikalarında üreticinin fındığını almaya yönelik hareket etmeli ve üreticinin ürününü geri gönderecek uygulamalardan kaçınmalıdır. Alım baremleri ve kalite kriterleri belirlenirken amaç, mümkün olduğunca fazla üreticinin ürününü satın almak olmalıdır.
Fındık alımlarındaki baremler ve yağ oranı kriterleri, üreticinin ürününün geri çevrilmesine neden olacak kadar katı uygulanmamalıdır. Teknik kriterler, üreticiyi sistemin dışına iten değil, ürün teslimini kolaylaştıran bir anlayışla gözden geçirilmelidir.
TMO, fındık üreticisi için bir güvence kurumudur. Üretici, serbest piyasada düşük fiyatla karşılaştığında elindeki ürünü TMO’ya satabileceğini bilmeli ve buna güvenebilmelidir. Üretici çeşitli kriterler nedeniyle ürününü teslim edemeyip geri dönmek zorunda kalırsa düşük fiyat veren serbest piyasanın kucağına itilmiş olur.
TMO’nun görevi, üreticiyi düşük fiyat veren tüccarın ve piyasanın insafına bırakmak değil, gerektiğinde piyasaya müdahale ederek üreticinin hakkını korumaktır.”
“TÜRK FINDIĞININ GELECEĞİ TEHLİKEYE GİRER”
“Bir tarafta 250 TL brüt TMO fiyatı, diğer tarafta 165 TL brüt serbest piyasa fiyatı bulunuyor. Üreticinin emeği, alın teri ve bir yıllık geçim kaynağı üzerinden oluşan bu büyük fiyat farkı kabul edilemez.
Fındık üreticisi; gübre, ilaç, mazot, işçilik ve diğer bütün girdilerde yaşanan büyük maliyet artışlarına rağmen üretimini sürdürmektedir. Bahçesinin bakımını yapmakta, zararlılarla mücadele etmekte, hasat masraflarını karşılamakta ve bütün bir yıllık emeğinin karşılığını beklemektedir. Ancak bugün üretici, ürününü maliyetinin ve emeğinin karşılığını alamayacağı fiyatlara satmak zorunda bırakılmaktadır.
Bu durum yalnızca üreticinin değil, Türk fındığının geleceğinin de sorunudur. Üretici üretimden uzaklaşırsa bahçelerin bakımı azalır, verim ve kalite düşer. Uzun vadede Türkiye’nin dünya fındık üretimindeki gücü zarar görür. Üreticiyi korumak, Türkiye’nin fındıktaki geleceğine sahip çıkmaktır.”
“BÜTÜN YETKİLİLERİ GÖREVE ÇAĞIRIYORUM”
“Fındık üreticilerimiz kan ağlarken hiç kimsenin bu duruma seyirci kalma lüksü yoktur. Başta fındık bölgesindeki yetkililer ve Toprak Mahsulleri Ofisi olmak üzere, piyasada görev ve sorumluluğu bulunan bütün kurumları üreticilerimizi korumak için göreve çağırıyorum.
Serbest piyasadaki düşük fiyatların nedenleri ayrıntılı şekilde araştırılmalı, piyasanın sağlıklı ve rekabetçi biçimde işlemesi sağlanmalıdır. Üreticinin ürününü değerinin altında satmasına yol açan her türlü olumsuzluğa karşı gerekli önlemler alınmalıdır.
TMO alımlarda daha etkin hareket etmeli, üreticinin önünü açmalı ve fındığını değerlendirebileceği güvenli bir alım noktası olmalıdır. Fındık üreticisi bugün sahipsiz bırakılmamalı, feryadı duyulmalıdır. Bu iş böyle devam edemez. Acilen ve kararlı bir şekilde önlem alınmalıdır. Üreticimizin emeği, alın teri ve bir yıllık geçim kaynağı yok pahasına elden çıkmamalıdır.”



